Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Dünyanın Havalimanı

Soru şu:

Dünyanın en büyük Havalimanını kim yaptı?

-Türkiye!

Hangi (mega) kentte?

-İstanbul’da!

***

20 milyonluk mega bir kentin artan yolcu sayısına ATATÜRK Havalimanı cevap veremiyordu. Bir pist daha yapılması sorunu çözer dediler, dinlemediler! Kuzey Ormanları içinde, şurası uygun dediler, Yap, işlet müşteri garantili (25 metre dolgu yapılarak) dünyanın hayran kalacağı(!) havalimanı yapıldı.

Başlangıçta Uluslararası yatırımcı bir firma arandı. Bir yüklenici çıkmayınca, Hazine garantili yerli ve milli firmalara “gel, sen yap” dedi.

Bugünkü İstanbul Havalimanı yüzde yüz millidir.

***

Bu kez, gidelim, görelim, hayranlığımızı okurlarımızla paylaşalım istedik. Sabiha Gökçen yerine İstanbul’a, İstanbul Havalimanından giriş yapacaktık.

Yalnız, birkaç köşe yazarı havalimanında karşılaştıkları olumsuzlukları yazmıştı. Bir iki tanıdık da Frankfurt Havalimanına günde kaç uçak inip kalkığını, “şu kadar milyon yolcu” taşındığını söylemiş;

kıyaslama gibi bir gayret içine girmişti.

***

Özdemir İnce Cumhuriyet’te “Tersi ve Yüzü” köşesinde İstanbul  Havalimanı’nda karşılaştıklarını yazdı. Olumsuzlukları say say bitirememişti.

Kulağımız kirişte olduğu için, yaş haddinden yararlanma talebimizi, daha Ordu-Giresun Havalimanı’nda ilgililere bildirdik.

 Özdemir İnce bun yapmamıştı. Herhalde uçaktan iner, koridorlarda yürür, şu kapıdan da çıkar giderim diye düşünmüştü...

Neyse! Biz ne yapacağımızı biliyoruz...

 Uçaktan en son inenler, karşılayıcılarını bekliyor

Akülü taşıtlar (bir ayağı çukurda yolcuları) taşıma noktasına götürüyor. Orada  bir başka araç  bir üst kattaki koridora bırakıyor.

Evet evet bırakıyor!

Burada oturup 7-8 yolcu taşıma kapasiteli bir araç bekleniyor. Uzun koridorda in cin top oynuyor. Bir süre sonra yakasında “görevi belli” bir çalışan geliyor.

Hasta olanlar “tartışmayı” o kadar uzattı ki... Adamı, gelip, geleceğine pişman ettiler.

Benim, öyle bir telaşım yoktu. Şerbetliydim!

***

Uzatmayalım, uzun araç geldi önce dış hatlara geçecek olanları aldı götürdü. Bir süre sonra da gelip bizleri aldı, asansörlerin önüne bıraktı. Aşağı inecek yüz, yüzeli metre yürüyüp, sola döneceğiz. Bağaj bölümü orada imiş...

 

Işıklı panoda bulduk, Ordu-Giresun yolcuları 6 nolu perondan valizlerini alacaklar.

Oraya geçtik. Ne valiz var, ne de yolcu?!

Yakası, kolluğu işaretli bir çalışana yaklaştık.

-Valizlerimizi burada mı bekleyeceğiz; dedik.

Yok yok, siz bizimle gelin...

Arkasından yürüdük, kayıt bölümü mü nedir, bir yere girdik.

Valizleriniz bunlar mı, dendi. Saplarına taktığımız renkli iplerden  belli idi, aldık.

Sora sora bir iki kat aşağıdaki 16 nolu kapıyı bulduk.

Bundan sonrası, kolaydı... Sevdiklerimizle birlikteydik.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.