istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Geç kalan dona kalır

Arada bir soluklanınca, gündemin ister istemez uzağında kalıyorsun.

Örneğin, CHP’de olağanüstü kurultay hazırlıkları var. Üç puan az kayıp değil!!!

24 Haziran seçimlerinde parti, neden başarısız oldu!!!

“Sadece CHP’nin değil 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım” diyerek, parti rozetini çıkaran, ay/yıldızlı bayrağımızı yakasına takan Muharrem İnce’nin (partisinden(!)) 8 puan daha yüksek oy alması neyin göstergesi!!!

 CHP’nin bundan sonra, örneğin yerel seçimlerde kimlerle ittifak yapacağı, sağına mı soluna mı bakacağı; Kılıçdaroğlu ile devam mı, tamam mı diyeceği…

 Hepsi hepsi 32 tekmil kısım olağanüstü kurultayda tartışılacak…

***

15 Temmuz kalkışmasının ikinci yılında ülkenin genelinde “Demokrasi talebi” dile getirildi.

Demek ki, her kalkışma sonunda “demokrasi talebi” öne çıkıyor. Bizim yıllardır dilimizde tüğ bitercesine yazdıklarımızı okuyanlar, bu talebin Türkiye’nin “olmazsa olmazı” olduğunu artık kavramış olmalıdırlar.

İsterseniz ilkinden başlayarak anlatayım:

1960 darbesi, olduğunda askerliğimin son günleriydi. Nisan ayında İstanbul/Ankara’da başlayan öğrenci hareketlenmeleri sırasında Askeri Yarbay Hâkim Galip Savaşkan, beni makamına çağırdı. “Bu olaylara ne diyorsunuz?” diye sordu.

Birlikte, gazete alıp okuyan birkaç kişiden biri olduğumu; Hürriyet Gazetesi’nin o günlerde Kıbrıs’la ilgili yayımladığı kitaplarından edindiğimi de bildiğinden olacak; “hemşerisinin, bir şeyler duyup duymadığını; ya da askerlerin aralarında neler konuştuğunu öğrenmek istiyordu.

12 Mart 1971 darbesi, Oktay Akbal Cumhuriyet Gazetesi’nde “CHP’nin Başbakan olarak darbecilere verdiği (üç ay sonrasında Balyoz Harekâtı ile anılan) Prof. Dr. Nihat Erim’i övücü yazılarına cevaben gönderdiğim mektupta yazdıklarım dün gibi aklımda.

“27 Mayıs 1960 darbesini “Özgürlük” talebimiz vardı destekledim.

Henüz sol siyasetle tanışmadığım için olacak, NATO’ya, CENTO’ya, dolayısıyla ABD’nin emperyal politikalarına “bağlıyız” diyenleri desteklemiştim. 12 Mart’ta akıllandım, askeri her türlü kalkışmaya, başarılı olmuş, başarısız olmuş fark etmez, alkış tutmadım. 12 Eylül 1982, 15 Temmuz 2016 darbesine de aynı nedenlerle karşı çıktım. Demokrasi talebimi her platformda yeniledim. Hele hele “yasama, yürütme, yargı”, bir de kuvvetler ayrılığı içinde “4’ncü kuvvet, ya da dört “y”  den biri saydığımız “yayın” özgürlüğünü savundum. ,

***

Uzatmayalım; demokrasi talebimiz bugün de durmuş değil!

Bir süre, demokrasi taleplerinin önüne duvar ördüklerini sananlar, yanılgı içindedirler.

Ekonomi göstergeleri, yukarı değil aşağı ivmeli. Bunun en bariz örneği daha dün açıklandı:

Uluslararası kredi değerlendirme kuruluşları “B.B” dedi.  B.B.’de ne kadar kalacağımızı tartışmaya başladılar.

  Borç bini geçince, pasta börek yenirmiş…

Yiyin efendiler yiyin…

Borç yiğidin kamçısıdır!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.