• dolar dolar 3.5664
  • euro euro 3.7777
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

MANZARA-İ UMUMİYE

Pek hoş karşılanmasa da –yaşım gereği- tekrara düşüyorum. Bi dediğimin, ikinci versiyonu oluyor.

Aynı cümlelerle olmasa bile “ana tema” korunuyor.

Siyasetin dili yakıcı; senin dibin kara, seninki benden kara...

Siyasetle ilk tanışmam... Bir meydan mitingini kürsüye yakın bir yerden izlemekle başladı. Yer –sizinde bildiğiniz-Milletdüzü!

Kürsüde Fevzi Boztepe... Meydanda kasketliler!

Neden kasketliler? Çünkü onlar köyden şehre yeni inmiş, çarıklı erkânı harplılar! Yani milletin efendisi.

Atatürk’ün dediği gibi; “emek saikıyla geçinenler”

Demokrat Parti milletvekili adayı, İstanbul Şehir Tiyatroları Muhasebecisi Fevzi Boztepe; Halk Partisine vurdukça vuruyor, meydan dalgalanıyor. İlk defa bürokratik devlet masaya yatırılıyor.  Tacim Odası Başkanı Hüsnü Akyol’un deyimiyle “köylüyü inim inim inleten faizcilere” veryansın ediliyor.

-O gün aklımda kalan tabii bunlar değildi! Bu değerlendirmeyi, bugünkü aklımla daha derli toplu ifade edebiliyorum.

Gençlik işte! Mısır püsküllerini defter kâğıdına sarıp tüttüren bizler için: “Sigaranın paketini 5 kuruşa indireceğiz!” büyük haberdi. Şimdilerde pek bilinmez, o yıllarda köylü sigarası 20 kuruştu. Bir yerine dört paket sigara alacak ve içecekti köylü! Olmadı!

Neden olmadı anlatayım:

Demokrat Parti (DP) o yıl, Halk Partisini (HP) ezdi geçti. Bunda seçim sisteminin azizliği vardı! Tek dereceli seçim sistemi vardı ve bir parti diğerinden 1 fazla oy aldımı, o parti o ilin tüm milletvekillerini çıkarıyordu.

HP beklemediği bir yenilgiyi böyle almıştı. TBMM’de cılız bir muhalefet sesi! Meclis çoğunluğunu elinde bulunduran DP’nin ise astığı astık kestiği kestikti.

Uzatmayalım.  Her mahallede bir milyoner yaratma gayreti Tüm Cumhuriyet döneminin birikimlerini bitirmeye yetti.

Yine gaz yoktu. Çivi yoktu. Milli Korunma kanunu devreye girdi. Kim fahiş fiyatla mal satarsa, mallarına el konuldu. Karaborsacılara ceza evlerinin yolu göründü. Demirci Sabri Çelebi’nin Ordulu sanatkârlara hizmeti hâlâ söylenir. Bir esnaf ve sanatkârlar derneği kurduruldu. Sanatkârların ihtiyacı olan 4 ton demir tahsis edildi, esnaf ve sanatkârlar rahat bir nefes aldı.

1954 yılı seçimleri, HP’si karşı propagandayı daha etkili sürdürdü. Aklımda kaldığı kadarıyla: “Gördünüz, muhalefette iken sigaranın paketini 5 kuruşa indireceklerini söyleyenler, bugün ne yapıyor? Sigaranın paketi değil, artık tanesi 5 kuruşa satılıyor. ’’

1957 Genel seçimlerinde ise DP’de baş aşağı iniş başlamıştı. Vatan Cephesi’ne kaydolanlar, bu vatanın öz evlatları, kaydolmayanlar ise vatan hainleriydi.

 1960 geldiğinde insanlar sokaklarda “Kardeş kardeşi vurur mu?” sesleriyle yürümeye başladı. Arkasından 27 Mayıs askeri darbesi... Önce yukarılarda değilse bile HP’nin seçmen tabanında alkışlarla karşılandı...

HP bu “alkış” sevdasından, idam sehpaları kurulduktan sonra vazgeçti. HP’nin gündeminde artık “27 Mayıs darbesi olmasaydı, HP bugün iktidardı!”

Bu söylem 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbelerinden sonra da çok dillendirildi.

Diyeceğim şu: Demokratik yolların tıkanması, hele hele askeri darbelerle “askıya alınması” CHP’ye hiçbir dönem yaramadı.

Bir gün, beki yarın... Türkiye Siyasi Tarihini yazacak olanlar CHP’nin “bürokratik devlet partisinden”, adı gibi “Halkın Partisi”ne nasıl dönüştüğünü yazacaklardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.