Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

BİLETİNİZ BURAYA KADAR

Yeryüzünde girdiği tüm seçimleri kaybedip koltukta oturmayı becerebilen parti başkanlarının olduğu başka bir ülke var mı? Siyaset kazanmak üzerine kuruludur ve asıl hedef birinci olmaktır. Kaybetmek kesinlikle ayıp değil, mühim olan kaybetmeyi sürdürülebilir hale getirmemektir. Çünkü, bağımlılık kaşıya kaşıya büyüttüğümüz yaradır! Tarih sadece kazananları yazar. İngiltere’de seçimi kaybeden, partilerini iktidara taşıyamayan genel başkanlar toptan istifa ettiler. Üstelik içlerinde oylarını katmerli artırdığı halde, bunu başarı görmeyip tası tarağı toplayıp gittiler. Danimarka'da genel seçimlerde en yüksek oyu almasına rağmen hükümet kuramayan Başbakan, seçim yenilgisini kabul edip parti başkanlığını bıraktı. Bulgaristan'da iktidardayken ikinci parti durumuna düşen lider görevinden ayrıldı. Tayvan Başbakanı yerel seçimlerde başarısız olması üzerine valizini topladı. Onlarca örnek önümüzde duruyor. Orada anlayış bu! Türkiye'de, saçlarımın badana fırçası gibi simsiyah olduğu dönemden beri her seçimi sınavlardaki 'hepsi' yada 'hiçbiri' şıkkı gibi hep en sonda bitiren parti başkanlarının istifayı aklından geçireni duyan var mı? Tam tersine, parti içinde tedbirlerle kulpu kopuk kahve fincanı gibi koltuğu sağlamlaştırma yoluna gitmek tercih edilir. Eğer, birinden biri istifa etsin, şu soğuk kış günlerinde lacivert çizgili takım elbisemle Civil köprüsünden aşağı atlarım. Başkalarının sizin attığınız oya saygı duymasını istiyorsanız, siz de başkalarınınkine saygı duyun. İri kıyımından ince cüsselisine kadar iki düzine partinin yarıştığı 1 kasımda kiminin hayalleri ipeksi kalın karların altında kaldı. Kuşlar bir önceki mevsime göçtü üzerine çığ düşmüş hayallerin. Netice ortada. Kalbine krampon yemiş gibi duran muhalefeti 'başarılı' bir noktada gören var mı? Kornerden kaleye doğru var gücüyle vurmasına rağmen, çamura bulanıp ağırlaşmış topun ceza sahası üzerine düşemediği bir mağlubiyettir bu! Mevcut hasar tespitine bakıp, bazı koltukların çürük diş gibi sallantıda olduğunu düşünüyorum. Yara sıcakken duymazsınız acıyı. Gerçek acı zamanla başlayacaktır. Kendi 'içine düşenlerde' yakacak ne gemi ne de liman kalır. Normalde bir kişiye iki defa yıldırım düşmez ama yaşadığınız ülke Türkiye olunca düşen yıldırımlara boyacı sandığındaki fırça sesi melodisi gibi aldırış etmezsiniz. Değişim şart! Yoksa 'Daha erken' demekle geçirdiğiniz hayatı yakalamak için 'çok geç' kalırsınız. Değişimin tarifi şöyle. İçindekiler: Hedef, Başarı, Mutluluk. Hazırlanışı: Lüzumsuz fikirleri ve başarısızlıkları kaynar suyun içine atıp iyice karıştırıyoruz. Karışımın üzerine bi miktar hizmet ve güven eksikliğini ekleyip buharlaşması için ocağa bırakıp rahat bir yastığın üzerinde rüyalar arasında gezinmeye başlıyoruz...           

*

Bir papatya kurusu gibi dilsizim işte! Gözlüğümün buğusundan kaybedenlere bakınca, bir Türk tedavi şekli olarak söylenecek tek söz; Git bi elini yüzünü yıka, geçer...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?