Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

ERKEN KALKAN YOL ALIR...

Tamam da “geç kalkan ne alır?” Yazmadan, devam edelim.

Baskın seçim mahalline girdik. Bunu bir tarafa yazın.

8‘inci Uluslararası Yüzde Yüz Yenilenebilir Enerji Konferansı sunumları üç gün “sabırla” dinleyen bu arkadaşınıza kulak verin.

***

Bir defa, Sinop ve Akkuyu Nükleer Santralleri konumuz dışı. Keza, termik santraller de öyle!

Yalnız şu tespiti yapmadan % 100 yenilebilir enerjiye, yani güneş ve rüzgardan (sonsuz) elde edilecek enerjiye gelemeyiz.

İlk facia 1986’da!!! Çernobil Nükleer Santralı patladı. Karadeniz’de üç yıl bizlere fındık toplamak nasip olmadı. “Çay’da radyasyon yok. Aha içiyorum” diyen bakan Cahit Aral da ortalarda  görünmüyor.

Birbirimizi yemesek, yine biz bize, diz dizeyiz.

İkinci Facia;  2011 Fukushima Nükleer Santral patlaması.

Fukushima, nire, Türkiye nire demeyin...

ABD, AB ülkeleri hemen kolları sıvadı, Nükleer Santralleri  devre dışı bırakmaya başladı. Türkiye hariç,

Bizi devre dışı bırakan, güneşin, rüzgarın olmaması değil! 20 yıldır gelen giden hükümetlerin, “Sinop’da da, Akkuyu’da da Nükleer Santral kuracağız” diye direnmelidir. Sizin bir avuç dediğiniz, Nükleer karşıtlarının “lobi gücü” de uluslararası yatırımcıları durdurmaya yetmedi.

Türkiye anlaşma gereği, nükleer enerjiyi 12,35 dolardan alacak. Oysa Rüzgar Enerji yatırımcıları 2,7 Euro’ya kadar indi.

Türkiye’de jeotermal “temiz enerji” yatırımcısına  teşvik babında 5,5 dolar teklif edildi. Böylece jeotermal yatırımcısı sayısında göreceli bir artış sağlandı.

***

Karadeniz güneş ve rüzgar yatırımcısı için cazip bir bölge değil.  Güneş nerde ise yatırımcısı da orada. Sinop’dan dik bir çizgi ile Akdeniz’e Mersin’e inin, doğusu, bilhassa Karadeniz regülatör tipi Hidroelektrik Santralleri yatırımcısı ile dolu.

Konferans süresince bir sunumda “sular kadar aziz olsunlar”; 2015/16 grafiklerinde, yatırımcı sayısında bir artış görülmüyor. Türkiye’de 2200 HES diyorlardı, yatırımcı (kimi hâlâ davalık) 631 sayıda yeter demiş!

***

Bir diğer nokta, Suudi Arabistan güneş enerjisinden yararlanarak, petrol çıkarmaya başlamış(!) TÜR-ÇEP dönem sözcüsü Ecz. Oktay Demirkan sunum sonunda: “Petrolü tartışmıyoruz! O, bu konferansın konusu olmamalı” diyerek itirazda bulundu.

***

Toparlarsak,  Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülke. Mevcut HES’lerle, güneş, rüzgar ve jeotermal enerjisinin toplamı yıllık tüketimimizin yüzde 10’una çıkması halinde, enerjide dışa bağımlılık kapanından –kısmen- kurtulmuş olacak.

Bu arada Çin’in, Yüzde 100 Yenilenebilir Enerji yatırımında dünyada eline su dökebilecek bir babayiğitin olmadığını; 

Rusya ile Akkuyu Nükleer Enerji Santralı anlaşmasının dolar üzerinden yapıldığını da yazarak, günü kurtaralım.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.