Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Felaket Senaryoları

 Savaşı konuşuyoruz, bir gün gelecek barışı konuşacağız.

Savaş ekonomisi… Adı üstünde; siz, ekonominizi savaşa ve savaş araçlarının alımına ya da yapımına daha fazla ayırırsanız, diğer hizmet alanlarındaki yatırımlarınızdan kısıntıya gitmeniz gerekir ya da devletin aldığı vergilerde küçük küçük ayarlamalara gidersiniz.

Şu anki somut durumun somut tahlili bu…

Bir de ekonominiz dışa bağımlı “tüketime dönükse” yan unsurlar devreye girer. Savaş var diye yabancı yatırımcı bahaneler üretir; kredi veren uluslararası bankalar ‘mırın kırın’ etmeye başlar,  Kredi musluklarını kısar.

 Muhalefet cenahının: “bu gidiş, gidiş değil,  çok uzun bir süreçtir” demesine gerek bile yok.  Zaman, en büyük düşmandır. O nedenle zamanı iyi kullanmak iktidardaki partinin olmazsa olmazıdır. 

Buraya bir nokta koyalım.

***

CHP merkez yönetimi bir rapor hazırlamış adını da “yıkım tablosu” koymuş.

Şu an, yani 2018’de doğacak bir çocuğumuzun sırtına yüklediğimiz borcun miktarı, 10 bin 981 lira.  İşte bu felaket tablosu…  Çiftlere nasihat edip çocuk sayısını “artırın” demek, daha az değil, daha fazla borç demek.

Bizim atalarımız, ayağını yorganına göre uzat derdi. Bu ekonominiz iyi ise, sorun yok, kötü ise sorun var. Devlet kadimdir, çocuklarımızı okutur, büyütür demeyle de olmaz.

Siz kendi yağınızla kavrulacaksınız, yetmediğiniz yerde tabii ki “devlet” tüm olanaklarıyla devreye girecektir. “Sosyal devlet” tam da budur.

***

Rakamlarla oynamayı sevenler için sevindirici(!) bir haber vereyim.

Son altı yılda ülkemizdeki milyoner sayısında epey artış olmuş. Altı yıl önce yani 2011’de sayı 32 binmiş… Şu an -tabii 2017 itibariyle-, bu sayı yüzde bilmem kaç artışla 127 bine ulaşmış.

***

Ah ah, o günler… 1950 yılında Demokrat Parti “kâhir bir ekseriyetle” iktidar oldu. Ordu sahillerinde ne kadar hazine arazisi varsa her gece bir “gecekondu” yapıldı. Kentlerde oturan “beyaz yakalıların” arasına böylece “kasketliler” de duhul etti (girdi). Sadece Ordu’mu? Başta Ankara (yüzde 60) İstanbul gibi mega kentlerde gecekondu mahalleleri kuruldu.

Eski İstanbul yeniden dizayn edilmeye başlandı. İmar çalışmaları Vatan Caddesi, “uçak inebilir denilecek kadar” genişletildi. Osmanlı’nın tarihi mirası, kültür varlıkları hoyratça yok edildi.

Bu bir  “empati” sarmalı.

Sadede gelirsek… Demokrat Parti “Her mahallede bir milyoner yarattık” demeye başladı.

Aslında bunda bir yanlışlık yoktu. Halk Partisi’nin “güdümlü devlet politikası” yerine, serbest ticaret (liberal) politikalar uygulanmaya başlamıştı. Artık devlet her işi yapmıyor, bunun yerine özel sektör alıyordu.

***

Milyoner olmak istemez misiniz?” kasketli cenahı “vahşi kapitalizmle” tanıştırdı. Sonrasını biliyorsunuz. O gün bugün ekonomi dış dinamiklerle ayakta duruyor.

Kurtuluş, iç dinamikleri harekete geçirmekte, tüketen yerine, üreten bir toplum olmaktan geçiyor.

Anlayacağınız, muhalefet partileri söylemese de, ekonomi tepetaklak oldukça, kısık seslerle de olsa bunu sokakta söylemeye başlayacağız.

Sayı önemli değil;  sesimizi duyanlar mutlaka olacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.