OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Gözlerine bakmak, pencereden sarkmak gibiydi. Gözleri kahve desem siyahın hatırı kalır, siyah desem kahvenin boynu düşer. Elmas’tı gözleri, Elmas…     Zafer davullarıyla yürüyen dipdiri bir orduydu omzundaki saçları. Zülfünün teline asılan yel, savrulunca dal olurdu nar reçeli yanakta açılan. Alnı çiçeklerin harmanda havalanışına benzerdi, makyajı yoktu ama gülüşü vardı. Gülüşü akide şekeriydi ceplerimde.

 

Bir gelinciğin uykudan uyanışı gibi mehtaplı bir Kasım gecesinde 'gökteki ülkeye' bir merdiven dayadığında, yaralı bir kuşun kanat çırpışları gibiydi yüreğim. Güçlü değilim seni unutmaya ey Sevgili!  Karanlığını Ay'a batıran saçlarını özlüyorum, gecenin yanağına konuverince yıldızlar;
denizin derinliklerini anlatan gözlerini özlüyorum, Güneşin sahipsiz portakal gibi denize düştüğü saatlerde;
neşeli bir şarkının güftelerini çağrıştıran sesini özlüyorum, yağacak sağanak yağmurların ilk damlaları gibi;
bıraktığı eşsiz hatıralarla hayatımı öncesi ve sonrası diye ikiye ayıran ey nazlı güzel! Nasıl yazsın kalem seni, ne kadar övsem seni az.                                                                                      

 

Ne kadar uzakta olursan ol bir rüzgardır seninle mesafemiz  kulak kesilmek için gözlerinin bıraktığı değil ama, baktığı yerdeyim bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen gezen bulutlara sesleniyorum ellerin diye 
rüzgar güzel bir koku getirmişse 
saçlarını okşayıp getirmiştir diye avunuyorum 
yaşamak seninle bir başka zamanı 
bir başka zamanda seni yaşamak  ah! Yanımda olsaydın,  belki, sana rastlayacak bir yer de bulurdum,
bakıldığı yeri götürmeseydin gökyüzünün.    

Ay, gecenin siyah kilimini serince;  şehir değil amma
yüreğimde sel oluyor…  Göklerin mavi buğdaylarını biçen gözyaşının 'tuzdan gemisi' sürükleniyor; senden sonra paydos ettim bütün alfabeyi,                       bahardan imdat dileyen bülbüller gibi, susarak anlatıyorum hasretimi  bir iç çekişin içine gizlenmiş kuramadığım cümleler için, şarkılar yardıma koşuyor bazen.

Adını bilmediğim kuşlar uçuyor üstünde şimdi! zamanı kâkülünden yakalayıp, yokluğuna yakın yere bırakıyorum duamı, her şeyden önce sen 
elbette sen mutlaka sen... 

*

Cennet'te kuş seslerinden bir yastıkta nur içinde yat...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.