Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Özcan GÜRSOY

Özcan GÜRSOY

AR-GE Mİ,  O DA NE OLA Kİ?

NASA (Amerika Milli Havacılık ve Uzay dairesi)  Amerika’nın beynidir. Amerika’yı Amerika yapan ve dünyada borusunu öttüren kuruluşudur. Her yıl bütçeden milyarlarca dolar bu bilim merkezindeki araştırmacıların hizmetine verilmiştir.  Yüzlerce bilim adamı bir buluş yapsın yapmasın, çok yüksek maaşlarla burada çalışmakta, bazen bir ömür boyu herhangi bir buluş yapmadan oradan emekli olmakta ve yine de maaşını almaktadır. Yeter ki yüzlerce bilim adamından sadece birkaç tanesi bile yeni ve önemli bir buluşa imza atsın yeter. Amerika’yı bir sanayi işletmesi sayarsanız NASA’da bu işletmenin AR-GE’ sidir bir bakıma.

AR-GE,  yani Araştırma ve Geliştirme şubesi büyük sanayi ve işletme kuruluşlarının olmazsa olmaz bir şubesidir ve muhasebe, İnsan kaynakları, lojistik, teknik servis v.b. şubeleri gibi bir işletmenin iç kuruluş organizasyonunun mutlaka olması gereken bir departmanıdır. Dünyada büyük işletmeler en büyük bütçelerini AR-GE’ye ayırırlar ayakta kalabilmek için. Amerika’nın NASA’sı gibi.

 Çağımızda her alanda hızlı bir gelişme vardır. Üretim, rekabet, pazarlama ve fiyat süreçlerinde baş döndürücü gelişmeler yaşanmaktadır. İşletmeler yenileşmek ve piyasaya yeni ürünler sürmek zorundadır.  Mevcut ürünlerine yeni pazarlar bulmak zorundadır. Rakip ürünleri yakından takip etmeli, rekabet gücünü korumalı ve artırmalıdır. Bilişimin hızla geliştiği günümüz rekabet ortamında,   ürünleriyle ilgili bilgileri yönetime hızla sunmalıdır. Üretimin maliyetlerini düşürmenin yollarını aramalıdır. İşletmenin verimliliğinin artırılması için her türlü araştırma ve geliştirmeyi yapmalıdır. Yaratılan artı değerleri, uygun ve yeni yatırımlara yönlendirmelidir. Bütün bunlar için de yetenekli, bilgili, uzman, teknik ve yenilikçi beyinlerin oluşturduğu AR-Ge şubesi, sürekli olarak araştırmalarını yaparak,  işletmenin daha ileriye gidebilmesi için yönetime devamlı ve hızlı bilgiler sunmalı  ve firma sahibinin ufkunu açabilecek çalışmaları yapabilmelidir.

 Ülkemiz bu açılardan maalesef zayıftır ve bu nedenle bazı işletmeler zamanla kapılarına kilit vurmaktadırlar. ORDU’muz ise çok daha zayıftır ve hatta AR-GE’ye ayrılan pay yok denecek kadar azdır.

Ordu tarım ağırlıklı bir ekonomiye sahiptir ve sanayisi yeterince gelişmemiştir. Mevcut sanayisi daha ziyade fındık kırma, işleme ve fındık mamulleri üretimine yöneliktir. İşgücü talebi göstergelerine göre özellikle Fatsa bölgesi olmak üzere hazır giyim imalatı sektörü de ikincil derecede önemli bir üretim sektörüdür. Dış ticaret verileri daha ziyade fındık sektöründeki gelişmelere göre şekillenir.

DOKA ( Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı)’nın 2016 yılı raporuna göre, Ordu ili genelinde 2015 yılı aralık ayı sonu itibarıyla 14.815 kişinin istihdam edildiği sanayi sicil belgeli 577 adet iş yerinde Ar-Ge birimi bulunan firma sayısı ise sadece 9’dur. Kalite kontrol birimi bulunan firma sayısı ise 56’dır.  AR-GE’ye çok düşük bir pay ayrılmıştır. Bu giderin tamamı da personel gideridir. Mevcutlar da işini tam olarak yapmamaktadır. Yani Ar-GE’deki personel sadece maaş almıştır veya patronun verdiği başka ek görevlerle uğraşmıştır. Bizde sanayide hep patron düşünür, karar verir ve yapar, personel de günlük rutin işleri götürür. Yani en büyük AR-GE’ci patrondur.  Yeni gelişmeleri patron düşünür, patron yapar . Belki bazen genel müdürler yenilenme için uğraşırlar,  hepsi o kadar.

 

AR-GE neticesinde firma,  yeni bir buluş ve yeni bir ürün geliştirir ve patent için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına başvurur. Yeni patent yeni bir ürün demektir. DOKA’nın 2016 yılı raporuna göre Türkiye’de 1995 - 2015 yılları arasında 8549 toplam patent tescil edilirken, Ordu ili için sadece 6 patent tescili yapılmıştır. Yani 577 firmadan sadece 6 adet patentin kabul edilmesi Ordu sanayisinin bu alandaki en büyük zafiyetidir.  Özellikle fındık sanayimizin daha da gelişmesi ve pazara yeni mamullerin sunulması için firmaların etkin araştırmalar yapmaları, üniversite, kamu ve özel sektörün bu alandaki işbirliğinin geliştirilmesi ve güçlenmesi için koordineli çalışmaların yapılması şart ve gereklidir. 

Ordu’da imalat sanayinde AR_Ge’ye ayrılan payın çok düşük olmasının esas nedeni,  AR-GE kültürünün zayıf olmasından kaynaklanmaktadır. Sanayi kuruluşundan çoğunun patronuna  "AR-GE nedir, AR-GE şubeniz var mı?”  diye sorsanız, alacağınız cevap “O NE Kİ BİRADER” olur. İzah ederseniz,  o zaman da “ O İŞİ BEN YAPIYORUM” olur. Bu ise rekabet ve gelişmenin önündeki en büyük engeldir.

 

AR-GE konusunda firmalarımıza en önemli yol gösterici kurum ise üniversitelerimizdir.  Üniversitelerimizde yapılan araştırmalar ve geliştirmeler sanayi kuruluşlarımıza yansımadığı gibi sanayi kuruluşlarımızın çabalarından da üniversitelerimiz çoğu zaman habersizdir. Firmalarımız ile üniversite ve yüksek okullarımız işbirliği içerisinde olmalıdır.

 

Ancak, ilgili ve yetkililer tarafından firma sahiplerine öncelikle şu “AR-GE nedir, ne değildir, ne işe yarar”  bunlar anlatılsa galiba daha doğru olacak gibi.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?