Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Tarım mı, sanayi mi?

Halka açık salonlarda okullararası “münazara”lar yapılırdı. O zamanki adı münazaraydı. Bugün olsa: “Bir konu üzerine yoğunlaşarak yapılan ((tartışma))” derdik.

Geçelim…

***

Bugün artık tarım demiyoruz; üreticinin hali ortada… Bakan Ahmet Eşref Fakıbaba, bir kilo fındığın maliyetini ilan ediyor.  Pazara inen fındık, o maliyetin de altında bir fiyata satılıyor.

Üreticide -saygısızlık olmasın- anlaşılmayan bir takım sesler yükseliyor.

Be birader; kendi kendine konuşacağına, sesini, hepimizin duyacağı kadar yükseltsen de ne dediğini bir anlasak!!!

Senin yerine üç/beş siyasetçi konuşuyor: Bu fiyatın, üreticiyi perişan edeceğini, üreticiyi kurda kuşa yedireceğinden bahsediyor. O ses de cılız çıktığı için duyulmuyor.

Sonuçta en iyi yurttaş; anlaşılmayan bir takım sesler çıkaranlar oluyor.

***

Demirtaş Ceyhun’un (1934-2009) “Çamasan” kitabını anımsadım. Türk Dil Kurumu Öykü ödülü almıştı; gazeteciler sordu:

-Çamasan nasıl bir öykü?

Demirtaş Ceyhun, anımsadığım kadarıyla şöyle bir şeyler söylemişti:

- “Bizim halkımız, yani Anadolu insanı kendi kendine konuşur. “Ağıt”larla (ağlama, sızlanma, feryat etmeyle) derdini dağlara söyler.

Biz buna“monolog” diyoruz. Ödül, o monologlara verildi.  

***

Sanayi mi, evet sanayi! Okullararası o münazaraların kazananı çoğunlukla “sanayi” diyenler olurdu.

Geçelim mi?

-Yok geçmeyelim… Bu konuda da bir/iki kelam edelim.

Çamsan A.Ş. Ordu’da bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıdaki sanayi kuruluşlarımızdan biri... İlkler arasında olduğu için de iyi bir örnek.

İhtiyacı olan enerji, özel bir hat çekilerek sağlandı.

Böyle bir enerji hattının çekilmesinin maliyeti epey yüksek olduğu için Ziraat Bankası’ndan ayrıca sağlanan bir kredi ile mümkün olmuştu.

Evet; o gün kürsüde yükselen bir ses şöyle diyordu:

-Fabrikamız üretime geçtiğinde, 5 bin hanenin kullandığı enerjiye eş değerde bir enerjiye ihtiyacı olacaktır.

Çamsan A.Ş.’de o gün bugün üretim kesintisiz devam ediyor. Halk Bankası Genel Müdürü Rahmi Önen’in açılış sırasında söylediklerini zaman zaman “ayrıntı”  köşesine taşıdım.

Bir defa daha yazalım.

“100 kilo buğdayı, buğday olarak ihraç ederseniz, 100 lira alırsınız. 100 kilo buğdayı, bisküvi yapıp satarsanız 400 lira kazanırsınız.

Çamsan A.Ş. odunu, lif levha (MDF) yapıp sattığı için, yüksek “Katma değer” elde ediyor. Kazananı biz oluyoruz.

***

İMDİ, eğri oturup doğru konuşalım:

Çin’e kancalı iğne satıp, milyonlar kazanacaktık, olmadı!

Bir “Uyum Yasaları” çıkardılar:  AB ülkeleriyle her şeyi fifti fifti kırışacağız.

Örneğin: Türkiye’nin ihtiyacı olan 2 milyon ton şeker mi!? 1 milyon tonu içeriden; tarlalarımızdaki şeker pancarı üretimden…  1 milyon tonu uyum yasaları gereği, ilgili ülkelerden…

***

Bilmiyorum; yerli ve milli duruşumuz 1 milyon ton şeker için, 10 milyon ton şeker pancarı üretiminden vazgeçer mi?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?