TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Özcan GÜRSOY

Özcan GÜRSOY

ULUBEY NASIL KURTULUR

Başlığa bakıp da Ulubey’imiz için “batıyor mu ki”  kurtulmasından bahsediyorsunuz diyebilirsiniz. Elbette böyle değil. Ulubey’imiz batıyor falan değil ama sorunları da yok değil. Hatta çok.  Ulubey Kaymakamlığının sitesindeki nüfus artış hızına baktığımızda, ilçenin nüfusunun her yıl yüzde üç azaldığını görünce geleceğini de pek parlak görmüyorsunuz haliyle.  Bu demek ki ilçe devamlı cazibesini kaybediyor ki insanlar buradan göç ediyor.

    Ben de bu ilçede doğdum. Çocukluğum buralarda geçti. “Merkez” denirdi buraya eskiden. Şimdi de diyenler vardır belki çok yaşlı olanlar tarafından. Salı günleri haftası olunca köylerden herkes Merkez’e giderdi ve çoğu zaman insanlar kalabalıktan yan yana bile yürüyemezdi ilçede.  Cazibesi vardı. Köylerden gelip birbirleriyle hasbihal eden insanlar, bir avuç elmasını, armudunu, yağını, sütünü, peynirini, yumurtasını, tavuğunu pazarda satıp has ekmek alarak akşam mutlulukla köyüne dönen insanlar ve cıvıl cıvıl bir Merkez…

      Sineması bile vardı. Köyden kaçamak gelip siyah beyaz köy filmlerini izlemenin verdiği heyecan...  “‘Yılanların öcü’nün Kara Bayram’ı Fikret Hakan’ı, Irazca’sı Aliye Rona’yı ilk gördüğümüz kırık dökük sandalyeli küçük bir sinemasıyla Ulubey İlçemiz…

     Fırınından sıcak ekmeği ve helvasını yemek için arkadaşlarla köyden yürüyerek gelip gittiğimiz Merkez’imiz…

     Ulubey 1958 yılında Demokrat parti iktidarı döneminde ilçe yapılmış.  Aslında coğrafi konum itibariyle pek gelişmeye ve yerleşime müsait bir araziye sahip olduğu söylenemez ilçenin. Ancak o yıllarda Sivas yolu güzergâhında olması sebebiyle çevresindeki 34 köyün merkezi bir yeri olarak o zamana kadar nahiye olan Ulubey’in merkez yani ilçe yapılması uygun görülmüş hükümet tarafından.  Halen yaşayan birçok büyüğümüzün naklettiklerine göre; bölgenin daha merkezi bir yeri olan AKPINAR köyü merkez ve ilçe olması için daha uygun bir yer olarak düşünülmüş ve hükümete ilçe yerleşim yeri olarak teklif edilmiş. Gerçekten Akpınar köyü, hem yerleşim yeri ve coğrafi konum olarak daha uygun, hem il merkezine daha yakın, hem de o zamanki Sivas yolu ve yoğun olarak kullanılan yayla yolu güzergâhında olması nedeniyle çoğu insan da buranın ilçe merkezi olarak yapılmasının daha uygun olduğunu düşünerek bu teklifi yapmışlar.  Ancak, yine nakledilenlere göre zamanın köyün ileri gelen ağaları,  “burası ilçe olursa buraya jandarma gelir, kaymakam gelir, yani devlet gelir, bizim gücümüz azalır böylece” diyerek yaptıkları kulislerle Akpınar’ın ilçe olmasına karşı çıktıkları da söylenmekte. Bunu bizzat o zamanlar Demokrat Parti’de ocak başkanlığı yapmış Akpınarlı merhum bir büyüğümüzden bizzat duyduğumu belirtmek durumundayım.  

         Zaten bölgede merkezi bir yer arandığı da Ulubey’in ilçe olmasının yapılış gerekçesini T.B.M.M. tutanaklarında okuduğumuzda da görüyoruz. 1958 tarihli meclis tutanakları şunu söylüyor:  

 “…Arazisinin dağlık ve dalgalı olması, köylerin Ordu merkezine çok uzak bulunması nüfusunun ve köyünün çokluğu ve bölgesinin genişliği nazara alınarak bu nahiye… İhtiyacı tamamen karşılayamadığından halk bilhassa resmî işlerinin birçoğu için vilâyet merkezine gitmek mecburiyetinde kalmakta ve bu yüzden zorluklar çekmektedirler. Halka idarede kolaylık sağlamak ve bölgenin kalkınmasını daha yakından kontrol etmek ve çok ağır olan Ordu merkez kazasının yükünü hafifletmek gayesiyle merkezi bugünkü Ulubey nahiyesinin merkezi olan Gündüzlü köyü olmak ve bu köye çok yakın ve mahalle durumunda bulunan Çatallı ve Karakoca köylerinin de birer mahalle halinde bağlanmak suretiyle… ULUBEY… İlçesinin teşkil edilmesi gereklidir.”

    Ulubey’in ilçe olma hikâyesiyle ilgili çok şey söylenebilir ancak konumuz şimdi burayı nasıl daha canlı hale getirebiliriz, nasıl kalkındırabiliriz olunca halen ilçede oturan esnaf ve vatandaşlarımızı dinlediğimizde bir dokun bin ah işit deseniz yeridir. İlçede görüştüğümüz konuştuğumuz esnaflar acil  yardım bekliyorlar ve  ilçe ekonomisinin her geçen küçüldüğünü belirterek,  göçü önlemek ve ilçede çalışan memurun burada kalmasını sağlamak için TOKİ’nin burada toplu konut projesi yapmasını  ve doğal gaz gelmesini olmazsa olmaz olarak görüyorlar.  Cezaevi adliye gibi kurumlar buradan gitti. Bunlar bir şekilde ilçeye para girişi sağlıyordu. İlçede 2000’in üstünde çalışan memur var ve yüzde 90’ı konut sorunu ve ısınma ihtiyacı için Ordu’ya gidiyorlar. Toplu konut ve doğalgaz ağız birliği etmişlercesine vatandaşın istediği yatırımlar. Ayrıca ordu Üniversitesinin ilçede yüksek okul ve fakülte açması da önemli bir ekonomik girdi sağlayacaktır. Yüksek okul yapmak için köylerimizde atıl halde duran eski ilköğretim okullarını tadilatla üniversite bünyesine katmak mümkün.

      Yol sorununun halledilmesi için Büyük Şehir Belediyesinin Akpınar-Fındıklı- Doğlu mahallesi 4,5 km’lik sıcak asfalt bağlantı yolu yapımı devam etmekte ve bitince Ordu’ya bağlantı yolu sorunu kalmayacak.  Diğer Köy/mahalle sıcak asfalt çalışmaları da devam ediyor, ancak esnafa öncelikle sıcak para girişi lazım.   TOKİ, Doğalgaz ve Üniversite esnafa hayat vereceği gibi ULUBEY’den göçü de büyük ölçüde önleyecektir. Şimdilik konuştuğumuz Esnafın ve vatandaşın tek isteği bu.

     Tabi ki iş biraz da ilçenin tanıtımından geçiyor. İlçenin, büyük şelaleleri, kanyonları, mesire yerleri ve tescilli kültür varlıklarıyla iç ve dış turizmin ilgi odağı olması, kamu -özel kurum ve kuruluşların birlikte aktif olarak çalışmalarından geçiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.