Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Nihayet “bizim de”  Nükleerimiz oldu

Hep beraber bir kez daha söyleyelim; Nihayet “bizim de” nükleerimiz oldu.

Akkuyu’ya temel atmaya giden gidene…  Hepsi bir yana, beni ziyadesiyle “a a a a, bu da oldu dedirten Nobelli Aziz’im, Nükleer tanıtım filminde başoyuncu. Hakkını yemeyelim, tanıtım tamam da Aziz Bey’in ağzından “Nükleer iyidir” gibi bir söz duymadım. Bu bile Nükleer karşıtları için  “artı” sayılır!

Geçelim.

***

Ordu Olay’ın  (2 Nisan)  manşet haberi “Karadeniz Çernobil Kurbanı!” idi.

Ne tesadüf değil mi, bir tarafta biz kurbanlar; diğer tarafta, henüz felaketin farkında olmayanlar. 

Şu 1 ila 7 Nisan arası neden Kanser Haftası seçildi; onu da anlamış değilim.

Çernobil Nükleer Santral’i de yine böyle bir nisan günü patlamadı mı; patladı. Dünyanın gördüğü en büyük facia (25 Nisan 1986)  nasıl unutulur; nasıl unutturulur!?

 Görüyorsunuz, 32 yıl sonra da Çernobil’i konuşuyor; Nükleer Santral Faciasının etkilerini tartışıyoruz. Çernobil faciasına, her dönem “komplo” olarak niteleyen 3 Nisan doğumlu Atom Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre (1935-2008) artık konuşamıyor; sağlıklı beslenme uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay konuşuyor:

“Karadeniz bölgesindeki kanser vakalarının artmasını Çernobil’e bağlıyorum.”

Karatay;  bir hususun altını önemle çiziyor:

Yetkililerimiz böyle bir şey yok, diyor. Oysa radyasyon bulutları üzerimizde dolaşıyor. Hamsi, çay, fındık etkileşim içine girdi ama maalesef hiçbir tedbir alınmıyor.

***

 Sinop ve Mersin Akkuyu’da yapılması düşünülen her iki Nükleer Santral Nükleer karşıtlarının gündeminden hiç düşmedi. Sinop Nükleer Karşıtı Platformu’nun nerde ise 30 yılı bulan eylem ve kampanyalarının üçünde, bir kez de Mersin Akkuyu’ya, ORÇEV’i temsilen katılmışlığımız var.

***

Çernobil Nükleer Santral Faciasından sonra, Dünya yeni bir enerji arayışına girdi.

Bunlar, rüzgâr, güneş, termal, dalga ve sudan elde edilecek olan enerjilerdi. 1986’dan sonra başta ABD olmak üzere birçok ülke Nükleer Enerji Santralleri inşasından vazgeçti, belli bir süre hizmet görmüş (eski teknolojilerin kullanıldığı) santrallerini de sökmeye başladı. Nükleer atıklar için, bırakın yeryüzünde depolamayı uzayda arayışlara girildi.

***

Çernobil insanlık âlemine şunu öğretti:

“Reaktörlerdeki zirkonyum ve grafitin yüksek sıcaklıkta buharla karşılaşması sonucunda oluşan hidrojenin yanarak bütün santralleri ateşler içinde bırakacağını” biliyor.

***

 “Nasıl olsa bizden Akkuyu Nükleer Santrali için bir kuruş çıkmıyor”(!)

 Yap/işlet/Rusya!

Bile bile “lades” işte buna denir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?