Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Ç E D

Kanal İstanbul” ya da “Asrın Projesi” tartışmasının (ÇED) raporunun onaylanması sonunda resmen bittiği Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından açıklandı.

İstanbul Şehr-i Emini (Şehri emanet ettiğimiz) Ekrem İmamoğlu, dişe diş göze göz bir mücadeleye girildiğini, İstanbulluların rızası olmayan bir projeye “evet” demediklerini, bundan sonra da “evet” demeyeceklerini, 16 milyon İstanbullunun hakkını “mahkemelerde”  arayacaklarını söyledi.

***

Kanal İstanbul örneğini masaya yatırarak “biz ne ÇED’ler gördük” demek için böyle bir başlangıç gerekliydi.

Önce, Şu, ÇED dedikleri nedir, onu görelim…

Halen yürürlükte olan anayasamıza göre, ÇEVREYİ geliştirmek, ÇEVRE sağlığını korumak, ÇEVRE kirliliğini önlemek… Bu başta devletin, dolayısıyla vatandaşların, vatandaşlık görevi…

Anayasa, bizim anayasamız, ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ (ÇED) raporlarının hazırlayanların neye dikkat edecekleri de belli.

Diyelim ki, Bayadı Köyü (Pardon Mahallesi) Melet Vadisine bakan yüzeyinde bir taşocağı açılacak.  Bu taşocağı ÇED raporuna göre; önce çevreyi geliştirecek, sonra çevre sağlığını koruyacak ve de kirliliği önleyecek. Bu arada hatırlatalım: Kamu yararı da gözetilecek!

***

İşte bizim elimizi kolumuzu bağlayan bu kamu yararı… Kamu yararı deyince akarsular, akmaz oluyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adı üstünde, çevreyi koruyacak, Şehirlerin kirliliğini, vatandaşın sağlığını tehdit edenlerle mücadele edecek…

Olmuyor, olmuyor! Çevre Etki Değerlendirmesi raporu, 15 dekardan az olan yerlerde Kamu yararı varsa gerekli değildir diye bir kayıt düşmüşler. 

Her yerde kamu yararı gözetiliyor. Nasıl mı?

Taşocağı açacaksan “maden ocağı” açıyorum, diyebilirsin! 15 dekardan fazla bir alanda kazı yapacaksan, o alanın tamamını 15, 15, 15 diye üçe/dörde bölersin…

İşte burada ÇED gerekli değildir!

***

ÇED raporu davaları bitmez… Kamusal alanda askıda ya da gazete ilanlarında ÇED toplantılarının nerede yapılacağı duyurulur. Sessiz sedasız, mahalline gidilir, yöre halkının katılımıyla toplantılar yapılır.

Yetmez, duymayanlar,  saatinde toplantıya yetişemeyenler olur. Onlar için de 10 gün itiraz süresi tanınmıştır.

Dikkat ettinizse, her şey planlandığı gibi gidiyor. 

HES’lere karşı verilen mücadeleyi hatırlatırım. Suların ticarileşmesine karşı açılan davalar n’oldu?!

Her yerde kamu yararı… ÇED gerekli değil!

***

Asrın lideri, asrın projesi… İklim değişikliği, Karadeniz’in kirliliği… Balık boyları 12 santim,  yok 13 santimden aşağı olamayacak dayatmaları…

Kimyasal atıklarla savaşıyoruz…

Marmara hamsisinin Karadeniz’de işi ne?

O da mı kamu yararından faydalanıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.