Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
O.Rüştü  BAŞ

O.Rüştü BAŞ

 Zam Yok!

 

 Çokça dile getirildiği için, yazının başlığını “Zam Yok” koydum. Aslında zam var! Yalnız, zammın adı değişti: Fiyatlarda ayarlama yapıldı. Örneğin; toplu taşıma araçlarında 2 lira 30 kuruş olan indi/bindi ücreti, yeni hizmete giren araçlarda 2 lira 50 kuruş oldu. Siz fazladan verdiğiniz 20 kuruş zam olarak görmediğiniz müddetçe, o zam sayılmaz, fiyat ayarlamasıdır.  Nitekim bu fiyat ayarlamasının nedenleri üzerine bir sohbete yandan müdahil olduk.

Efendim bu 20 kuruşlar 65 yaş üstü ücretsiz taşınan yaşlılar için alınıyormuş.

Eğri oturup, doğru konuşalım: İmdi benim yaşımda olanlar sokağa çıkmasın mı? Bir iki esnafa uğrayıp hal hatır sormasın mı?  Onların günlük hayata katılması, eksi (zarar) olarak hesaplanırsa yanlış yapılır. Her sokağa çıkanın cebinde o gün harcayacağı 5-10 lirası vardır. Bu paranın aktif nüfus sayısı arttıkça daha da çok esnafı sevindireceğini bilmez misiniz?

***

Zam üstüne zam aslında unlu mamullerde…  Başta ekmek! Siz uzun zamandır ekmeklere zam yapıldığını duydunuz mu? Ben duymadım. Yalnız, fiyat sabit kalsa da ekmekler küçüldükçe bunda bir cinlik var, dedim.

Bula bula ne buldum; söyleyeyim:  Halkın temel gıdası ekmek…  Köyünde tarım yapan ve ekip diktiği ile yetinen o nüfus bugün kentlerde yaşıyor… Üretimden koptular…  Üretmeden yaşıyorlar… Kırsal nüfus bugün yüzde 27’i bandında… Kentlerin nüfusu son 50 yılda hızla arttı.  Her 100 yurttaşın 73’ü kentlerde… Günümüzün işsizi artık kırsaldaki “gizli” işsizler değil, alenen sokaklarda karşılaştığımız insanlar… Onlar için bu yüksek yüksek binalar yapılıyor… Onlar için bankalar; mesken kredileri, araç kredileri veriyor...

Gel köyümüze gidelim desem… Bu özlemden öte bir şey değil ki… Politikalar da buna göre planlanıyor…

Dün, çok değil geçmiş zaman… “Her sokak başında bir kahve açılıyor” diye yazılır/çizilirdi gazetelerde… Valiler, emniyetin asayişten sorumlu birimleri, kıraathanelere sınırlama getirmeye yanaşmazlardı. Gerekçeleri de: köyden/kentten gelen insanlar sokaklarda aylak aylak dolaşsınlar mı!?

Bu, bugünde geçerli... İşsizler sokakta aylak aylak dolaşsınlar mı? Demek ki; bir bardak çay yüz kuruş olsa da, kıraathaneler toplulukları bir arada tutmakla kalmıyor, asayiş yönünden de (suç sınırından uzakta tutmakla) faydalı bir hizmet veriyor. 

***

Bugün Türkiye ekmeklik buğdayının bir bölümü, ithal ediliyor.  Rakamla,  şu kadar ton demeyeceğim. Daha farklı bir yaklaşımla işin “PÜF” noktasını yazacağım.

Örnek: İngiltere!

DİSK Hukuk Müşaviri Engin Ünsal’dan dinlemiştim..  İngiltere ekmeklik buğdayının dörtte birini ülke içinden sağlıyor; dörtte üçünü ise ithal ediyor.

İngiltere ülke içindeki üretilen buğdayı (üreticiyi teşvik için) kilosu 6 liradan alıyor, ekmeği ise kilosu 4 liradan satıyor.

-Bu nasıl olur, diye sorduğumda şu örneği verdi:

İhtiyacı: 400 kg. Buğday!

Bunun 100 kg. kendi üreticisinden…  600 TL ödenerek alınıyor

Geri kalan 300 kg. ise (bizim gibi buğday ekim alanları geniş olan ülkelerden) kilosu 125 kuruştan 375 lira ödenerek 300 kg. daha buğday alınıyor. Bunlar harman yapıldıktan sonra, ekmeğin kilosu 4 liradan satılıyor.

 

400 kg. buğdaya ödenen: 375+600= 975 TL.

400 kg. ekmeğin satışından elde edilen: 4X400=1600 TL.

İşletme masrafları (?) dâhil elde edilen kar (?) 675 TL.

***

Demek ki (et ithalinde olduğu gibi), zamsız bir hayat oluyor. Bırakın zammı, fiyatlarda indirim bile yapabilirsiniz…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.