sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

SEÇMEN İRADESİ

Aklıma takılan bir fıkra var ama anlatmayacağım. İlerleyen günlerde “dananın kuyruğu kopar” diz dize, göz göze gelir anlatırız.

Seçmen iradesi, sandığa yansıdığı kadar değerlidir. İktidardan memnun olanlar sadece iradeleri ile var olmaz; ayrıca sandığa getirip götürdükleriyle de sayılırlar.

Bu işin tabiatında vardır. Hep kazanan taraf haklıdır.

İktidardan memnun olmayanlar; adı üstünde muhalif olanlardır. Onlar her şeye muhalif oldukları için muhaliftir. Kendilerini böyle ifade ederler.

Gel gör ki iktidar olanlar, bunları toptan bir sepete koyar, “hain”, “düşman” ilan eder! Oysa demokrasilerde iktidar ne kadar meşru ise muhalefet de o kadar meşruiyete sahiptir.

Sevdiğim bir anayasa maddesi var. Ne kadar gözden ırak olsa da arada bir mırıldanırım: Din, dil ayrımı gözetmeden… herkes eşit yurttaşlık temelinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.

Benim bundan anladığım, kimseyi ötekileştirme hakkımızın olmadığıdır. Yani bu ülkenin saygın yurttaşları olarak kıvançta, tasada bir bütünüz. Acı hepimizin acısı, kıvanç hepimizin sevinci. 

Böylesi hallerde adama sorarlar: O zaman paylaşamadığınız ne?

Yanıt söylemeseniz de belli.

İKTİDAR!

***

Sonra, seçmen iradesi, sadece sandığa gitmekle bitmez. Her kötü gidişte, her çöküşte n’oluyor erenler deme hakkı da vardır. Bu da anayasal bir hak olarak, oraya yazılmıştır.  

Şunu bilelim:

Sandığa giren oyun niceliği değil, niteliği önemlidir.

Fazla oy alırsınız, oy aldığınız seçmenin elinde avucunda ne var ne yok alır götürürsünüz.  Ülkeyi yetmiş sente muhtaç edersiniz.

Az oy alırsınız, oy aldığınız seçmen yine aynı garibandır.  İktidar partisine oy veren seçmen hangi nimetlerden yararlanıyorsa o da o nimetlerden payına düşeni almak ister.

Bunları alt alta yazıyorum ki, iktidarda olan partiye de, muhalefette olan partiye de oy veren seçmenin mutlaka bir beklentisi vardır.  

Görüyorsunuz, irademiz içinde olan da olmayan da bir çöküşte gidiyor.

Bunun adını da koyarlar:  “nesnel gerçek”!

Dışımızda olanlar da, hanenize yazılıyor.

Örneğin, kaldırımda yürüyorsunuz, biri kör kör gelip size çarpıyor, yere düşüyorsunuz. Başınız taşlara vuruyor.  Biri gelip sizi kaldırırken soruyor: “İyi misiniz? Bir şeyiniz yok ya?”

Alışkanlık hali…. Ne diyeceksiniz: İyiyim, bir şeyim yok, bırakın gideyim.

İşte, sizin sokağa çıkıp beklemediğiniz anda yaşadıklarınız,  başınıza gelenler, hep şu kör olasıca nesnel gerçeklik!

***

Dolambaçlı yolları bırakıp direk soralım:

Türkiye’de olan her şey beni de, sizi de bağlar. İstemezseniz de bağlar...

Ekonomi kötüye giderken, iyiyiz diyemezsiniz.  Hepimizin elinde avucunda ne varsa pul olmuştur.

Ekonomi iyiye gittiğinde de, elinizde avucunuzda ne varsa bilin ki altın değerindedir.

-Peki; şu an nasılsınız?

-Pul pul olduk, dökülüyoruz!

Kaçınılmaz, “nesnel gerçek”!

Sizin dışınızdaki gelişmeler hepsi hepsi istisnasız  bir Türkiye gerçeği…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.