evden eve nakliyat eşya depolama Nakliyat nakliye uluslararası evden eve nakliyat gebze nakliyat
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

Biletiniz buraya kadar

Yeryüzünde girdiği tüm seçimleri kaybedip koltukta oturmayı becerebilen parti başkanlarının olduğu başka bir ülke var mı? Siyaset kazanmak üzerine kuruludur ve nihai birinci olmaktır. Kaybetmek kesinlikle ayıp değil, mühim olan kaybetmeyi sürdürülebilir hale getirmemektir. Çünkü, bağımlılık kaşıya kaşıya büyüttüğümüz yaradır! Mesela chp genel başkanı koltuktan vazgeçmek için acaba daha kaç seçim kaybetmesi gerekecek? Mesela sadece yüzde 1 oy koparabilen saadet partisi başkanı istifa için bundan daha ezici bir sonuç mu bekleyecek? Koltuk girdabına kapılanlar, anne karnına sığarken dünyaya neden sığamadığını ve sonunda bir metrekarecik yere sığacağını düşünmelidir. Mesele oturacak yeri değil, kalacak yeri olmalı insanın, bir kalbin ve duanın içinde. Yoksa bir koltuk için ruhu ve bedeni hırpalamaya değmez. Ne bu koltuk kalıcı, ne de bu ömür. Aklınızda bulunsun, her cümle mutlaka noktayla sonuçlanacak ve ne kadar yüksekte durursan dur, ölümsüzlükle ödüllendirilmedi kimse…

Tarih sadece kazananları yazar. Gezegenin her tarafında seçimi kaybeden, partisini iktidara taşıyamayanlar tası tarağı toplayıp giderler. Bilhassa gelişmiş ülkelerde anlayış bu! Türkiye'de, saçlarımın badana fırçası gibi simsiyah olduğu dönemden beri her seçimi sınavlardaki ''hiçbiri'' şıkkı gibi hep en sonda bitiren parti başkanlarının istifayı aklından geçireni duyan var mı? Tam tersi, parti içi tedbirlerle kulpu kopuk kahve fincanı gibi koltuğu sağlamlaştırma yoluna gidilir. Eğer, bunlardan biri istifa etsin, ayakkabımı yerim! Etmezler! Ne kitaplar yazar bunu, ne istatistikler anlatır...

Başkalarının sizin attığınız oya saygı duymasını istiyorsanız, siz de başkalarınınkine saygı duyun. İrisinden ince kıyımına kadar çeşitli partilerin yarıştığı ülkemde kiminin hayalleri hep kalın karların altında kalsa, kuşlar bir önceki mevsime göçüp üzerine çığ düşse de değişen bir şey yok. Kalbine krampon yemiş gibi duran muhalefeti 'başarılı' bir noktada gören var mı? Kornerden kaleye doğru var gücüyle vurmasına rağmen, çamura bulanıp ağırlaşmış topun ceza sahası üzerine düşemediği bir mağlubiyettir bu! Mevcut hasar tespitine bakıp, rutubetten akmayan tuzluktan farksız bazı koltukların çürük diş gibi sallantıda olduğunu düşünüyorum. Yara sıcakken duymazsınız acıyı. Gerçek acı zamanla başlayacaktır. Kendi 'içine düşenlerde' yakacak ne gemi ne de liman kalır. Normalde bir kişiye iki defa yıldırım düşmez ama yaşadığınız ülke Türkiye olunca düşen yıldırımlara boyacı sandığındaki fırça sesi melodisi gibi aldırış etmezsiniz...

Değişim şart! Yoksa 'Daha erken' demekle geçirdiğiniz hayatı yakalamak için 'çok geç' kalırsınız. Değişimin tarifi şöyle. İçindekiler: Hedef, Başarı, Mutluluk. Hazırlanışı: Lüzumsuz fikirleri ve başarısızlıkları kaynar suyun içine atıp iyice karıştırıyoruz. Karışımın üzerine bi miktar hizmet ve güven eksikliğini ekleyip buharlaşması için ocağa bırakıp rahat bir yastığın üzerinde rüyalar arasında gezinmeye başlıyoruz...

*

Bir papatya kurusu gibi dilsizim işte! Gözlüğümün buğusundan kaybedenlere bakınca, bir Türk tedavi şekli olarak söylenecek tek söz; Git bi elini yüzünü yıka, geçer...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.