Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

(Yeni) CHP

Benim takıntım (Yeni!) sözcüğüne... AK Parti’nin (Yeni)Türkiye’si ne ise, -Kırk yıllık Kâni, olur mu Yanî- misali (Yeni) CHP’de odur.

 Bugün (Yeni) CHP’nin 35. Olağan Kurultayı var. Yurdun 4’bi tarafından Kurultay delegeler Ankara’ya geldi. Basına yansıdığı kadarıyla (Yeni) CHP’nin gelecek projesi: “Güçlü Yönetim”; “Sert Muhalefet”!

  ***

Görünen köy kılavuz istemez; gerilim siyaseti hiç gündemden düşmedi. Dozunu artırarak devam etmenin demokrasimizin güçlenmesine yararı olacaksa amenna! Buyurun kapılar size ardına kadar açık... 

***

(Yeni) CHP’nin bir dış, bir de iç yüzü var. İçe dönük siyaset, daha çok parti içi demokrasi... Daha çok eğitim... Daha çok ev ziyaretleri... Türkiye’nin düzeninin neden değişmesi gerektiğinin  “ikna” edici bir üslupla anlatılması...

Sonuç: CHP’nin “ağızlara sakız olan” geçmişine yönelik haksız eleştirilerin sonlandırılması lazım...

Pek tabii  “Bu düzen değişmelidir” sloganını da yeniden gündemine almalıdır.

***

Üç aşağı, beş yukarı Kurultay’da bu minval üzeri bir seyir izlenecek...  Genel başkan adayı üç mü, beş mi olur bu konuda henüz bir netlik yok. Bilinen; “Çarşaf Liste” herkesin makbulü?

***

Sık sık CHP; babamın partisi dedim. Babam İsmet Paşacı idi.  Her yıl bahçemizdeki mandalinalardan ‘seçme’ bir sandık İsmet Paşa’ya gönderilirdi. İsmet Paşa bu bölgede portakal-mandalina yetiştiricilerine önemli destekler sağlamıştı.

***

35. Olağan Kurultay öncesi daha ne yazabilirim?

Bizde adettendir; eski defterler karıştırılır. Korkmayın fazla gerilere gidecek değilim: 15 Nisan 2015 Çarşamba günü (“Yeni” Ne Varsa) başlıklı yazımdan kısa bir iki alıntı.

*1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti (DP) Cumhuriyetin tüm “ekonomik” kazanımlarını “her mahallede bir milyoner yaratarak” tüketti.

**

CHP ne zaman iktidara gelme şansını yakaladı (27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat), darbeyi yedi.

***

Gel gelelim, CHP’yi 70 bin kazıkla yerin yedi kat dibine gömdük diyenlere... Yaklaşık 90 yıldır CHP yıkılmadı, küllerinden hep yeniden doğdu. Türkiye’nin demokratik siyasetinin Batı’ya dönük “ak” yüzü olmayı sürdürüyor. Ya diğerleri...

Diyeceğim o ki: Güçlü Yönetim: Halkın içinde halkla birlikte yürümektir. Sert muhalefet ise; Cumhuriyetin tüm demokratik kazanımlarına sahip çıkmakla olanaklıdır..

Başına (Yeni) sözcüğü getirmeseniz de CHP artık, devleti değil, bireyi önceleyen bir politikanın takipçisi...

Sayın Kılıçdaroğlu, ne diyordu: “Siz varsanız, bizler varız.”

Türkiye’de demokratik siyasetin kanallarının açık tutulması için hepimize düşen görevler var: Bilincinde misiniz?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.