OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran irade, Cumhuriyet fikrinin temellerin önce “Yeni Gün”le, sonra “Cumhuriyet’le temellendirmiştir. Gazetenin sahibi Yunus Nadi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, en yakınında bulunan 3-5 kişiden biridir. Bu kadro, Anadolu aydınlanmasının da öncüleri olmuşlardır.

 Cumhuriyet Gazetesi’nin 92 yıllık serüveni iyi izlenirse, bu Cumhuriyet yazarlarının her satırına yansıdığı görülür.

 Son baskın ile gazetecileri gözaltına almalar sadece ülke içinde değil, dış basında da yankı bulmuş, “özgür basını susturma girişimi olarak” nitelendirilmiştir.

***

Benim Cumhuriyet’le tanışmam 1953’lü yıllara dayanır. Başyazar Hüseyin Cahit’tir. Okuduklarımı tam kavradığımı söyleyemem ama Bedii Faik’le, Hüseyin Cahit’in makalelerini okur, arkadaşlarıma hava atardım. Hüseyin Cahit yazdıklarından dolayı Demokrat Parti’nin de hışmına uğramış ilerleyen yaşında cezaeviyle tanışmıştır.

Yıllar sonra aynı gazetenin Pencere’sinde İlhan Selçuk, “cezaevine girip/çıkmayanı Babali’de gazeteciden saymıyorlar” diye yazacaktır. 

***

Ayrıntı’da zaman zaman yazdım; Cumhuriyet okur için, bir okuldur. Benim de diplomam Cumhuriyet’ten!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet yazarlarının gözaltına alınmasından sonra verdiği beyanatta, “Cumhuriyet akademidir.”. Yani bizler Cumhuriyet akademisi mezunlarıyız.

Cumhuriyet’e sahip çıkmamız ondandır. Cumhuriyet’e sahip çıkınca Anadolu aydınlanmasına, laik demokratik Türkiye’ye de sahip çıkmış oluyoruz.

 Bir ülkede özgür basın varsa; gazeteciler yazdıklarından dolayı cezaevini boylamıyorsa orada demokrasiden bahsedilebilinir. Aksi halde özgürleri boğan otoriter/totaliter despotik bir yönetimden bahsedilir. 

***

Cumhuriyet Gazetesi ya da vakfı bugünlere gelmeden önce hissedarlar arasındaki kavgada önemli bir sarsıntı geçirmiş; okurları yeni yönetimi protesto için şöyle bir düşünce geliştirmişti: “Cumhuriyet okuruyum, Cumhuriyet okumuyorum!”

 Uzatmayalım, gazetenin satış rakamları hızla 80-90 binden 30 binlere düşünce Nadir Nadi ve ekibi tekrar gazete yönetimine getirildi.

Bunu niye yazıyorum: Cumhuriyet okurları gazetelerine sahip çıktı; dolayısıyla gözaltına alınan yazarlarına da!

Böyle günlerde dayanışmanın yollarından biri de baskın yiyen Cumhuriyet’in satış rakamlarını yukarı çekmektir!

Dün “Cumhuriyet okuruyum, Cumhuriyet okumuyorum”  diyorduk. Bugün de, Anadolu aydınlanmasından yana olanlar şöyle diyebilir: 

-“Cumhuriyet okuru değilim, Cumhuriyet okuyorum”!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.