Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Neden ara sokaklar?

Çocuklarımızın dedesi Ziraat Bankası çalışanıydı, yaptığı hesaplamaya göre 37 yılını “mizan defterlerini” (*) tutturmaya vermişti.  Yandan toplamla, üsten aşağı toplamın tutturulmasının adı da “mizandı”.  

Çocuklarımızın dedesine göre çalıştığı bankanın adı; Zerbank’tı!  Sık sık 100 yıl öncesini anımsatır; Mithat Paşa’nın öncülüğünde halktan toplanan 1 kuruşlarla bankanın nasıl kurulduğunu, nasıl Türkiye’nin en güçlü (devlet) bankası olduğunu anlatırdı.  Dahası Banka, adı üstünde “ziraat” yapanların bankasıydı!  Banka; Tarım Kredi Kooperatifleri’nin arkasındaki en büyük güçtü. ( Çok sonraları kurulan Halk Bankası,  Ziraat Bankası’ndan daha farklı bir kredilendirme musluğu açtı, onun müşterileri ziraatla uğraşan köylü değil, daha çok küçük esnaf ve sanatkârlardı.) 

***

Ziraat,  babamın da bankasıydı. Bu nedenle olacak, Millet Sineması (Haki Yener-Bican Orhon ortaklığı) Perdesi’nin (salonda oturanlara göre sağ) tarafında, bin bir çiçek arasında, bir eli ensesinin arkasında, hafifçene kaykılmış yatan bir çiftçi reklâm panosundan bize sesleniyordu: “Ziraat Bankası’na parasını yatıran rahat eder”!

Buna benim itirazım;  Koy bankaya parayı, yan gelip yat! Ne ala memleket! Bu reklâm şöyle olmalıydı: Yan gelip yatma zamanı değil! Çok çalışmalıyız, daha çok çalışmalıyız!

***

Köprülerin altından çok sular geçti. Ziraat Bankası bugün 5 milyar varlığı ile ‘Varlık Fonu’nun en büyüğü. Keza Halk Bankası, diğerleri say sayabilirsen, 31.3 milyar liralık aysberg, Sayıştay denetimi dışına çıkarıldı.

Hani, çılgın projelere imza atmıştık! Dünyanın en büyük havaalanı mı? Hangi uluslararası konsorsiyum kredi vermişti?  Boğaza (üçüncü), Yalova’ya köprü ve köprüler… Sen yap, sen işlet!

Keza, Boğazın altından tüp geçitler,  Duble yollar, viyadükler…  En uzun tünelleri biz açtık, biz açıyoruz. Velhasıl, hizmette sınır tanımıyoruz.

***

Öyle değil beyler, öyle değil!

Bundan 50 yıl önce Türkiye İşçi Partisi yayınlarından  Türkiye’nin kazanımlarıyla ilgili bir kitap yayımlandı. Bu kitap şu anda elimin altında değil (daha doğrusu okumaya alan her kimse geri getirmedi), olanlar 600 sayfalık bu kitabı açıp okusunlar. Türkiye’nin 1970’li yıllara kadar devlet yatırımı (mealen)120.-milyar, Özel Sektör yatırımı 30-35 milyar arasında.

Bugünün gençleri anımsamazlar:  “Devlet malı deniz, yemeyen keriz”

Nihayet;  satıla, satıla bugünlere gelindi. Özelleştirme İdaresi iyi çalıştı. Küçük Amerika(!) olacaksak, devlet ticaretle uğraşmamalı, ticareti özel sektöre bırakmalı.  Devlet yatırımları da tez elden ö-zel-leş-ti-ril-me-li!

Efendiler; AKP iktidara gelmeden önce satılanlardan, pardon özelleştirilenlerden 8 milyar devlet kasasına girmiş, AKP’nin 14 yıllık iktidarında özelleştirilenlerden elde edilen ve devletin cukkasına yatırılan 30 milyar!

 Şimdi; Varlık Fonu’na yatırılan konuşuluyor. Ben demiyorum; yıllarını bu işe vermiş uzmanlar diyor:

Cadde varken neden ara sokaklara sapılıyor?

 

(*)  Gelir ve giderlerin toplu olarak gösterildiği defterlere verilen adı.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.