Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Özcan GÜRSOY

Özcan GÜRSOY

KARADENİZ, ORDU VE  İÇİMİZDEKİ ZEHİR…

Üniversitede dostum bir öğretim görevlisi arkadaşımla sohbet ediyorum. İstanbullu kendisi. Şunu söyledi bana laf arasında.  Unutma, dedi, çok güzel bir memleketiniz var.  Harika doğası, yeşili - mavisi, oksijeni, deresi tepesi ile dünya güzeli bir coğrafyada yaşıyorsunuz. Tabiat ile iç içe yaşamak, sağlık demek, huzur demek. Köyleriniz  bir başka.  Adeta  altından ırmaklar akan cennetler gibi. Ve lakin dedi, kusura bakma ama aynı şeyi insanları için söyleyemeyeceğim. İlk bakışta
çok insan canlısı  ve sevimli,  dostça ve  cana yakın gibi duruyorlar. Ama daha sonra içlerine girdikçe ve tanıdıkça görüyorsunuz ki gerçek hiç de öyle değil.  Hasetlik, kıskançlık, dedikodu, birbirini çekememezlik, yüze gülüp arkadan konuşmak adeta hayatın normal tarzı gibi bu yörede. Sahi niye böyle dedi. Tabi doğru dürüst cevap veremedim, birkaç kem küm o kadar.
Aslında aynı şeyleri Ordu’ya tayin olup gelen bürokrat bir dostum da ifade etmişti. Memleketiniz çok çok güzel ama deyip uzun uzun methettikten sonra  o da bu olumsuz yanımızı biraz da üzülerek  anlatmıştı.
Uzun yıllar memleketimden ayrı kalıp döndükten sonra doğrusu aynı şeyleri ben de  fark ettim. Aslında yalnızca bize değil  Ordu, Giresun ve Trabzon yörelerimize has bir durum bu maalesef.  Birbirlerine çok yakın komşu, arkadaş grubu, aynı işyeri, aynı köy, mahalle, ev, apartman, aynı site içerisinde yaşayan insanlarımız arasında bu olumsuz özelliğimize hemen ve çok kolaylıkla şahit olabilirsiniz.    
Hasetlik, kıskançlık, birbirlerini çekememe, arkadan konuşma ve kindarlığa varan ilişkilerimiz. Biraz yol alıp ileriye gitmeye, yukarı çıkmaya çalışan en yakınları bile olsa paçalarından tutup aşağıya çekmeye çalışan bir toplum yapımız var ne yazık ki.    
Şu üç komşu şehir bile maalesef yeri geldiğinde birbirlerini çekemeyen üç insan gibi. Birisine bir yatırım gelirken öbürü engellemeye çalışır.  Ordu, Giresun ve Trabzon arasında spordaki rekabet hasımlık derecesinde.  Ordu’ya havalimanı yapılması ile ilgili proje konuşulmaya başladığında, Trabzonlu bir işadamı dostum, bu havaalanının ne kadar gereksiz olduğunu anlatmıştı bana uzun uzun...   
 Herhangi bir kişiye  Ordu  deyince aklınıza gelen olumlu üç veya dört şeyi sayın diye sorsanız, alacağınız cevaplar; Boztepe, fındık, soya fabrikası ve belki Çamsan olur. Aynı soruyu dışarıdan birilerine Ordu hakkında  aklınıza gelen olumsuz bir şeyi söyleyin derseniz alacağınız cevap maalesef yukarıda bahsettiğim bu olumsuz hasletlerimiz olur.
 Bu kıskançlık ve hasetlik nedir. Nedir birbirlerimizden alıp veremediğimiz.
Her şeye menfaat noktasından yaklaşmak, yongayı hep kendine yontmak, dedikodu üretmek, iş  üretenlere hep kuşku ile bakıp iftira atmaya çalışmak. Biraz ileriye giden insanlarımızın yaptıkları güzel  işlerin arkasında hemencecik ve çok kolaylıkla bir çapanoğlu aramak.  Hep komşumuzun bardağının  bir damlacık bile olsa boşunu görüp şikayetçi olmak ve derhal yaygarayı basmak ama kendi gözündeki koskoca merteği  görmemek. Bunlar adeta hayatın normal akışı olmuş yöremizde.
Kimse kızmasın durum bu ve herkes etrafında bu durumun şahidi.   
Unutmayalım;  dünyadaki en huzursuz kimse,  gönlünde haset ve kin tutandır.  
Yakışıyor mu bu güzel memlekete ve Allah’ın bahşettiği cennet gibi bir diyarda yaşayan insanlarımıza.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?