Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

“Musabaşoğlu İsmet”

Araştırmacı Yazar H. Naim Güney, ağabeyimin vefatının ardından “Musabaşoğlu İsmet Abiyi de Yitirdik” başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Evet, aramızdan (bana göre zamansız) ayrılan İsmet Baş, acaba başka nasıl tanıtılabilirdi?

Doğrusu, ben ne diyeceğimi bilemedim...

En iyisi “Yitirdik” sözcüğünü kaldırarak; “Musabaşoğlu İsmet”i bir de ben anlatmalıyım. Dile kolay, 84 yıla uzanan bir beraberliğimiz var.

***

Yukarıdaki gazete kesiği fotoğrafla başlayalım.

Fotoğrafın hemen üstünde Güzel Ordu Gazetesi 15 Ekim 1934 yılı yazıyor.

Fotoğraf gazetenin önceki veya sonraki baskılarında yayımlanmış olabilir, bunu bilemeyeceğim.

Fotoğraf, fotoğrafçı Mehmet Balkan tarafından çekilmiş… Fotoğrafın çekildiği mekân Taşbaşı Mahallesi Zeytinlik Sokak’taki evimizin önündeki portakal bahçemiz. Babam, giyim ve kuşamıyla başındaki fötr şapkasıyla tam bir Cumhuriyet beyefendisi… Kucağında, sağ eli üzerine oturttuğu bebek İsmet Baş, sol kolunun altında aldığı iki sandalyeden birinde Selahattin Baş, diğerinde ise ablamız Seniye Baş… Tabii babamın yanında yılların emektarı Mehmet Baş…

***

(Bu fotoğrafın çekildiği tarihten on yıl sonra Mehmet Balkan yine aynı mekânda aile fotoğrafımızı yine çekti. Bu defa karede ben de varım… Mandalina ağacına çıkmış, bir elimle dalından tutunuyor, diğer elimle bir başka dalın ucundaki mandalinaları yutmaya çalışıyorum. Ah, sevgili babacığım: “Seni fotoğraftan sildireceğim,” deyip durdu. )

***

Babamın kucağında İsmet’i var. Babamla böyle bir fotoğrafım olmadığına yıllar yılı yandım; çünkü babamı beklenmedik bir zamanda 29 Ekim 1953 Cumhuriyet Bayramı’nda toprağa verdik. Kapı komşumuz Dr. Abdurrahman Gencel ve Orhan Kutman’ın müdahaleleri sonuç vermemiş, babam bir gün ara ile ikinci kalp krizi sonucu vefat etmişti.

***

Bizlerden 30-36 yaş büyük bir ağabeyimiz iki ablamız vardı. Onlarla ilişkilerimiz sürüyordu fakat biz son hanımı Emine’den olan çocuklar, bir çatının altında yaşayanlar babasız kalmıştık. En büyük ağabeyim Selahattin’in askerlik yaşı gelmemişti. Keza İsmet Ağabeyim de daha o yaşta, Nafia Müdürlüğü’nde, gece-gündüz araç bakımı peşindeydi…

***

Gel zaman git zaman üçü kız, üç erkek altı çocuk büyüdük; ev/bark olduk. Ailenin “Babası” büyük ağabeyim değil de, İsmet Baş oldu…

Yaşamı boyunca bu babalık sorumluluğunu taşıdı… Gidişi, kim derdi ki, yatak odasında, yatağın üzerine değil de ters tarafa düşme sonucu olacak!

İsmet Baş, ailemiz için büyük kayıp… Çaresiz kabulleneceğiz…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.