Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Üretim rakamları tartışılıyor

İstanbul’da hava parçalı bulutlu, nem 44-45, sıcaklık 24 derece idi. Ordu’da hava ne iyi ne kötü.  Yalnız; dağların zirvelerinde kara bulutlar dolaşıyor. Nem 71 (tövbe tövbe)!  Her yer yapış, yapış. Çaydan çıkmış bisküvi gibi, dağılıyorsun.

Güya, ayağımızın tozuyla, bir aylık ayrılığın cepten değil, sağlığımızdan ne alıp götürdüğünü yazacak; “ya böyle erenler” diyecektik!

Bizim Haber Müdürü Mustafa Kırlak, gardımızı bozdu. İki günlük Olay’ı getirip, masaya bıraktı. Manşetler Ih ıh deyip geçilecek türden değildi.

Şey (INC) toplanmış, İspanya’da! Dünya Fındık rekoltesini ilanen duyurmuş. 1 milyon 47 bin 500 ton! Bu rekoltenin 640 bin tonunu “biz” Türkiye üretiyormuş. Yani, üretimde elimize su dökecek bir babayiğit daha yok. Fındığın yüzde 70’i bizden!

***

Yerel aktörler “Dünya Sert Kabuklu ve Kuru Meyve Kongresi (INC)’nin rekolte tahminini inandırıcı bulmadı.

Şimdi “biz bize” tartışıyoruz. 640 hadi 540 bin ton olsun!  Dünya rekolte tahmini de 947 bin 500 ton olsun!  Ne değişecek?

 Yine biz birinciyiz. Yine biz; dünya fındık rekoltesinin yüzde 70’ini değil de 60’ını üreteniyiz.

***

Kelime oyunlarıyla ha Ali’nin, ha Veli’nin külahı…

Ekonomist Selçuk Şirin yazdı. 3 milyon fındık üreticisi 2 milyar dolarlık dış satıştan elde edilen geliri paylaşıyor.  22 bin çalışanı olan İtalyan Ferrero, fındık mamullerinden kasasına koyduğu 12 milyar dolar… Dünya “devi”!

Bir yıl öncesi ihracat rakamlarını okumanızı isterim. Gürsoy 50 milyon dolar; Ferrero Fındık,  bunun 10 katı 500 milyon dolar!

***

Fındık, Bölgenin kaderi! Dekar başına üretim düşük olsa da fındığın alternatifi yine fındık!

Bakan Fakıbaba nasıl bir hesaplamayla 8 lira 50 kuruş maliyet çıkardı bilemiyorum. Biz fındığı 8 liradan sattık!  Demek ki kilo başında 50 kuruş kaybımız var. Kârda değil, zarardayız. Fındık ağaları kalmadı. Kalanlar ağa değil, zar zor geçinenler! Geçinemeyenler zaten yorganı yatağı denk yapıp çoktan gittiler.  Bağı/bahçeyi konu komşuya, akrabalara “2’sini sen al, birini ver”! 

1950’li yıllarda üçürdüme verenler; 2 alır, bir verirdi. Şimdi bu tersine döndü. Üstüne üstlük, gübre/ilaç/çuval/ çadır da senden…

Bir komşum “alan da kalmadı” dedi. Köyde bir kişi üç/dört komşusunun bahçesini alıp, imar ediyor. Allah ne verirse razı!

***

Oysa üretim, Türkiye’nin olmazsa olmazı…

Turhallılar için şeker pancarı ne ise, fındık da Ordulular için aynı değerde!

BİRLİKLERİN kapısına kilit vuruluyor. İşletmeler tek tek elden çıkarılıyor. Dekar başına doğrudan üretici desteği, üründe verime değil, al ye paracı oluyor.  Bölgede işsizliğe çare değil, göçü de durdurmaya yetmiyor.

Seçimden seçime “Kilo fiyatı 15 lira olacak”, “Fındık Borsası Karadeniz’de kurulacak! Fındığın fiyatını onlar (dış güçler) değil, biz tespit edeceğiz” deseniz de, kimin umurunda!

İnandırıcı bulunmuyor.

Çare?

Çaresi bilinmiyor!

Bir defa kader bellemişiz.

Fındıkla yuvarlanıp gidiyoruz işte…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.