istanbul escort kartal escort pendik escort ümraniye escort anadolu yakası escort tuzla escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

Yeniden YÜZDE 10

Büyük, büyük marketler neyin hazırlığında bilemiyoruz. Bizim alanımız yerel marketlerin yüzde 10 indirim konusunda ne yaptıkları...

Ortalıkta indirim ürünleri pek görülmese de ortak söylemleri “Biz haftanın bazı günleri zaten indirim yapıyoruz”!

Yeterli mi?

İşte bilinmeyen denklem bu. Tüketici cephesinde (gazete ve televizyon haberlerine yansıdığı kadarıyla yüzde 10 indirimin de yeterli olmadığına dair söylemler var.

İşin serbest piyasa cephesi bu..

Bir de kamusal cephesi var.

Yeni başkan OSKİ’nin içme suyunun ton fiyatında yüzde 10 indirim yaptığını açıkladı. Tüketici cephesi, otopark ücretleri ile emlak vergilerinde de indirime gidilmesini açık açık beyan etti. Yüzde 10 “Yetmez ama evet” başlığı altında gazetemiz manşetine çıktı.

Demek ki bir beklenti söz konusu, bakalım Büyükşehir meclisi bu konuda da olağanüstü bir toplantı yapacak mı? Bekleyip göreceğiz!!!

***

Kamusal alan sadece yerel yönetimler değil, devletin vergi gelirlerinde de  (bilhassa KDV, -ÖTV de de) indirimler yapması gerekiyor.

Una neden ihtiyaç olduğunu bir defa daha anlatalım:

1929 Dünya ekonomik krizini en kolay atlatan İngiltere gibi emperyal ülkeler iç piyasayı canlandırmak için bir takım tedbirler alıyor. Örneğin paçalı pantolonların yerini, paçasız pantolonlar alıyor. Dokuma tezgâhları 3-4 cm. daha az kumaş, dolayısıyla bunun tüketiciye intikalinde bir indirim söz konusu oluyor.

Türkiye ne yapabilir?

1929 krizi daha çok sanayileşmiş, kent nüfusunun kırsal nüfusundan fazla olan ülkelerde yoksullaşmaya sebep olmuştu. İngiltere sanayisinin (bilhassa tekstil) ürünlerinin ham maddesi dışarıdan temin ediliyordu.. 

 (O zamanın gazetelerinde yayımlanan bir karikatür ünlüdür. Çin’den gelen bir takım alıcılar, bir binanın yan cephe duvarını yıkılarak, büyük bir iş makinesinin dışarıya alınmasını izliyorlar. Bugünkü Çin sanayi o makinelerle atılan temeller üzerinde yükselmiştir.)

***

Bizimki yapay bir kriz. Eskilerin tabiriyle babayani.. 2002 krizi bir anayasa fırlatması sonucu idi.  Bugünkü ise, anayasa filan fırlatmaya gerek duymayacak kadar, açık ve netti. 2008’e kadar ülkeye bol döviz girdisi, 2008’den sonra ise aşağıya doğru inen ekonomik göstergeler.

Uzun uzun anlatmaya kalkmayacağım. Bir örnekle yazıyı bitireceğim.

Türkiye’deki bankalara dışarıdan yatırımcı parası bulan bir Fransız bankasının müdüründen dinlemiştim. Türkiye yüzde 2,5 faizle para buluyordu. Bu para bolluğu çok sürmedi. Bugün günlük ödemeleri için Türkiye, dışarıdan yüzde 12,5 faizle para arıyor.

***

Ekonomiden sorumlu Bakan Berat Albayrak ne dedi?

 2019’da işsiz sayımız artacak.

İşsiz sayısının artması demek, Türkiye’de (genellikle de girdilerinin yüzde 80’ni dışarıdan dövizle temin eden kuruluşlar) işlerin daha da kötüye gideceğidir.

Çare:

Kemerlerinizde delik kaldıysa, sıkmaya devam edin.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.