Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Toplumsal bilinç ve siyaset

Boyumu aşan bir işe kalkıştım. Tespitlerimde yanılma payı mutlaka vardır. Siz dilerseniz benim yazdıklarımdan yola çıkarak kendi düşünce pratiklerinizi oluşturabilirsiniz.

 Oldum olası politikayı (siyaset de diyebilirsiniz) “İnsan yönetme bilimi olarak” gördüm.

Zahir, politika ötekileştirici de olur, birleştirici de... Bu iki ucu nasıl bir araya getirebiliriz? Ortak noktaları nelerdir? Herkesin bir çözüm önerisi vardır, benimkisi özde birleşik olmak. Yani “asgari müştereklerde buluşmak”!

***

Bu nasıl olur?

Örneğin demokrasilerde, farklı düşünceye hoşgörü vardır.

Hoca Nasreddin öldükten sonra bile yol gösterici olmuştur.

Nasıl mı? Anlatayım. Tabutu taşıyanlar yol ayrımına gelince; mezarlığa şu yoldan mı, bu yoldan mı gitsek diye kararsız kalınca, Hoca Nasreddin tabuttan başını kaldırıp: “Ben sağlığımda bu yoldan giderdim” demiş.

***

Sizin de bir yol haritanız olmalı.

Birincisi, tabii yurtseverlik asli olmalı, sonra politik çıkar hesapları yapmalısınız.

“Kul hakkı yememek” Osmanlı’da ne ise, Cumhuriyet yönetimlerinde de birey hakkı yememek, kul hakkıyla öbür dünyaya gitmemek de aynı şeydir.

Buradan başlarsak yine Osmanlı’da taba “ümmet”ti. Cumhuriyet yönetimi “ümmet” kavramının önüne “millet”i, dolayısıyla “yurttaşı” koydu. O nedenle Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Büyük Nutuk”  “Yurttaşlarım, az zamanda büyük işler başardık” diyerek başlamıştır.

***

Buradan yola çıkarak şuraya varabiliriz: Özgür yurttaş, farklı görüşlere de açıktır; farklı siyasi oluşumlara da...

Siz “A” partisinin ülke için geliştirdiği politikaları beğenirsiniz. Bendeniz, “B” partisinin... Siz her dönemde iktidar olmanın nimetlerinden yararlanmak istersiniz; bendeniz, bu politikanın ülkeyi düze çıkartmak için doğru bir politika olmadığını, asıl olması gerekenin adaletli bir dağıtım olduğunu söylerim.

Tek tek bireyleri kurtarmak, zengin etmek yerine halkçı bir politikayı benimserim, hakça bir dağıtımı politikamın merkezine oturturum.

***

Kuvvetler ayrılığını önemseyen “Millet İttifakı”, seçimi kazanınca Cumhurbaşkanlığı (tek adam yönetimi) sisteminden tekrar parlamenter sisteme dönmeyi politikalarına hedef belirlemiş.

 

24 Haziran’da, baskın seçime “KHK’larla, OHAL şartlarında” gitmenin, “Millet İttifakı” açısından zorluklarının bilincindeyim.

Cumhur İttifakı’nın seçim sonuçları üzerine B,C, D planları olduğunu topluma deklare etmesi; bir takım hesaplarının olması, demokrasimizin işlerliği bakımından, sıkıntı yaratsa da aşılabilir.

Sağlığımızda hangi yoldan gideceğimizi açık açık söylemenin zamanı geldi.

Demokratik, laik, insan haklarına saygılı, özgürlükleri kısıtlayan değil, geliştirici; kuvvetler ayrılığı olmazsa olmazı; parlamenter sistem özlemini, toplum bilincinin merkezine oturtan politikaların, geleceğimizi daha da aydınlık yapacağını düşünüyorum.

Batı ittifakı içinde olacaksak demokrasimizi güçlendirmeliyiz. Onlarda olanın bizde de olmasını istemek her özgür bireyin hakkıdır.

Asgari müştereklerde birleşin!

 24 Haziran genel seçimleri sizi sandığa çağırıyor; aman gitmemezlik etmeyin!

 Yurttaş olmanın gereğini yapın!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?