Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Söz konusu fındıksa…

Üretici olmanıza gerek yok. Görünen köy kılavuz istemez. Çaya, simide yapılan zam yüzde 30 civarında. Çay civarının da üzeride… Bir kilo tiryaki çayı 31 Mart Yerel Seçimleri öncesi 21 TL idi, bugün 31 TL. ve üzeri fiyattan satılıyor. -Seçim meydanlarına 100 gramlık çay paketi için koşanların bunda etkisi olduğunu pek sanmıyorum- yine de meccanen dağıtılan her gıda maddesinin parasının bizim ödediğimiz vergilerden olduğunu biliyoruz.

ÇAY-KUR özelleşti ve bu yüzden çayın fiyatı arttı ise, diyecek bir şey yok. Serbest piyasa oyuncuları yüzde 100 zam yapsa da sesini yükseltip “n’oooooluyoruz” diyemezsiniz.

Adı üzerinde zam üstüne zam serbest piyasa kurallarına göre yasal…

Yasal olmayan çay paketinin içine iyi kurutulmuş/siyahlandırılmış çalı/çırpı koyulmasıdır.

Olumsuz bir durum söz konusu olursa Piyasa Düzenleme Kurulu resen harekete geçer. Öyle herkes her istediğini yapar diye bir düzen pek demokratik sayılmaz…

Piyasa oyuncuları bunu bilir. Ahlaklı olmak da zaten bunu gerektirir.

***

Söz konusu fındıksa, iki kere düşünüp bir kere konuşmak gerekir.

Bendeniz düşündüm, konuşabilirim.

Bir defa serbest piyasaya devletin müdahalesini istemek tehlikelidir. Devlet müdahalesi kapalı rejimlerde kooperatifler vasıtasıyla yürütülürdü. Çitçi ürününü getirir kooperatife teslim eder; kooperatif ürünü “aracısız” tüketicisine satar ya da gönderir.

Köy Enstitüleri öğrencileri bunu öğrenerek sınıf geçiyordu. Örneğin Beşikdüzü Köy Enstitüsü öğrencileri, bir ucu Ünye diğer ucu Sarp kapısı olan sahil boyunca avlanıp, tutukları balıkları diğer köy Enstitülerine göndermeye başlaması, o Köy Enstitülü öğrencilerinin de kendi ürettikleri ürünleri Beşikdüzü’nde okuyan öğrencilere göndermesi, Trabzon esnafını ayağa kaldırmış, “bu komünistlik” ancak Köy Enstitüleri kapatılarak önlenmişti.

Konuyu dağıttık, toparlarsak devlet müdahalesi istemek teh-li-ke-li-dir NOKTA

***

Tehlikeli sularda yüzmeye kalkmadan bu işi nasıl çözeriz?

TMO bir OFİS… Ofis –genellikle- silolarını buğdayla doldurur. Ola ki bir savaş, açlık, yokluk, yangın, sel, deprem... Anlayacağınız TMO hacetlik ambarı, kara gün dostudur…

Satın alır, satamaz!

TMO’nun fındık alması, depolaması, serbest piyasada satması, satabilmesi ise tamamen “devlet” politikasıdır.

Demek ki -dolaylı da olsa- fındıkta “devlet müdahalesi” var.

Önceki yıl, TMO topa geç girdi diye eleştirilmişti.

Bu yıl erken girdi. TMO’nun fındığa verdiği fiyat, piyasayı dengelemeye yetti mi? 

Görünen o ki; yetmedi!

Sezon başında 50 randıman bir kilo fındık 16,50 kuruş iken; bir dolar 5.45-5.54 bandında seyrediyordu. Dolar çıktı,  fındık fiyatı serbest piyasada 14.50 TL’ye kadar indi.

Şimdi biz, yüzde yüz ihraç ürünü –çikolata sanayinin olmazsa olmazı- fındığı Ağustos ayı fiyatına göre iki defa ucuza satıyoruz.

Serbest piyasa kurallarına göre, üretici ürününü bugün 16.50 TL’den satsa da cebine girecek paranın satın alma gücü bir ay öncesine göre daha da düşmüş oldu.

Velev ki 14.50 TL. tam bir aymazlık!!!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.