Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

“Kardeşim Gibi” (*) 

İstanbul, Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin mütevazi bir salonunda Ordulular toplaşmışlar,  “Kardeşim Gibi” kitabı yazarları Alekos Papadopulos ile İbrahim Dizman’ı dinliyorlar. 

“Kardeşim Gibi“ nasıl yazıldı?

Önce İbrahim Dizman’dan dinleyelim:

“Değerli Yunan Arkadaşım,

Sizinle henüz tanışmıyoruz, kim olduğunuzu, nerede yaşadığınızı bilmiyorum. Aslına bakarsanız, bu mektubum belki kimseye ulaşmayacak, bir karşılığı olmayacak ve benim düş dünyamın masa başında somutlaşmış bir ifadesi olarak dosyalarımın arasında unutulup gidecek. Yine de bu olasılığa boyun eğmeyip sözcüklerim, birilerine ulaşabilir duygusunu korumak istiyorum.”

***

“Sevgili Arkadaş, İbrahim Dizman;

Yunanistan’da yaşayan ve yayıncılık, çevirmenlik yapan ortak arkadaşımız Şebnem Arslan, mektubunuzu bana okutup “Yazar mısınız ona?” dediğinde kararsız kaldım, çekindim ama sonra düşünüp yazmaya karar verdim.”

***

Alekos Papadopulos, 1934 İstanbul doğumlu. Askerliğini yedek subay olarak Erzurum’da 220. Piyade Alayı’nda yaptı.  1964 yılında kendi ifadesiyle: “…mecburen ailece Yunanistan’a yerleşmek zorunda kaldık. Kucağımızda henüz üç yaşında bir ufaklıkla…”

***

 “Kardeşim Gibi” kitabında karşılıklı yazılmış 20 mektup var. “Değerli Yunanlı Kardeşim” diye başlayan ilerleyen sayfalarda Değerli Dostum, Kıymetli Arkadaşım, Saygıdeğer Dostum, Sevgili Dostum hitaplarıyla süren mektupların 10’u İbrahim Dizman’ın, 10’u Alekos Papadopulos’un... 

***

Mektuplarda neler var?

 Bir iki başlıkta -bu köşenin sınırlarını aşmadan- siz okurlarımızla paylaşmak istiyorum.

“Değerli dostum; (…) Dil, kuşkusuz temel ayrım ya da temel bileşendir toplumların yaşamında (…) 11. yüzyıldan itibaren Doğu Roma imparatorları ve üst düzey yöneticileri Türkçe biliyor, Türk sultanları ve üst düzey devlet yöneticileri de Rumca biliyor.  (…) Doğu Romalılar da o yüzyılda Anadolu’da nereye gitseler karşılarına Türkler çıktı. (İ.D. s 161)

***

“Kıymetli Arkadaşım, Sevgili İbrahim Dizman;

Mektubunda, dil konusuna da değiniyorsun. (…) Türkçe ve Yunancanın güncel konularda birbirinden etkilenmiş oldukları da gün gibi ortadadır. Deneyimsel araştırmalarıyla Profesör Herkül Milas’ın ve Liana Kutroliku’nun ve diğer önemli dil üzerine araştırma yapan uzmanların vardığı sonuca göre, her iki dilin de birbirinden binlerce sözcük aldığı anlaşılmaktadır.” A.P. s172-73)

***

Bu noktada şunu sormak isterim; Türkiye’de Yunancaya karşı bir ilgi var, çok sayıda kurs açılıyor, insanlar o coğrafyayla hiçbir bağları olmamasına rağmen Yunanca öğrenmeyi istiyorlar. Yunanistan’da da Türkçeye karşı yoğun bir ilgi olduğunu söylüyor orada yaşayan arkadaşlarım. Sizce neden? (İ.D. s218)

***

Sizce Neden?

Yanıtı tabii kitapta… Okudukça bağlanıyorsunuz…  Bir solukta mektupların tamamını okumak istiyorsunuz…  En azından benim okumalarım böyle oldu!  Tüm içtenliğiyle duygularını satırlarına yansıtmış iki yazar. Ve Ege’nin iki yakası… Dil, din, kültür; 5 bin yıllık etkileşim.

***

Yazıyı bitirmeden kitaba adını veren “Kardeşim” ve “Gibi”  sözcüklerin nasıl yan yana geldiğine bakalım. 

“(…) Bu arada gerçekten bana “kardeşim gibi” ifadesinden daha anlamlı bir kelime önerebilir misin?

 Belki de sana daha önceki mektubumda bahsetmişimdir; akrabalara önem vermem, güvenemem. Oysa arkadaş farklıdır. Kardeşler iyi ya da kötü fark etmez, bağlısındır, ama dostunu, arkadaşını sen seçersin, o seni seçer, denersin. Sen onu, o seni tamamlar. Zamana karşı dayanıklı çıkarsa, bağınız nihayetinde yeri doldurulamaz olur.” (A.P. s209)

***

(*) Heyamola Yayınları, İkinci Baskı, Nisan 2016.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.