sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

İki geri bir ileri

Siyaset teoride “iki geri, bir ileri” belirlenince, şaşkınlığımı giderememiş, sormuştum:

Mehter yürüyüşü “iki ileri, bir geri” siyasette neden tam bunun tersi?

Yanıt kısa ve özdü: İki geri “durağanlık”, bir ileri ise “devrim”dir. Kısaca; devrime giden yolda iki geri, ileriye sıçrama noktasına çekilmekti.

***

Önceki gün Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak,  2019’u bir sıçrama yılı olarak ilan etti. 2,5 milyon işsize iş bu yıl içinde sağlanacaktı. “Devrim” sağ jargonda pek kullanılmaz bilirdim, demek ki yanılmışım.

Devrim daha geniş anlamda “temelden değişim” demektir. Sayın bakan, devrim sözcüğü yerine daha alçak dozda olan “evrim” sözcüğünü seçseydi; zaman içinde, birbirini takip eden bir gelişmeden bahsetmiş olacaktı.

“Evrim”, sözcüğü, insanın “evrimselleşmesini de”  kapsadığı için, zorlananlar var. Evrim, yerine pek âlâ  “tekâmül(*)” de diyebilirler.

***

Başa dönersek, Türkiye’de çok partili siyaset  “iki geri bir ileri” olmamıştır. Tam tersi Mehter yürüyüşü tek seçenek olmuştur.

İlerleme diyelim 10 yıl sürmüş, sapla saman birbirine karıştığı için, 5 yıl geri adım atmak zorunda kalınmıştır. Buna “restorasyon” dönemi diyoruz.

Yeniden yapılanma nedense hep CHP’ye nasip olmuştur.

Demokrat Parti, 10 yıl her mahallede bir milyoner yaratacağım diye serbest ekonomiyi önceliklemişti, 1960 askeri darbesi bu siyaseti noktaladı. Siyasileri cezalandırdı.

“Devlet Partisi” CHP kısa dönem iktidar oldu. 1965 yılına kadarki süreci ekonomide toparlanma yılları olarak, görebiliriz. 1965’den sonra Adalet Partisi (AP) iktidar oldu. “Yetmiş sente muhtaç” olduğumuz bir süreç başladı. Tabii 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleri siyasete “dur”, dedi.

***

Şunu anlamanız gerekir; Siyasete “dur” diyenler; sol, sosyal demokrat birikimli, eğitimli ne kadar insan varsa kafasına “balyoz” indirdi.

***

Koalisyon dönemlerinde yeni düzenlemeler yapılmış olsa da “üretmeyen, tüketen” bir ülkede, ekonomi düze çıkar mı?

IMF, ya da Kemal Derviş reçeteleri; dişinizi sıkın, borçlarınızı ödeyin, refaha çıkacaksınız, dedi.

Dünya Bankası, “Batı ittifakı içinde bir Türkiye”den vazgeçmediğini göstermek için, kredi musluklarını açtı.

Tabii, kara gözümüze, kara kaşımıza hayran oldukları için değil… IMF’nin acı reçetesini kabul ettiğimiz için…  

***

Bugünkü sıkıntı, ekonomide yine bir restorasyon döneminin işaretlerini veriyor. IMF yine kapıda!

Kemal Derviş yine gelir mi bilemem.

Bir yılda (iki ayı gitti) 2,5 milyon işsize iş olanağı yaratmak, büyük bir proje!

Bizde kökten bir rejim değişikliği saymayalım ve sadece Bakan Albayrak’ın dediği sınırlar içinde kalarak “devrim” niteliğinde bir proje diyelim.

Bakan Albayrak,  bu kadar işsizin hangi alanlarda istihdam edileceği konusunda da açıklamalar yaparsa, en azından Zonguldak’taki maden ocaklarına çalışmaya inemeyen 34 bin işsizimizi de sevindirmiş olur.

***

( * ) Tekâmül: Ordu ilinde 1934 yılına kadar yayımlanan bir gazetenin adı olmuştur. -Aydınlanmayı, çağdaşlaşmayı- çağrıştırır. Hattatzadeler, gazeteyi A.Rıza Gürsoy’a sattıktan bir süre sonra “Tekâmül” gazetesinin adı: “Gürses” olarak değiştirilmiştir. Bunu da bir not olarak düşelim.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.