Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Mürekkep+Kâğıt+Matbaa

10 Ocak “Çalışan Gazeteciler Günü”

 

Merak bu ya, geriye doğru gittim, gittim… 1961 yılının 10 Ocak gününde neler yaşadığımızı hatırlamaya çalıştım.

Bir defa, darbeci askerler iktidardı…

10 Ocak 1961 Fikir İşçileri Günü. Çalışanlara sosyal haklarını kazandıran 212 sayılı basın yasası çıkıyor.

212 sayılı yasanın kabul edilmesi üzerine 3 gün patronlar gazete çıkarmıyor. Çünkü yasa, çalışanlara sosyal haklar getiriyor.

Neyse, aradan o kadar yıl geçti çalışanlarla çalıştıranlar arasında “duygudaşlık!” sağlandı.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü, Anadolu’da çalıştıranlarla, çalışanlar birlikte kutluyor.

Biz çalışanlar “basın hürdür, sansür edilemez”i taa ezelden beri biliyoruz.

Buna rağmen bazı “fikir işçileri” isteyerek olmasa da “teröre yardım yataklıktan” cezaevlerine gönderiliyor. 15 Temmuz kalkışmasından sonra, yeni bir uygulama daha başlatıldı: FETO terör örgütüne üye olmamakla birlikte… suça iştirak, gizli tanık  (her kimse) ifadeleriyle davalar açıldı mahkumiyet kararları, şeref madalyası olarak çalışan gazetecilerin yakasına takıldı.

***

Bunları yaşayarak bugünlere geldik.

“Sen nasıl sıyırdın” diye arada bir takılan meslektaşlarıma dilime pelesenk olmuş iki şey söylüyorum:

1’ncisi Birleşmiş Milletler Genel Sekrateri U Thant gibi konuşacaksınız:

Ne diyor U Thant

- “Vietnam Savaşı barışçı yollardan halledilmeli…”

Dikkat ettinizse genel sekreter, 550 bin Amerikan askerinin Vietnam’da ne işi var demiyor?

Barış, barış, barış sözcüğü bazı ağızlara yakışmıyor!

Gelelim ikinci kurtarıcı eylemimize:

12 Eylül darbesi sonrası Kenan Evren Paşa’ya karşı solda “darbeye karşıyız, susmayacağız” kampanyaları başlatıldı.

Bazı tanıdıklarım, kitaplarını lağım çukurlarına attı. Suç aleti(!) kitaplardan kurtulmuşlardı, ama Kenan Evren Paşa’dan kurtulamamışlardı. Kenan Paşa her akşam televizyonda “kötü gidişe neden dur dediklerini” anlatıyordu. Paşa’yı gördükçe söylenmeye başlayan arkadaşlarımın bazıları hâkim karşısına çıktılar.

Beni kurtaran Şili’nin seçilmiş başkanı Allande’yi öldüren, darbeci asker Pinochet’ydi.

Sağ olasın Pinoche(t)! Sayende özgürce yazıp çizmeye devam ediyorum.

***

Şimdi de iki kurtuluş reçetem var:

9 Temmuz 1961’de Devrim(!) Anayasası kabul edildi.

17 Eylül 1961’de Başbakan Adnan Menderes’i astılar… 

15 Ekim1961’de Genel Seçimleri yapıtılar.

Cumhurbaşkanı Celal Bayar  “80 yaşını geçtiği için” asmadılar, müebbet verdiler.

Benim sigortam Cumhurbaşkanı Celal Bayar.

Sizlere de önerim: Kendinize bir hedef belirleyip onun arkasına sığının…

Fikir İşçisi olmanız, sizi kurtarmaz.

***

Mürekkep+Kâğıt+Matbaa başlığını attık ama M.Ö.  2697 yılında Çinli filozof T’sai Lun’un ilk mürekkebi taşlara yazılmış hiyeroglifleri siyaha boyadığını, Gutenberg’in 1440 yılında hızlı-kaliteli baskı tekniğini geliştirdiğini yazamadık. 

212 sayılı yasa, yapılan değişikliklerle kuşa çevrilmiş olsa da, eli kaleme değen, matbaa mürekkebine bulaşan tüm meslektaşlarımın bu mutlu! gününü kutlarım.

 

 

 

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.