Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Kara propaganda

“Sen yanmazsan, ben yanmazsam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” diyen dünyaca ünlü şairimiz Nazım Hikmet Ran’ın doğumunun 116 yılında, böylesi anlamlı bir dizesi ile seslenmek ihtiyacı duydum siz sevgili okurlarımıza.

Nazım’ın bu dizelerini dilimin ucundan uçururken gazeteler (bana göre) çarşaf çarşaf Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığına bir kadın başkanın seçildiği, haberini veriyordu.

Herkes gibi benim kulağımda kirişteydi. Mesudiyeli bir annenin, Gölköylü bir babanın evladı, İlk, Orta ve Lise eğitimini Ordu’da tamamlamış bir hemşerimiz Canan Kaftancıoğlu… Cumhuriyetin kurucu felsefesini en iyi temsil eden... Demokratik parlamenter sistemin (1945) banisi... “gizli oy açık sayım” seçim sisteminin ülkemizde yerleşmesi…  Demokratik -laik (Batı) ülkelerde ne varsa Türkiye’de de o kurumların karar ve söz sahibi (kuvvetler ayrılığı) olmasını isteyen CHP gibi kökü bir partinin, bugünkü nüfusu 15 milyonu aşan İstanbul gibi bir ilde, il teşkilatının başında bir hemşerimizin olması pek tabi Ordulular için önemli bir olaydır! 

***

Canan Kaftancıoğlu’nun 643 delegenin 325’inin oyunu alarak il başkanı seçilmesinden sonra sosyal medya trolleri derhal harekete geçti, karalama kampanyası sevincin önüne geçti. Bu bana benimde içinde bulunduğumuz bir grup gencin 1957 yılında yaşadıklarına çok benziyordu. Fahri Çelebi önde bir grup genç, (Hattatoğlu) Yusuf Akyazı’nın oto parçası satan dükkânına girdik. (Anlatmaya lüzum var mı bilemiyorum Yusuf Akyazı, 1925 yılı, Ordu’da ilk eli ayağı düzgün gazetesi TEKAMÜL’ün de sahiplerinden). Yusuf Akyazı “Hayırdır çocuklar” dedi, tek tek elimizi sıktı. Gösterdiği koltuklara oturduk. Fahri Çelebi “Hayırlı bir iş için geldik” dedi, ve uzun uzun, Yusuf Bey’in dürüst, temiz, memleket sever olduğunu; böylesi dürüst, güzel bir insanın (Hürriyet Partisi’nden) belediye başkanı adayımız olmasının, Ordu’ya ve Ordululara çok şey kazandıracağından, bahsetti.

Yusuf Bey bu davete cevaben kısa ve öz konuştu: “Bakın çocuklar, güzel söylüyorsunuz ama ben aday olduğumda, benim de bilmediğim ne kadar kirli çamaşırlarım, çıkar. Politika bu! O nedenle davetinize teşekkür ederim.”

Yusuf beyin bu sözünü 61 senedir, terennüm eder dururum. Sevinci, böylesi karalama kampanyalarına boğdurmak tabi ki çirkin politika. Ne yazık ki bunu politika sayıp, memleket yönetmeye kalkanlar var. Bakarsın bir gün bu da bir bumerang etkisi yapar. Seni de vurur.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.