sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

İtiş kakış bizi bir yere götürmez

Matbaanın kapısından içeri girdiğim tarihle bugün arasında 65 yıl gibi uzun bir zaman dilimi var.

1950 yılından önce yayın hayatını sürdüren yerel gazeteler çoğunlukla haftalıktı. Boyutları, şu an elinizde tutuğunuz gazetenin yarısı kadardı; 4 ya da 6 sayfa olarak yayımlanırlardı. Günlük gazete sayısındaki artış, benim matbaanın kapısından içeri girdiğim 1953 tarihiyle çakışır. 

Yerel gazetelere bu kadar yakından bakınca, akla ilk gelen soru:

 Ekonomik getirisi yok denecek kadar az olan bu sektöre insanlar neden yatırım yapar?

 Cumhuriyetle tarihlendirirsek;  Tabii İdealizm… toplumun aydınlanması, Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkılması, (düşüncecilik felsefesi), öncelikli neden… 

İkinci neden ise; yurtta demokrasi kültürünü yerleştirmek… Köylü-kentli ayrımına son vermek…  Eşit yurttaşlık temelinde toplumu kaynaştırmak …

***

Toplumu kaynaştırmayı başardık mı?

65 yıl sonra –bile- kaynaştırdık demek zor…

Hâlâ aramızda –öteki- var.

Öteki, tabii:

Bizden olanlar, bizden olmayanlar!

Bizimle olanlar, bizimle olmayanlar!

Bu noktaya ne yazık ki; yıl yıl, ay ay, gün gün geldik.

Senin medyan, benim medyam var artık!

İktidara yakın olan, kamusal görev yapıyor, yani gazetecilik…

İktidara uzak olan, kamusal görev yapmıyor; - yani ( ………. )  boşluğu siz doldurun!

***

Ulusal medyadaki ayrışma, kamplaşma; giderek yerel medyaya da uzandı.

Birinin ak dediğine, öteki kara diyor…

İlan/reklam pastasından alınan pay azaldıkça doğal olarak gazeteler de küçülüyor.

Yazar, çizer ve çalışanını kapı önüne koyma...

Haberin, haber değerinin kalmaması…

 

 Satışların azalması, sektörde giderek çökmenin hızlanması

Halkla ilişkiler gazeteciliğinin yaygınlaşması…

 Sosyal medyanın kara çalmakta ustalaşması.

Kaçınılmaz olarak etki, tepkiye neden oluyor…

Erenler:

Bu işin kazananı yok!

Birbirimize, baka baka kararıyoruz.

Çare:  Reha Maden’den alıntılayarak söyleyelim:

Kalem ele küsene kadar devam!!!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.