sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Cadı Kazanı

Sayın okur,

Etrafımda olanları görmemek için “at gözlüğü” takmayacağım.

Yurttaş olmanın görevi neyse onu yapmaya devem edeceğim. Bilmediklerimi araştırıp öğreneceğim. Bildiklerimin üzerine, son öğrendiklerimi de koyup sağlıklı bir yorum yapmaya çalışacağım.

Başlık benim değil. 1952 yılından, Arthur Miller’in... O zaman Ankara Küçük Sahne’deki “Cadı Kazanı” oyunundan... Mehmet arkadaşımla gitmiştik.

Kapıda bizi karşılayan görevli; “kravatsız giremezsiniz” dedi.

Uygun kravatlar bulup, kapıya tekrar dayandık. Uzanan ele biletimizi verdik. Görevli, orada bulunan teşrifatçıya diğer parçasını verdi. Sesiz adımlarla yürüdük yürüdük ve nihayet biletin üzerinde yazılı olan numaralara oturduk. Salonda şöyle bir göz gezdirdim.

İlk aklıma gelen; “biz nereye gelmişiz” oldu. Kadın erkek ayrımsız herkes bayramlık giysilerini giyip gelmişler...

Perde açıldı, sahnede bir iki oyuncu göründü. Tabii biz arka planda ne kadar “cadı” var, onu bekliyoruz. Uzatmayalım; sahneye, zincirlerini sürüyerek iri kıyım bir mahkûm getirildi. Mahkûmu demir kafese koydular. İki eli soğuk demirlerde, bize bakan mahkûm... Kararlı duruşu, keskin bakışlarını üzerimizde dolaştırıp, durdu. Arkasından gümbür gümbür bir ses; sadece sahnenin değil salonun duvarlarında da yankılandı.

Birinci, ikinci perde derken oyun bitti. Oyuncular tek tek sahneye gelmeye başladı, ne zamanki mahkûm göründü, tüm salon ayağa kalktı –tabii biz de- uzun süre alkış, alkış, alkış tufanı...

 Oyun, ya da “Cadı Kazanı” her neyse... ABD’de 50’li yıllarda senatör McCarthy’nin önüne geleni, aydınları komünistlikle suçlanmasının ardından (1952) de yazılmış...

Ayakta alkışladığımız oyuncu Nuri Altınok...

...

“Devlet Tiyatroları Sanatçısı Nuri Altınok” ismi, o gün bugün beynimin bir yerine kazınarak yazıldı. Nuri Altınok, bizlere, haklı olanın duruşunun nasıl olması gerektiğini öğretiyordu.

Anmadan geçemeyeceğim, ünlü bir sanatçımız daha var: Ayla Algan!..

Ayla Algan, “Rosenbergler Ölmemeli” oyunundaki unutulmaz sahne performansıyla hep aklımda, sohbetlerimizde de hep aramızda.

***

Hukuk ya da adalet arayışı, Sokrates’ten, Galileo’ya her dönemde unutulmaz insanları çağımıza taşımış, mahkûm edenleri ise, tarihin çöplüğüne koymuştur.

***

Yukarıda da değindim. Bilmediklerimi sorup öreniyorum.

Avukat Kaşif Enginyurt’a bir gün sordum: “Bana öyle bir hukuk reçetesi yaz ki unutmayayım...”

-Ne dedi, biliyor musunuz..!

-“Aklının yattığı her şey hukuk; yatmadığı her şey ise hukuksuzluktur.”

***

Aklımın yatmadıklarını “ayrıntı”ya taşıyorum.

Bu da olur mu?

Allah akıl fikir versin!

Bu ne aymazlık...

Neden çarpıtıyorlar...

Görünen köy kılavuz istemez!

Hukuk mu guguk mu?

Hani adalet mülkün temeliydi!!!

Fransızlardan mı adaptasyon bilemiyorum: “Adalet dedikleri küçük sineklerin takılıp kaldığı, büyük sineklerin delip geçtiği bir ağdır”

***

“YSK elindeki verileri, yazılı metinlere bakıp değerlendirecek” dediler.

Sizi bilmem ama “ben” bir aydır bekliyorum; kah Ordu’dayım, kah İstanbul’da...

Haa, şu da var:

Geç gelen adalet, adalet değildir!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.