evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

ÇARŞI/PAZAR 

Mürsel Engin, postasını koydu. “Ayrıntı” köşesinde siyaset yazılar olunca, bir giriş, bir de bitiş cümlesini okuyup bırakıyormuş…

İstediği “anılara” yolculuk… Oysa biz önümüze bakıyor; geleceğe köprüler kurmak istiyoruz.

Bir “ayrıntı”nın başlığı, çoban ateşi gibi parladı. Çoban Ali (Tepe) elinde kavalı, koyunları Kaleboynu’ndan aşağı indiriyor. Damat Dorian o sıra kayıtta. Bir ara kaval sesi durdu, “Ömüüüüüürrrrr geri gel, geriiiiii…” sesi tüm obada yankılandı.

Gazeteye dönünce bu başlık altında bir yazı kaleme aldım.

Çoban Ali (Yaşı 41) ‘bile’, geçen günlerin hasretini çekiyor, geleceğe dair bir planı bir beklentisi yok.

Oysa biz, Nazım’ın dediği gibi; “Güzel günler göreceğiz çocuklar… Bu hasret; bu davet bizim…” diyen taraftaydık.

***

Aslında, Mürsel Engin, Karadeniz 52 Gazetesi’nde çalışırken Cemil Ciğerim’le ortaklaşa yaptığımız bir anket sonucunda, okurlarımızın bir önerisini hatırlatıyordu: “Sokakta yürüyen adamı yazın. Bizden biri olsun”!

Yıllar içinde okurlarımızın bu talebini “dikkate aldığımızı” söyleyebilirim.

***

Sadece köşe yazılarında değil, artan haber sayısında da “yerelden/genele (evrensele) doğru bir akış var.

Ordu’nun sorunları, Türkiye ölçeğinde düşünüldüğünde de “tıpkısının aynısı” olduğu görülür.

Asgari ücretle çalışanlar, işsiz sayısında –bilhassa eğitimliler arasında- artış gösteriyor.

Bölgenin ana sorunu GÖÇ… Bir işyerinde çalışıp işini kaybedenlerin, ikinci bir firmada iş bulması imkânsız… Bu en büyük handikap!

Birebir yaşayan ve işini kaybettikten sonra başta İstanbul olmak üzere- sanayisi gelişmiş illere- giden tanıdıklarım var.

***

Anne ve babalarının çocukları giderken söylediklerini de yazmak lazım;

“Kendi yandaşlarına iş var, bizim çocuklara yok!”

 Siyaset bunun neresinde demeyin…

İktidar, iktidar olmanın nimetlerinden kimi yararlandıracak?

Tabii ki yandaşlarını…

Bu, bugünün meselesi değil;-her dönemin bir arpalığı- vardı.

Görüyorsunuz, siz siyasetle uğraşmasanız dahi, siyaset sizinle uğraşıyor.

***

Başa dönersek, yani yereli, yolda yürüyen adamı yazacaksak, şu sıra o da geçim sıkıntısı içinde?

Örneğin; ileri yaşında eline bir kart vermişler. ‘Sen’ demişler, bundan sonra toplu taşıma araçlarına “ücretsiz” bineceksin…

Ooo –ücretsiz ya, bir gidiyor, bir geliyormuş… İlk günler bu sayı 7 bin 500 filanmış, daha sonra 4 bine inmiş…

Bugün kaç sayıya düştüğü hakkında bir bilgim yok. Yalnız, toplu taşımada ortaklıkları olanların bu ve benzeri rahatsızlıklarını “ayrıntı” köşesinde de değerlendirdim.

Dediğimizi, herkesle paylaşmak isterim:

Türkiye’de 10 milyona yakın engelli var. Onların günlük hayata katılması için, bir takım iyileştirmeler yapılıyor.

Efendim, ne zaman sokağa, parka, alışveriş merkezlerine gidecekler, belli mi; değil ama engelli evinden çıktığı zaman önündeki tüm engellerin kalkması, bir düzene sokulması lazım.

Yaşlılar için de aynı şey söylenebilir… Yaşlı insanların hayatın içinde olmaları, sokağa çıkmaları, bir/iki dost ahbap görüp onlarla bir kahve/ çay içmeleri esnafa birkaç kuruş bırakmaları ticari hayatı renklendirir.

Sosyal devlet olmanın gereği bu... Belediyeler; esnafın birkaç kuruş daha fazla kazanması için yaşlıları hayatın içine katıyor.

***

Geriye değil önümüze bakacağız… Engellilerin, yaşlıların günlük hayata katılma talebi, bir insanlık onurudur. Köstek olmak, nasıl para alırız hesapları yapmak yanlıştır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.