Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

ALIŞVERİŞ

Tarihte ilk alışveriş etkinliği, Mısır-Hitit döneminde tapınakların çevresindeki açık mekânlarda yapılırdı. Ortaçağ Avrupa'sında panayırlar, katedraller civarında ve meydanlarda kurulurdu. 12. asırdan sonra fuarlara, kapalı çarşı anlayışına döndü.

 

Ülkemizde ise çok katlı alışveriş merkezleri, iletişim devriminin bütün dünyayı sarmaya başladığı 1980 sonrasında filizlenmişti. Hızlı şehirleşmenin ve tüketim ekonomisinin hayatımıza soktuğu AVM'ler şehirli insanın pek çok şeyi aynı anda bulup daha fazla ve hızlı tüketebilmesi üzerine kurgulandı.

Artık bunların hiçbirine gerek kalmadan da talep ettiğiniz ürüne tek tıkla ulaşmak mümkün. Bugün mağazayı zaman kaybı gördüğünden sanal alışverişi tercih edenlerin sayısı küçümsenmeyecek oranda.

            Tüketim alışkanlıklarımızın bizi nasıl "köle" ettiğini hiç düşündünüz mü? Türkiye'de ilk ''Çin Virüsü'' vakasının ortaya çıkmasının ardından vatandaşta belirgin değişiklikler gözlendi. Halk kolay stoklayabileceği ürünleri almak için marketlere hücum etti. Bir anda temizlik malzemeleri ve gıda reyonları talan edildi! Okulların tatil edilmesi, ‘Evde Kal’ telkinleri, sokağa çıkma yasağı beklentisi satın alımdaki hareketliği arttırdı.

            Sağlık boyutu başta olmak üzere sosyal ve ekonomik etkileriyle düzeni değiştirecek sancılı bir dönem yaşıyoruz. Fakat Çanakkale'de çeyrek ekmeği bölüşen bir milleti, şu 'virüslü' günlerde tanımakta zorluk çekiyoruz. Zamanın ruhu nice ulvi değerleri doğradı!

 

Alışveriş eskiden ihtiyaçların giderilmesi anlamına gelirken bu dönemde artık bencillik hırsı ön plana geçmiş. Parası çok olanın ihtiyaçtan fazlasını evine yığması ve 'vicdan fakiri' marketlerin krizi fırsata çevirip ürünlere fahiş zam yapmasına ne demeli?

     Bu ulus böyle değildi. Bencilleşmiş. Kardeşini, arkadaşını, komşusunu umursamaz tavrını görünce tepetaklak olduk! Sosyal iletişimi bitmiş ve hırsa  kapılmış. Komşuluk eskiden çok önemliydi. Herkes herkesle tanış, akrabadır adeta! Evde yoksak “Komşuya gitmiştir” denirdi. Alışveriş bile kolaydır. Biri un verirse, öbürü pekmez uzatırdı. Mal var ama para yoktu o zamanlar. Komşuda pişer bize de düşerdi, ev almaz komşu alırdık, komşusu açken tok yatmak olmazdı. 

Zamansız okunan salaya kulak kesilen pencere müdavimleri artık yok. Elinde tatlı tabağıyla kapıyı tıklatan komşular tarihi romanlarda yaşıyor. Geldiğimiz Türkiye bu değil. Türkiye değişti. Bu mahalle. Bu şehir... Sobanın etrafında toplanılır, siyah-beyaz televizyondaki Türk sineması beklenirken, kavunlar dilimlendirdi çiçekli plastik tabaklara.

 

Güzel olan ne çok şey kaybettik. En çok da yaraya merhem olan vefalı insanları... Gülüşlerin, hatıraların saklı limanı dostlar vardı. Eskiden insanlık vardı, nereye taşındı bilen var mı?

           


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.