Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Özcan GÜRSOY

Özcan GÜRSOY

MİLLİ ORDUYA DOĞRU

Emekli bir ordu mensubu olarak,  bugün bu güzide kurumumuzdaki gelişmelerden  ve son dönemlerdeki "Milli Ordu" ya doğru evrilmeden pek mutlu olduğumu söylemeliyim.
    Türk Ordusu tarihte,  sayıca dünyanın en büyük orduları arasında gösterilir ve gücünü biraz da sayısından alırdı.
   Tarih derslerinde savaşlardan ve ülkelerin yıkılışından bahsederken  hep "sayısı şu kadar olan şu ordu ile sayısı bilmem ne kadar olan şu ordu şu meydanda karşı karşıya geldi ve sayıca üstün olan şu ordu meydan savaşını kazanarak şu devleti tarih sahnesinden sildi" gibi ifadelerle karşılaşırız.Gerçekten ordular gücünü geçmişte hep sayısından alıyordu.  Yakın zamanlara kadar da bu hep böyleydi. Tarihteki Türk devletlerinin askeri gücü de,  tamamen sayı  gücüne ve biraz da asker millet yapısına dayanıyordu.
   Ülkelerin askeri gücünde sayı hala önemli,  ancak çağımızda,  ancak çağımızda orduların gücü artıkteknolojik gelişmelerden istifadede ve  buna bağlı olarak da yapısındaki "milli" likte diyebiliriz. Büyük ve emperyalist devletler dünyanın ta öbür uçlarında hakimiyet kurmak isterken dayandıkları güç de tamamen askeri yapılarındaki bu özelliklerinde.  İşte Amerika, İngiltere,  Rusya gibi devletler Ortadoğu ve Atlantik ötesi dünyada söz sahibi iseler tamamen bu güçlerine dayanıyorlar . 
 Türk Ordusu da son dönemlerde yapısını  hızla yeni teknolojik silah ve teçhizatlarla millileştirmekte.  Karada,  havada ve denizde hatta uzayda bile milli ataklar yapılmakta. 2000 li yılların başında,  bundan 15 yıl önce Savunma sanayiinde milli katkı oranı yüzde 20 lerde  ve dışa bağımlılık yüzde 80  iken, milli katkı oranı bugün yüzde 60 ların üzerine çıkmıştır.  Bu sevindirici bir gelişmedir. Geçmişte hiçbir dönemde olmadığı kadar milli projeler devreye alınmıştır. Sayın Başbakan  geçenlerde açıkladı. Bu yıl tam 123 milyar dolarlık 460 adet proje üzerinde çalışılmakta. Bunlar arasında "Milli Uzay Ajansı" nın kurulması da var.
   Uzayda uydularımız da var ancak bu uyduların da  yerli kaynaklarla yapılması önemli.  Şimdi bunun çalışmaları da yapılmakta ve gerçekten bu önemli bir gelişme. Milli bir savunma sanayii için bugün binden fazla küçük, orta boy ve büyük şirket,  üniversitelerimiz ve araştırma kuruluşlarımızın bir araya gelmesiyle milli bir savunma sanayimizin altyapısı oluşturulmuş ve  hep birlikte bu projeler üzerinde çalışmaktadırlar. Ne yazık ki son dönemlerdeki kısır siyasi tartışmalardan ve sosyal medyadaki absürt goygoycu yürüyüş haberlerinden   bu güzel gelişmeleri vatandaşlarımız duyamamaktadır.
   Bugün dünyanın 100 büyük savunma sanayi firması arasında 2 de Türk firması vardır ve gelecek yıllarda bu sayının artması beklenmektedir.
   Rakamlarla ifade etmek gerekirse ;
   -savunma sanayiinin cirosu 10 yılda 1 milyar liradan 20 milyara çıktı,
   -sektörün cirosu 250 milyon dolardan 6 milyar dolarlara çıktı, hatta bunu üçte biri seviyesinde ihracat da yapılmıştır,
   - ARGE'ye ayrılan pay 2 milyar liradan 20 milyara,  bu alanda çalışan personel sayısı 29 binden 123 bine çıktı.
   - şu anda 460 proje üzerinde çalışılmakta ve bunun cirosu 120 milyar dolar civarındadır.
    Karada Altay tankı,  milli piyade tüfeği, zırhlı araçlar,  tanksavarlar, güdümlü roketler ve seyir füzeleri milli güvenliğimizdeki çok önemli gelişmeler olup bu alanda dost ve müttefik ülkelere de yapılan ihracat ile milli  bütçeye gelir de kazandırılmaktadır.
   Denizde MİLGEM korveti, botlar,  denizaltı ve amfibi gemileri kendi tersanelerimizde kendi mühendis ve işçilerimiz tarafından tamamen milli projelerle yapılmakta ve Deniz Kuvvetlerimize katılmakta, bu alanda başka ülkelerden de satın alma talepleri gelmektedir. 4. MİLGEM FORVETİ yapıldı 5. si de geçen ay denize indirildi. Şimdi Uçak gemisi tartışmaları bile başladı.  Doğru veya yanlış bu tartışmaların yapılması bile önemli bir gelişme. Şu anda askeri ve sivil tersanelerimizde 10 adet gemi projesi devam ediyor,  şu ana kadar 14 adedi bitti. Sivil olduğu gibi Askeri gemi inşasında dünyanın sayılı ülkeleri arasında bulunuyoruz.
   Havada Atak helikopteri, Hürkuş uçağı,  deniz karakol uçağı,    Anka ve Bayraktar insansız hava araçları milli savunma envanterimize katılmış sıra kendi savaş uçağımızın yapımına gelmiş ve bunun üzerinde de çalışılmakta. Kendi savaş uçağımızla birlikte uçak motorunun da yerli kaynak ve tecrübelerle yapımı için çalışmaların devam ettiğini de biliyoruz.
   Göktürk-1 ve göktürk-2 uydularımızdan sonra tamamen yerli uydularımızın uzaya fırlatılması çalışmaları da başladı.
   Kendi milli piyade tüfrğimiz MPT-76 silahlı kuvvetlerimizin envanterine girmiş ve terörle mücadelede son dönemlerdeki güvenlik güçlerimizin başarısında çok önemli katkıları olmuştur. Piyade tüfeği konusunda dışa bağımlılıktan kurtulmuş olmak son derece önemli bir millilik hamlesi sayılmaktadır.
   Özetle belirtmek gerekirse,   ülkemizin güvenliği açısından iç ve dış tehditlere karşı mücadelede çok önemli bir unsur olan milli savunma sanayimizin çalışmaları ve hamleleri ile  Ordumuzun" MİLLİ ORDU"ya doğru evrilmesini görmek elbette sevindiricidir.  Ancak bir o kadar da önemli olan personel zafiyetliği açısından büyük bir tehdit olan FETÖ unsurunun gözardı edilmemesi de her şeyin önünde gelmektedir. Milli yapı ile birlikte milli ruhu taşıyan personele sahip olmak da" MİLLİ ORDU" açısından olmazsa olmazlarımızdandır. Bu alanda ise ne yazık ki  kat edilecek daha birçok mesafemiz vardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.