TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Özcan GÜRSOY

Özcan GÜRSOY

TÜRKİYE’YE UÇAK GEMİSİ GEREKLİ Mİ?

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız artık kendi uçak gemimizi yapmamız gerektiğini söyleyerek bu alanda yeni bir tartışma başlatmış oldu. Ancak Türkiye’nin gerçekten bir uçak gemisine ihtiyacı var mı? Bu hususta askeri uzmanlar, akademisyenler ve siyasiler ikiye ayrılmış durumdalar. Stratejiciler farklı faraziyeler öne sürmekte ve kimisi gereksiz olduğunu söylerken, kimileri de Cumhurbaşkanımız gibi artık bir uçak gemimizin olması gerektiğini ifade etmekteler.

    Halen yapımı devam eden ve 2021’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığının envanterine girecek olan TCG ANADOLU, üzerinde uçak ve helikopter de taşıyacak olan ve İspanyolların Juan Carlos adlı uçak gemisinin benzeri bir büyük askeri gemimiz. Yoksa biz Uçak gemisi yapmaya başladık da bizim haberimiz mi yok. Hatta bazı medya organları TCG ANADOLU’yu bir uçak gemisi olarak tanıttı okuyucularına. Ama bu doğru değil. Bu geminin amacı uçak taşımak değil. Görevi tankları, amfibi zırhlı araçları ve amfibi taburunu düşman bölgesine taşımak ve çıkarmak. Yani asli görevi çıkarma. Cumhurbaşkanımız da artık uçak gemimiz olmalı dediğinde de zaten işin doğrusunu öğrenmiş olduk.

         Uçak gemisi Türkiye’nin ihtiyacı değil diyenlerin argümanları şöyle. Biz ABD, İngiltere, Fransa veya Rusya gibi sömürgeci ve emperyalist bir devlet değiliz. İngiltere’nin Falkland adaları gibi denizaşırı alanlarda topraklarımız ve sömürgelerimiz yok. Dünyanın süper gücü değiliz veya böyle bir amacımız da imkanımız da yok. Denizaşırı alanlarda askeri operasyonlar yapacak değiliz. Uçak gemisi, üzerinde uçaklar, helikopterler, nakliye uçakları olan yüzen bir hava üssü. ABD’nin böyle yılın 12 ayı denizaşırı dünyada gezen gemileri var. Çünkü emperyalist bir ülke. Bu gemilerin her birinin 5-6 milyardan 15 Milyar dolara kadar olan maliyetleri var. Bir uçak gemisi demek en az 15 tane Osman Gazi Köprüsü demek. Yani bir uçak gemisinin maliyeti ile 15 tane Osman gazi köprüsü yapılır. Bu gemilerin idame ettirilmesi için olan giderleri ise ayrı bir hesap.  Üzerinde 20 uçak taşısa en az 2 milyar dolar onlar yapar. Helikopterler ve İçindeki mühimmatlar hariç. Her yıl açık veren bir bütçe ile bu gemiler Türkiye’nin iflas etmesine neden olur. Bu gemileri korumak için de ayrı bir deniz gücü lazım.  Ayrıca Türkiye’nin muhtemel hasım ülkeleri ve tehditleri hep yakın çevresinde. Ege, Akdeniz ve güneyimiz yakıcı sorunların olduğu bölgeler. Bunlar için zaten Türkiye’nin kendisi bir uçak gemisi gibi ve ayrıca uçak gemisine ihtiyaç yok. Karadeniz için zaten uçak gemisine ihtiyaç yok.  Türkiye’nin çok ötelerinde, kolunun uzanmadığı düşmanları mı var oraya uçaklarını sevk etmek için. Onun yerine mevcut hava ve deniz gücümüzü son model silah, uçak ve savunma sistemleri ile teçhiz edelim daha iyi. Rusya bile idame ettirmekte güçlük çekiyor bir tane uçak gemisini. Suriye krizinde ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Uçak gemisi olanların tamamı ABD, Rusya, İngiltere, Hindistan, Fransa, Tayland, İspanya, Brezilya Japonya ve Çin hepsi de Okyanus ülkesi.

   Uçak gemisi Türkiye için gereksiz diyenler bunları söylerken, Türkiye artık uçak gemisi yapmalı diyenlerin görüşleri ise daha farklı. Dünyada artık büyük ülkeler yavaş yavaş bu gemilere geçiyor. Konseptler değişiyor. Ulusal gücün sınırları değişti. Ulusal güçlerin sınırı yalnız askerinizin, silahınızın menzili ile değil, siyasi gücünüzün uzandığı en uzak mesafe ile ölçülmektedir. Büyük devlet olmak dünyanın neresinde bir sorun varsa gerektiğinde orada olmanızla ilgilidir.  Birleşmiş milletlerin aktif üyesi olmak güçle çok ilgilidir. O da dünyanın her tarafıdır. Mesela Bosna’da Türk hava kuvvetleri önemli görevler yaptı. Orası sınır bölgemiz değildi. Bosna ve Balkanlar bizim için tarihi, siyasi ve ekonomik bir alan.  Mecliste Milli savunma yetkilisi bir askeri uzmanın söylediği gibi “Günümüzde artık stratejik dengelerden bahsedilirken ülkelerin ekonomik ve teknolojik göstergesi olarak kurdukları ordunun saldırı ve savunma sistemlerinde birkaç temel unsurun var olup olmadığına bakılmaktadır. Bunların ilk akla gelenleri Nükleer Silahlar ve Balistik Füzeler, Nükleer Güçlü Denizaltılar, Uzay Sistemleri ve Uçak Gemileri olarak sıralanmaktadır”. Yani güçlü ülke imajı ve uluslararası platformlarda söz sahibi olabilmek için bu çeşit askeri güçlerin de varlığı çok önemlidir. Türkiye gerektiğinde NATO ve B.M. maksatlı olarak uzak bölgelerde askeri görevler alabilmektedir. Buralardaki deniz ve hava gücü katkınız ülkenin siyasi, stratejik, askeri ve ekonomik olarak ulusal gücünüzün de çok önemli bir yansımasıdır.  Uçak gemisi demek savaş zamanı toprak demektir. Toprağınızı en uzakları taşıyabilmektir uçak geminizin olması. Türkiye'nin elbette Pasifik Okyanusu'nda herhangi bir hak iddiası yok.  İngiliz Kraliyet Donanması'ndan Amiral Sir Mark Stanhope ,"Uluslararası stratejik kararlarda etki gücüne sahip olmak isteyen ülkelerin uçak gemileri vardır"  diyor. Uçak gemisi olması bir ülkenin hem en önemli gururu hem de gücünün çok önemli bir yansımasıdır.

      Burada uçak gemisi ile ilgili olarak iki ayrı görüş sahiplerinin düşüncelerini yansıttım sadece. Emekli bir deniz subayı olarak benim düşüncem ise doğrusu her iki görüş sahiplerinin düşüncelerinde katıldığım hususların olduğu yönünde.

    Karar vericilere Allah kolaylık ve zihin açıklığı versin.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.