sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Kayıkçı kavgası

İstanbul, Galata’ya gitmeye gerek yok, kayıkçı kavgası her yerde… Kayıkçılar küreklerini havaya kaldırarak kavgaya tutuşur; siyasiler ise; seçmenine daha şirin görünmek için karşı adayın cemi cümlesinden başlayarak bunu yapar...

Tabii seçmen bu kayıkçı kavgalarında külyutmaz!. Bu asıp/kesmelerin bir zaman sonra yerini, kol kola, diz dize oturmalara döneceğini bilir.

***

Yazıya böyle bir girişle başladığım için yadırgamayın…

16 Haziran’da iki İBB Başkanı adayı Binali Yıldırım’la, Ekrem İmamoğlu, FOX TV Çalar Saat Program Sunucusu-Gazeteci İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğünde “canlı yayında” bir araya gelecekler ve seçildiklerinde İstanbul belediye başkanı olarak hangi hizmetleri öncelikleyeceklerini 82 milyona anlatacaklar.

16 Haziran’ın bir başka önemi de şudur:

Böl/yönet, yok say politik duruşundan vazgeçilecek, dolayısıyla bunun piyasada olumlu yansımaları görülecektir.

Dilerim bu; Türkiye siyasetinde, fabrika ayarlarına dönüşü hızlandırır, ekonomideki daralmanın sebep ve sonuçlarını her platformda tartışılabilir hale getirir.

Bir başka olumlu gelişme, havuz medyasında da görülecektir.

Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu’nu sürekli aşağılama -adını dahi anmama- yok saymaların sonu gelecektir. İster istemez yazılı ve görsel medyada Cumhur ittifakı adayı Binali Yıldırım derken ister/istemez karşısındaki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da adını yazacaktır.

***

Bir başka gelişme;  Ekrem İmamoğlu’nun elinden alınan “başkanlık” mazbatasının “meşruiyeti” tartışmasını bitirecek olmasıdır.

YSK’nın 31 Mart Yerel seçimleri sonrası açıkladığı -çok tartışmalı- gerekçeli karar yazısı meşruiyetin, demokrasilerin olmazsa olmazı olduğuna dair kuşkuları da giderecektir. Dahası, YSK 23 Haziran’da daha rahat çalışacak; kararlarını “hiçbir baskı altında kalmadan” açıklayabileceklerdir.

***

Sözün özü: Hukuk herkese lâzım…

Bugün, güçsüzün hukukunu konuşamıyoruz.

23 Haziran’dan sonra SADECE İstanbul’un güçsüzlerini konuşur olacak değiliz;  Türkiye nüfusunun yüzde 20’sine tekabül eden 16 milyon güçsüzün hukukunu konuşma fırsatımız da olacak…

Hukuk gözlüğü ile bakacak olursak:

Kanunlar, her zaman “güçlünün delip geçtiği, güçsüzün ise takılıp kaldığı bir ağ” olmaktan kurtarılmalıdır.

Tabii bizimkisi bir niyet açıklaması, yaptırım gücü yok…

Ne yazık ki; bunu yazıp/çizmenin bile bir cesaret işi olduğu günlerden geçiyoruz.

Umarım, akıl balî olur.

Her şey yerli yerine oturur.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.