OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Soru şu...
Tam 40 yıldır bu FETÖ denen hain örgüt her yerde var,  her yere sızmış. Gazeteleri,  televizyonları var, bangır bangır biz buyuz diye ortalıkta bağırıyorlar. Adliye, askeriye,  eğitim,  bankacılık,  ticaret. Her alanda varlar. 40 yıldır sağdan sola, merkezden askeri yönetimlere kadar her yelpazeden hükümetler gelmiş geçmiş.
   MİT,  GENELKURMAY,  EMNİYET,  ADLİYE ve HÜKÜMETLER. Hiçbirisi de fark edememiş mi bunların bir gün orduyu darbe ile ele geçirip yönetime el koymak isteyebileceklerini?
Herkes mi uyumuş?
    Ecevit, Demirel,  Erbakan,  Çiller,  Türkeş ve  gelmiş geçmiş tüm siyasiler,  siyasi partiler. Hiçbiri uyanamamış,  öngörememiş,  üstelik sırtını sıvazlayıp palazlandırmışlar. Sağ cenah,  muhafazakâr ve dini bir cemaat olduğu için, sol cenah (Ecevit gibi) çağdaş!  ve laik bir din adamı! olarak gördükleri için  desteklemekte bir beis görmemişler ve ne  istediyse vermişler Fethullah Gülen ve cemaatine.
   Sonra Erdoğan devletin içinde kucağında bulmuş bu hain güruhu, ama O da her ne kadar hep mesafeli olsa bile Fethullah denilen bu alçağa; dindar insanlardır,  namazında niyazında insanlardır deyip devam etmiş bir süre onlarla çalışmaya. Ta ki, Erdoğan dershaneleri kapatacağını söyleyene kadar.
   Yani Herkes, uyumuş mu? 
   Elcevap:  Evet,  hepsi maalesef uyumuş ve hiçbiri bir gün bunların silahlı bir kalkışma ile ortalığı yangın yerine çevirip idareyi ele geçirmek isteyebileceklerini akıllarından bile geçirmemişler. Hatta çoğu alt kademedeki mensupları bile bilmiyorlardı ilerde böyle bir hareket yapabileceklerini.
   Peki,  bunlardan uyudukları için hesap sorulmayacak mı?
    Hayır.. Çünkü hesap sorma mevkisinde olanlarda uyumuş..
   Neden öngörememiş devlet ve hükümetler bunların böyle bir alçaklık yapabileceklerini?
    Bunu kendimden ve kendi askeri yaşamından örnekle açıklamak isterim.
     90'lı yıllar. Sinop'ta GES komutanlığı bünyesinde görev yapıyorum.  Yüzbaşı rütbesindeyim ve  operasyon subaylığı yapıyorum. Komuta ettiğim personel arasında az da olsa bu cemaate mensup astsubaylar da var.  Fakat hepsi de görevini çok iyi yapan,  mesai mefhumu bilmeden çalışan insanlar. Diğerleri,  tabiri caizse mesai bitse de gitsek anlayışında iken bu insanlar 24 saat göreve hazır,  gel deyince gelen,  git deyince giden,  görevine bağlı ve amirlerine gerçekten güven veren personeller.   Böyle olunca iyi sicil de alırlardı amirlerinden. Namazında niyazında oldukları için daha da bir güven verirler size. Bazen mesai saatleri dışında bazı evlerde toplanıp sohbet toplantıları ve ibadet yaparlardı. Oralarda dini sohbet yaptıklarını ve ibadet ettiklerini bilirsiniz ama mesailerini ve işlerini hiç aksatmadıkları ve hep fedakarane çalıştıkları için çok da ilgilendirmez sizi mesai dışında ne yaptıkları. Öyle bir takip göreviniz de yoktur zaten. Gerek görevlerinde,  gerekse görev dışı zamanlarda dört dörtlük bir personeldirler.  Kısaca hiçbir zaman aklınızın ucundan bile geçmez bu insanların bir gün gelecek,  ellerindeki devletin verdiği  silahı milletin üzerine doğrultup ortalığı yangın yerine çevireceklerini.
     Güven, özellikle askeri yaşamda çok önemlidir. Genelkurmay Başkanı Akar, yanında yıllarca birlikte çalıştığı emir subayına çok güveniyordu ama 15 Temmuz akşamı ona silah çekebilen kişiydi aynı zamanda o emir subayı.  Kuvvet Komutanları da öyle. En güvendikleri personel olan yanlarındaki emir subaylarının FETÖ'cü olacaklarına kırk yıl düşünseler inanmazlardı. Cumhurbaşkanı,  yaverleri olan Albayları kendi seçmiyor ki. Onlar da Genelkurmay'dan gönderiliyorlar. Genelkurmayın bilemediğini o nereden bilsin.
   15 Temmuz darbe teşebbüsü başarılı olamadı.  TSK'nın vatansever subay,  astsubay ve personeli ile emniyet ve halkımızın cesaret örneği davranışı sayesinde bertaraf edildi bu hain teşebbüs. Ancak,  eğer bu kalkışma başarılı olsaydı,  unutmayalım ki şu anda darbe karşıtı olduğunu söyleyen daha yüzlerce gizli FETÖ'cü aktif bir şekilde darbenin ta içinde  yer alacaklardı.
    Diğer kurumlar için bir yorumum olamaz,  ancak, eski bir ordu mensubu olarak şunu söyleyebilirim ki,  askeriyemiz maalesef daha temizlenmedi bu güruhdan.
     Bunlara medyada son zamanlarda uyuyan hücreler diyorlar.  Tam tersine uyumayan aktif hücrelerdir bunlar.
AMAN DİKKAT...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.