Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

ŞİKÂYETNAME

Şeytan ayrıntıda gizli olduğu için “ayrıntı”lara takılıyoruz. Yoksa görünen köy kılavuz istemez der; çalakalem, evet evet çalakalem miadından başlayıp, her türlü okunmasını da sağlardık..

Neyse…

Bugün, ATA’MIZIN 81’nci ölüm yılında, önümüze bakar, ah vah etmezdik… Ne yazık ki, Anadolu İhtilali, kurtuluştan kuruluşa giden yollara o zamanda duvar örenler vardı, bugün de var.

Yurtta sulh, Cihanda sulh unutuldu. Muasır medeniyetler seviyesi, seviye farkıyla elin oğluna kaptırıldı. Sizin anlayacağınız Cumhuriyet değerlerini koruyamadık. 

Laik düzen, din ve devlet işlerinin ayrılması, parlamenter sistem, kuvvetler ayrılığı...

Ne yazık ki treni kaçırdık…

Eh! Bu da geçer demeyin… Geçer geçer ama delerde geçer…

*** 

Bendeniz doğduğumda ATATÜRK sağ idi. Okula başladığımda her 10 Kasım’da ATATÜRK büstünün sağında bir erkek, solunda bir kız öğrenci nöbet tutardık.

Bizler için burada nöbete durmak çok anlamlıydı: Emanetinin bekçileriydik!

Okul sonrası yıllar 10 Kasım saat 9’u 5 geçe sirenler çalar; yine biz, nerede olursak olalım DURUR, saygıda kusur etmezdik.

Böyle böyle büyüdük, adam sırasına girdik. İsmet İnönü cumhurbaşkanı oldu…  Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı İsmet Paşa idi!

1’nci, 2’nci İnönü savaşları ve de Lozan kahramanı İsmet Paşa’ydı o…

Şevket Süreyya Aydemir’in ifadesiyle “İsmet İnönü, Gölge adam değil, İkinci Adamdı!”

Babam, İsmet Paşa’ya özel bir sempati duyardı. Her yıl İsmet Paşa’ya küçük bir sandık mandalina portakal gönderirdi. 

İsmet Paşa’ya yakın duran bir babanın çocuklarıydık. O nedenle Cumhuriyet değerlerine sahip çıkıyor, Atatürk’ün izinden ayrılmıyorduk.

1946 yılı Türkiye Cumhuriyeti için bir dönüm noktası oldu. Çok partili hayata geçildi. Parlamentoya ufak bir muhalefet partisi DEMOKRATLAR girdi. İktidarda HALKÇILAR!

Halkçılar devlet bürokrasisi ile bütünleşmiş, devletin sahibi idi.  Kasketlilerin kurtuluş umudu  “toprak reformuna karşı çıkan 4’ler takririni veren” demokratlardı!

Kasketlilerin tercihinde bir terslik var ama bu anlaşılana kadar demokratlar, çoktan iktidar olmuşlardı. Artık, Anadolu eşrafı ya da toprak ağaları (mütegallibe) hızla halkçılardan koptu. Demokratlar, her mahallede bir milyoner yaratma sürecini başlattı. Başbakan Adnan Menderes, “Odunu aday gösterse seçilir” diyenlerin sayısı hızla arttı.

Tabii biz zamanın gençleri en büyük tokadı daha 1950 seçimlerinde yemiştik.

Şu an adını anmak istemediğim bir beyefendi (!) Çifte Fırının önünde toplaşmış olan biz gençlere şöyle seslendi:

İsmet Paşa’yı kırkbin kazıkla yerin dibine gömdük… Daha oradan çıkamaz!”

***

Gerçekten İsmet Paşa, kırkbin kazıkla yerin dibine gömülmüş müydü?

Bunu çok geçmeden anlayacaktık. İsmet Paşa tekrar Cumhurbaşkanı olamamıştı ama başbakan olmuştu.

ABD Başkanı Lyndon B. Johnson mektubu sonrası, İsmet Paşa’nın cevaben ne dediğini hatırlatırım: “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye’de orada yerini bulur.

Pabuç pahallı idi...

***

Bugün yeni Mustafa Kemaller aranıyor.

“Hepimiz Mustafa Kemaliz” demek; demek ki yetmiyor.

Mustafa Kemal Atatürk ne demişti:

Beni görmek, beni anlamaktır.”

Kısa ve öz; “anlamak” üzerine daha çok kafa yormamız gerekecek.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.