Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Özcan GÜRSOY

Özcan GÜRSOY

ACİL’E ACİL MÜDAHALE

Acil servisler gerçekten acil hastalara bakmak üzere çalışan bir servis mi, yoksa rutin poliklinik muayenelerin yapıldığı bir yer mi? Bu konu artık açıklığa kavuşması ve vatandaşa anlatılması gereken acil bir konu haline geldi.

     Acil servisler aslında acil müdahale edilmesi gereken hastalara hizmet için varlar, adı üstünde acil servis, ancak anlayış tamamen değişti ve günlük rutin muayenelerin yapıldığı polikliniklere dönüştü. Böyle olunca da gerçekten acil hastalar için yapılması gereken işlerin de aksamasına neden oluyor maalesef.  Hem de bir sürü curcuna , bir sürü itiş kakış , bir sürü şikayet..

      Eşten dosttan,  buralar ile ilgili, özellikle Ordu Devlet Hastanesinin acili ile ilgili son zamanlarda epey şikâyet duymaya başlamıştım. Hastaların çok beklediği, yeterince ilgilenilmediği, doktorların  sayı olarak yetersiz olduğu , sıralama sistemine uyulmadığı ,kalabalık ve kabalık bir araya gelince bir curcunadır gittiği şeklinde şikayetler...

     Hastanelerle pek aram olmadığı için kolay kolay gitmek istemem, yani mecbur kalmadıkça gitmem hastaneye. Ancak son zamanlarda biraz da tabiri caizse nüfus kâğıdı herhalde eskimeye başladı, yolum fazla düşer oldu hastanelere. Son yıllarda, özellikle son on yılda hastanelerimizde gerek teçhizat, gerekse hizmet alanında büyük gelişmelerin olduğu bir vakıa. Yıllarca büyük şehirlerde, araya hatırı sayılır insanlar sokularak ve çok yüksek miktar paralarla yapılan önemli ameliyatların artık hastanelerimizde sıradan ameliyatlar halinde yapılır olduğunu görmek, bıçak parası ve özel muayenelerden geçen tedavi yöntemlerinin artık tarih olduğuna şahit olmak güzel gelişmeler. Zaman zaman doktor ve diğer sağlık personelinin hastalar nezdinde “karakol komutanı gibiler sanki” imajı da gerilerde kaldı diyebiliriz. Ancak acil servislere acilen neşter vurulması gerektiği de acil bir vakıa. Hastaların çoğu yeşil alan hastası yani normal rutin hastalar. Belki de yüzde 80’i bu hastalar. Ayağını ayakkabı vurduğu için geleni mi dersiniz, kaşıntısı olduğu geleni mi dersiniz, mesai günü hastaneye gelemiyorum o yüzden acile geldim diyeni mi dersiniz, uykusu kaçtığı için geleni mi dersiniz, bir aydır başım ağrıyor, tansiyonumu son zamanlarda düşüremiyorum, sırtımda bir haftadır ağrı var onun için geldim diyeni mi dersiniz, son zamanlarda kendimi pekiyi hissetmiyorum diyeni mi dersiniz her türlü hasta acilde. Hatta bir yerden duydum, saçı beyazladığı için bile gelen olmuş acile.  Hâlbuki bunların hepsi normal rutin poliklinik muayenesi yapılması gereken hastalar. Efendim gündüz poliklinik kalabalık oluyor, o yüzden buraya geldim diyorlar bir de açıkça. Öncelikle bu konularla ilgili yeterince bilincin vatandaşlarımızda oluşturulması gerekiyor.

    Tıpta Acil durumdan kastedilen, müdahale edilmediği takdirde 24 saat içerisinde uzuv, işlev ya da can kaybına yol açabilecek durumlardır.

    Hastanelerde  acil servislerde uygulanması gereken talimatlara  göre, hastaya yapılan tiraj işlemiyle hastanın ne kadar acil olduğuna bakılır, kalbi durmuş, nefes alamayan hastalar en acildir ve kırmızı alana alınır . Kalp krizi, inme ve ağır yaralanmalar sarı alanda müşahede altına alınır, bunların dışındakiler ve buralardan normal bakım gerektirenlere ise yeşil alanda müdahale edilir.

Normal şartlarda acil olmayan hastaların acile kabul edilmemesi gerekir ama hadi bir hastayı geri çevirin bakalım acilden o zaman seyreyleyin siz gümbürtüyü.  ABD’de acile gelen hastalardan hatırı sayılı ücret alınır ve muayene ve işlem neticesinde gerçekten kişi acil hasta sınıfına giriyorsa parası sonra iade edilir, yok eğer poliklinik muayenesi gerektiren bir durumsa parasını geri alamaz. Sanırım bu sistem ancak acil servisleri bu curcunadan kurtarır ama siyasi nedenlerle bu kararı hiçbir hükümet alamaz. Öyle ya oy gider, acil hastalardan para alıyorlar diye ortalığı ayağa kaldırırlar. Peki, nasıl çözülecek bu durum?

    Hafta sonunda yüksek tansiyon ve şiddetli baş ağrısı şikâyetiyle Ordu Devlet Hastanesi aciline gitmek mecburiyetinde kaldım. Bir sürü sıra var. Herkes burnundan soluyor. Bir bayan doktor hanım gördüm, gerçekten koşturup duruyor, bir oraya bir buraya yetişmeye çalışıyor. Diğer doktoru soruyorum, yemeğe gittiğini söylüyorlar, başlıyor millet bağırmaya ; “nerde bu devlet, nerde bu millet, yok mu bizi kurtaran” sendromu,  yandık bittik, bu kadar sıra varken doktor yemeğe mi gider, koysunlar buraya birkaç doktor daha gibi bağrışmalar. Derken doktor geliyor yemekten, bir anda onlarca kişi dalıyor doktorun odasına. Doktor ne yapsın, güvenliği çağırın diyor, güvenlik geliyor ama o da bir şey yapamıyor. Bari bu sistem çözülene kadar yeşil alan doktoru sayısını artırsınlar diyorum. Yani poliklinik doktoru sayısını artırmakta fayda var. Bir taraftan da yetkililer ve bakanlık bu sisteme bir çözüm bulmak için kafa yorsun artık.

Hülasa acil servisler alarm veriyor. Acilen müdahale gerekiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?