Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

MANZARA-İ UMUMİYE (3)

Bugün toparlayacağım. İlk iki yazıyı küçük bir hatırlatmayla sonlandıralım.

Türkiye’de çok partili siyaset 1945 seçimleriyle başladı. Mimarı “Milli Şef” İsmet Paşa’dır. Batıda ne varsa Türkiye’de de o olacaktır. Atatürk’ün “Köylü Milletin Efendisidir” özdeyişi. Artık sandıkta kuvveden file çıkacaktır.

Halk Meclise, halk çocuklarını gönderecektir.

Bürokratik devlet yıkılacak, halkın söz ve karar sahibi olduğu iktidarlar dönemi başlayacaktır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan “güdümlü” üretici kooperatifleri, birlikler tek tek kapılarını kapatacak, özel sektör sermaye birikimini tamamlayacaktır.

Özetle “her mahallede bir milyoner”; serbest piyasa ekonomisi, serbest seçimler.

Bu arada unutmayalım; iki kutuplu dünya! Bir tarafta SSCB’nin başı çektiği “Doğu Bloğu”, diğer tarafta “Batı Bloğu”! Türkiye seçimini Batı’dan yana yapmıştı. Kore’ye asker göndermeyle ilk adım atmıştı. Arkasından tabii askeri entegrasyon. Biz NATO’luyuz. Karşı tarafta ise Varşova Paktı var.

***

27 Mayıs 1960 askeri darbesi sabahı uyananlar, radyolardan şu gür sesi duyacaktır: “NATO’ya, CENTO’ya,  SENTO’ya bağlıyız.

Zamanla bölgesel nitelikli olan CENTO (SENTO) dağılacak, Türkiye’deki  antiemperyalist mücadele “NATO’ya da “Hayır” çizgisine gelecektir.

SAHİ; bugün antiemperyalist mücadele, “Tam bağımsızlık” diyen var mı?

Varsa da yoksa da “uyum yasaları”!

***

Şikâyetçi misiniz bu durumdan? Yoooo... Köprülerin altından çok sular geçti, değilim!

Dün savaşan ülkeler, bugün birbirinin sırtını sıvazlıyor: Sen aslansın, sen kaplansın...

 Avro AB ülkelerinin (İngiltere hariç) ortak parası.

Nerde ise aralarındaki sınır kalkacak.

***

“Ortak Pazar” 40 yıldır, bizim de kapısını aralamak istediğimiz, pazar! Her ne kadar bugün “Ortak Pazar” yerine “Avrupa Birliği” deniyorsa da sonuçta pazar, sermayenin serbest dolaşım pazarıdır... Şu ara uyum yasaları başlıkları açılmıyor olsa da; savaşta ve barışta ortaklarımız yine bu ülkeler!  

***

O nedenle Türkiye’deki insan hakları ihlâleri, özgür basının susturulması ve  genel seçimlerin kazasız belasız yapılmasıyla ilgileniyorlar.

Bu ilgileri zaman zaman AİHM kararlarına da yansıyor.

Batı için, dün komünizme karşı “yeşil kuşak” hattı vardı.  Bugün bu hat tarumar! Kim yeşil kuşağı beline taktı ise, ona “terörist” gözü ile bakıyorlar.

Hani; insan insanın kurdudur misali; aman bize bulaşmayın; yiyin birbirinizi, diyorlar.

***

Biz de yiyoruz birbirimizi...

Demokrasi, barış zor zenaat!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.