Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Osmanlı’nın “Vaka-i nüvis”çilerine döndük. “Günün Tarihi”ni yazarak tarihe “not” düşüyoruz.

 Yalnız bizim “not” düştüğümüz tarih, vükela’nın (vekillerin) kapılarını aşındıran “emek saikleri”nin tarihi.

   Emek cephesinden bakınca epey çetrefilli yollardan geçip bugünlere gelmişiz. Örneğin bir zamanlar “komünist” kadınlara atfedilen “Dünya Emekçi Kadınları Günü” emeksizleştirilerek “Dünya Kadınlar Günü” olarak ülkemizde de kutlanıyor.

   Kimi “Vaka-ı nüvis”çiler, “Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün ilk defa  Kopenhag (Danimarka’da), 1912’de İsveç’te, 1921’de Moskova’da 1960’da ABD’de kutlanıyor. 1977 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanmasını kabul ediliyor.

  Bizde ise 1921 yılında bir ilk yaşanıyor. “Emekçi Kadınlar Konferansı” toplanıyor. Sonrası unutulan 1975’te hatırlanan, adı da “Türkiye Kadın Yılı” olan bir etkinlik yapılıyor. Düzenli kutlamalar ise12 Eylül askeri darbesinden 4 yıl sonra1984’de başlıyor.  Adı da Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda (16 Aralık 1977) alınan kararda gösterildiği gibi, 8 Mart’ı sınıfsal (emekçi)  tanımlaması yapılmadan, daha kapsayıcı olduğu düşünülen “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanması zapt-u rapt altına aldı.

    ***

Hal böyle olunca “Kadının adı yok” diyenler hizaya çekildi. Hizaya çekilenleri tanıyorsunuz: “Erkek Milleti!”

Hani şu Dünya varlıklarının %99’unun sahibi erkekler! Ya da kadınlara dünyadaki mal varlıklarının %1’ini verecek kadar cömert erkekler!

  Devamı da var;  Dünya’daki işlerin %76’sını erkeklere bırakmayan kadınlar…

  Her yıl üstüne üstüne koyarak, 8 yılda  % 4700 artışla öldürdüğümüz kadınlar…

  Fare zehiri, tarım ilacı içen, hayatlarının baharında kendini ahırlarda asan kadınlar…

  İyi bir haber duymak isteyenler için de “vakıa”mız var: Şehirli kadınların (tabii ülkemizde) %82”si dayak yemiyor. Onları “vükela”dan, “ayan”dan sayabiliriz… Ya köylerdeki emekçi kadınlar; karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin dediklerimizin sayısı…

 Hadi sayısı da “günün tarihi”ne uygun düşsün; %76’sı erkekler tarafından dövülüyorlar…

***

Buraya kadar genel bir bakış, sayısal analiz yaptık.

 Ordu özelinde ne var ne yok, biliyor muyuz? Haydi, bir de ona bakalım.

Ordu Olay’ın dünkü manşeti“ Kadınlar Şiddet Mağduru” idi.

 ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, kadına yönelik şiddetin yıl yıl nasıl arttığını -tarihe bir not düşmek için- buraya alıyorum:

 2006’da bu sayı 7 olarak kayıtlara geçmiş. 2007’de 7 kat artarak 49’a çıkmış. 2008’de ortalık biraz durulur gibi olmuş, sayılar katlayarak gitmemiş: Yine de 84 kadın şiddet mağduru. 2009’da 182. - 2010 da 215, -2011’de 337, -2012’de 849, - 2013 de 919, - 2014’de 1073 kadın şiddet mağduru.

 Efendim: Son 9 yılda insanlarımız “bilinçlendiği için” bu rakamlarda artış olmuş! Ya tersi olsaydı?  İnsanlarımız bilinçlenmeseydi, 2006’daki “cahiliye devri”nde kalsalardı, daha  mı az utanacaktık?!

  ***

    Hâlâ utanmadınızsa; hâlâ “dayağı” cennetten çıkma sayıyorsanız; siz dayak yememişiniz arkadaş…

 ***

2015 yılı 8 Mart Düya Emekçi Kadınlar gününde bunları yazdım. Değişen bir şey yok. Sadece Altınordu ilçemizde 2015 yılında bin 79 şiddet mağduru kadınımız daha korunma talebinde bulundu.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.