Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

4 Eylül 2000, Frankfurt... Ay'ın ışıkları yuvarlak bir tepsi gibi kırılıp Main nehrine düşüyordu. Başında veya üzerinde işportacılar göremeyeceğiniz nehir üzerindeki Eisener Steg köprüsü, yürümeyi sevenler için eşsiz bir fırsattır. Siluetinde bir yanı ortaçağ mimarisi, diğer yanı göğe tırmanan gökdelenler kendinizi hikaye kitaplarının içinde yer aldığınızı hissedeceğiniz özel mekan. Tam iki bin yıl önce Romalıların kurduğu, sayısız imparatorun taç giydiği, modern ve canlı şehir, yüzyıllar boyunca Avrupa kıtasının orta batısındaki Almanya'nın finans, kültür ve fuar merkezi. Bol pencereli 'cam dağı' binadan, uzayın sonsuzluğuna açılan kapıyı keşfe çıkmış gibi daldım içeri. Orman ateşi saçlı, Kaplan ağzında susamuru belli, en iri yıldızlar demeti ağızlı yürek hoplatıcı kadın topuklu ayakkabısından sıyırdığı bacağını, otomobil lastiği üzerine ince bir karanfil gibi uzattı. Ramazan topu taşır gibi yürüyen, traktör tekerleği göbekli patronumun kurbağa gözleri aniden dananınki gibi genişledi. Çiğ altında gül görüntüsü göğüslü, dikey uçan kuş sırtlı hostesler, beyaz spor ayakkabı gibiydi, her şeyin altına giden! Tepeden tırnağa kadın cinselliğini öne çıkaran otomotiv fuarı daha kapı girişinden itibaren 'yasak elma' gibi kendine çekmeyi amaçlıyordu.1585 yılında, küçük bir tüccar grubunun 'düzenli bir değiş-tokuş etkinliği'  düzenlenmesi amacıyla kurduğu, kentin gelişiminde ana unsur olmuş, 476.000 metrekarelik alana yayılan fuar her yıl elliyi bulan özel sergiyle ziyaretçilerine kucak açmaktadır. Katılımcısı olduğumuz fuarın çıkışında, günün ağır yorgunluğunu atmak için gökdelenlerin arasına gizlenmiş PalmenGarten parka gezintiye çıkmıştık. Çimenlerin yeşilinde, gökyüzünün mavisinde sevgilinin saçlarında sarıyı arayan  adam bir avcı iştihasıyla etini dişledi kızın. Turuncu işçi tulumları içinde oldukça sıska bir bahçıvan, kısık gözlerle erkeğin 'aşağı katta' kurcaladığı kızı süzerken, bir yandan da elindeki hortumu başka bir çiçeğe yöneltiyordu. Büyüleyici görüntüsüyle gökdelenlerin yanı sıra sanki birbirleri ile şıklık yarışında gibi tipik Alman evlerinin en güzel örneklerini görebileceğiniz, sokak çalgıcılarının canlı performansları eşliğinde kahvenizi yudumlayabileceğiniz Römer meydanı turistlerin en çok uğrak yeri kabul edilebilir. Alışveriş çılgınlarının ilgisini çekecek en 'değerli' durak şüphesiz Zeil caddesidir. İlginç hediyelik eşyalar bulabileceğiniz mağazalar ve işportaların cirit attığı trafiğe kapalı  uzun yol üzerinde saatlerin nasıl aktığını hissetmeyeceksiniz bile. Ulaşımda, neredeyse her mahallede ayrı durağı bulunan raylı sistemi öneriyoruz. Devasa yapısıyla adeta 'kimse beni görmeden buradan geçemez' der gibi duran tren istasyonunun arka sokakları Türk mahallesi diye adlandırılan Münchener Strasse, zamparaların 'kirlerini' gecenin karanlık duvarına döktüğü 'kırmızı noktalı' bölgedir. Sayısız kültür ve sanat etkinliği özelliğiyle Frankfurt, Avrupa'nın en nadide trafik düğüm noktalarındandır. Önemli şeyleri bilmek hakkınız. Devletler için uyku bir düşüş, uyanıklık bir çömelmedir.  Almanya, eline kılıcını alıp karşına dikilen kişi değil. Hançerini arkasında gizlemiş halde Türkiye'nin hemen yanı başında duran kişidir.   Bunu da not alın.

*

Sular yükselince balıkların karıncaları yediği, sular çekilince karıncaların balıkları yediği yer. Hangi taşın altından yılan, hangi ağacın arkasından kurt çıkar belirsiz bir coğrafya ve kızgın kumlar arasından fışkıran zambak ülke! Haftaya, yeni serüvene katılmak isteyen bizden ayrılmasın!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.