• dolar dolar 3.6637
  • euro euro 3.9021
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Su suya gitmeden

Bu başlığı çok seviyorum. İlk duyduğumda da bir yerlere not etmiş, kullanıma hazır hale getirmiştim.

Hikâyesi kısaca şöyle: Tilki Mustafa (Özyılmaz) çocuk. Anne/baba ırmak kenarındaki tarlalarında mısır kırmaktalar.

Ana:

“-Hadi Mustafa’m, koş bi’yol şu bakracı doldur gel” der. 

Mustafa gerçekten de  “bi’yol” koşa koşa kaynağa gider, gelir. Elindeki bakraç boştur.

Ana sorar:

“-Su nerde?”

“-Ana su suya gitmiş alamadım.”

***

Bahsi geçen bu kaynak ırmağın suları yükseldiğinde, doğal olarak kaybolur. Sular çekildiğinde ortaya çıkar.

Benim de zaman zaman uğrayıp avuç avuç bu kaynaktan su içmişliğim vardır.

***

Böyle diyorum, ama o günden bugüne köprülerin altından çok sular aktı, gitti! Kaynak kayboldu.

Şimdi orada bir konkasör var. Kurul’un taşını öğütüp duruyor.

Ha bir de Melet Havzası boyunca açılacağı varsayılan Kabadüz/Çambaşı yolu için tarihi Kurul yerleşkesinin etekleri tıraşlanıp duruyor.

Büyükşehir Belediyesi’nin kasasına bu taş/kaya satıştan kaç para girdiğini bilmiyorum.

Aldığım duyumlara göre,  hali hazırdaki (belli bir bölümü asfaltlanan) yol, bu transit geçişe uygun değilmiş. Yol, Melet’in doğu yakasını takip ederek ilerleyecekmiş. Nedeni de; Melet A.Ş:’den alınan su borularla bu yol boyunca OSKİ’nin arıtmasına taşınıyormuş.

İşin bir başka yanı da gazetelerden çok Sosyal Medya da çarşaf çarşaf Kurul fotoğrafları dolaşıyor. Sadece su suya gitmiyor; birilerinin cüzdanı şişerken, Kurul’un taşı toprağı da gidiyor.

***

Bir yakınım; “Vali’ye dedim ki”yle başlayan cümleler kuruyor. Akşama sabaha Kurul eteklerindeki çalışmalar durdurulacak! İş makineleri kovulacak!

Bu yazıyı “ayrıntı” köşeme bırakır bırakmaz köye gideceğim.

Bir aylık hasretlikten sonra evimizin penceresinden nasıl bir manzara göreceğim, bakalım.

***

Çevre konulu bu yazı, çayın taşı ile bitmemeli tabii.

Kurul’daki doğa katliamı koca dünyada bir zerrecik. Kim duya, kim durdura?!

Bakın buraya not düşüyorum.

Artvinli kardeşlerimiz gibi, Fatsa-Ünye Doğa Koruma Platformu da siyanürle altın arama konusunda kapsamlı bir çevre mücadelesi yürütüyorlar...

HES’ler de ayrı bir baş belası.

Türkiye’nin kullandığı toplam enerjinin yüzde 2,5 için bırakın nehirleri,  girilmedik dere kalmadı!

Sağır sultanlar sesimi duyar mı bilmiyorum.

Taklamakan Çölü bir zamanlar denizmiş. Yalı yulu değil Akdeniz kadar. Zamanla su buhar olup, uçtu. Hazar Denizi çok yoğun bir buharlaşma yaşıyor. Karadeniz’de ise 200 metre derinliğin altında yaşam yok, asit deposu. Bugün 70 metre derinlikte balık yaşıyor. Kirlenme böyle hızlı devam ederse birkaç yıla kalmaz 50 metre derinliğin altında canlı yaşayamıyor demeye başlayabiliriz.

Anadolu dün de “bozkırdı, bugünde…

Bazen cılız sesler duyuyorum. Kişi başına yıllık su tüketimi 1750 tonun altında olmamalıymış. Türkiye’de 1550’lerin altında! Yarın ne olur bilinmez!

Diyeceğim o ki bu gidiş, gidiş değil!

Su suya gitmeden bir şeyler yapmak lâzım…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.