Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

Alışveriş hastalığı bulaşıcı mı?

Alışveriş çılgınlığını ve ihtiyaç dışı tüketimi arttırmak için her geçen gün bir yeni isimle daha karşılaşıyoruz. Sürekli topluma ‘ne kadar çok şeye sahip olursak, o kadar çok mutlu oluruz’ düşüncesi aşılanıyor. Bu doyumsuzluk insanları kaçınılmaz olarak mutsuzluğa sürüklüyor. Çoğumuzun evi gereksiz mobilyalar, kullanılmayan kıyafet ve eşyalarla dolu. İnsanları aşırı tüketime, israf ortamına sürükleyen tuzağın tarifi ne olabilir?

Bireylerin ihtiyaç duymadıkları halde alışveriş çılgınlığına yönelmelerinde en büyük etken; reklam sektörü. Promosyonlar, indirimler, taksitli alışverişler, 3 al 2 öde şeklinde ödemeler vs. Reklamlar bireylere satın almanın ne kadar kolay olduğu konusunda beyin yıkaması yapıyor. Reklamlar sayesinde toplum kendisine dayatılan ürünleri seçmeden, sadece ‘herkeste var’ diye satın alıyor. Tüketim çılgınlığının ikinci sebebi ise kredi kartları. Öteleme, taksitle ödeme, mil kazanma, puan biriktirme, nakit gibi aldatıcı avantajlarla kazandığından daha fazlasını harcayabiliyor. Üçüncü sebep ise sahte tatmin duygusu. Huzursuzluk, başarısızlık, eksiklik duygusunun etkisiyle satın aldığı eşya ile 'varlık' kazanıyor.

Tüketim alışkanlıklarınızın sizi nasıl "köle" ettiğini hiç düşündünüz mü? Bir mal veya hizmeti satın alırken temel gereksinimini ön planda tutmayan, kaliteyi, güvenliği, bütçeyi, sağlığı araştırmayan, reklamların etkisinde davranış gösteren şuursuz bir toplum olduk. Sosyolojik kavramlar ve dandik tahliller ile aklınızı bulandırmak istemem. Fakat ihtiyaç listesinde bulunmadığı halde birçok kişi kazancı, kültürü, sosyal statüsüne uymayan tüketim maddesini  tercih ediyor. Kampanyalı, promosyonlu ürünlerin cazibesine kapılıp, oltaya geliyor! Bütçesine uygun seçimleri terk edip, marka bataklığına yaklaşıyor. Türkiye'de bilinçli tüketici; reyonda öndeki ürünü mıncıklayıp, arkadaki ürünlerden birini almaktır mesela! 

Ürettiğimizden daha çok harcıyoruz. İhtiyaçlar tarafından yönetilen alışveriş, giderek şekil değiştirip 'alışveriş bataklığına' dönüştü. Alışveriş bağımlılığı da aynı alkol, sigara ve madde bağımlılığı gibi kurtulması zor bir hal aldığından etrafta 'geyik yutmuş piton' gibi dolaşanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Tüketim, ilerlemek değil, nereye doğru ilerlediği belirsiz Batı’nın iktidar sahasına dahil olmaktır. İnsanlar ihtiyaçlarından dolayı tüketmiyorlar, artık tüketmenin kendisi bizzat ihtiyaç oldu. Yazık!

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.