Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

BİZ TARAFSIZ DEĞİLİZ TÜRKİYE'DEN TARAFIZ

Devletin bekası ve milletin refahını sağlamak için ulaşılması ve korunması gereken amaçlar bütünüdür milli menfaatler. Millet olma şuurunu tazeleyerek insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve adalet çizgisinden sapmadan birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz günlerdeyiz. Kısa vadeli iç siyaset hesaplarıyla birbirine düşmüş bir ulus, varlığına kasteden saldırılar karşısında tek vücut olamaz. Devleti korumanın, siyasi iktidar lehine çalışmak olmadığı gibi, iktidarı eleştirmek de devlete düşmanlık yapmak değildir. Türkiye’nin milli menfaatleri her türlü politik hesabın üzerindedir. Özellikle ülkemizin bölünmez bütünlüğüne, toplumun etnik ve kültürel yapısına yönelik terör olayları karşısında birlikte tavır ve ortak duruş sergilemeliyiz.

Çağdaş uluslararası ilişkilerin temel politik felsefesinde ''milli çıkar'' kavramı, vazgeçilemeyen küresel bir şifre olarak önemini muhafaza etmektedir. Ülkedeki kültürel, ekonomik, siyasi, diplomatik ve askeri yapılanmaya ve işleyişe yön veren devlet aklı,                 dönemsel idarecilerin şahsi veya ideolojik tercihlerine göre değiştirilemez. Bu yüzden                devletlerin diplomatik ilişkilerini ve politik tutumlarını doğru okuması, karar alma süreçlerini etkileyen en önemli faktördür. Her fırsatta Türkiye'nin istikrarına ve gelişimine takoz koyan, terör destekçisi NATO, ABD, İsrail ve yıllardır "önce uyut, sonra unut" politikasını ısrarla sürdüren Hıristiyan kulübü AB'nin iki yüzlü kararlarına boyun eğmemiz mümkün değil. Yıllar boyu bazı sendikaları, siyasetçileri, sivil toplum kuruluşlarını ve sözde aydınları Türkiye aleyhine örgütlemiş ve dünyaya kavanozun dibinden baktırmayı alışkanlık haline getirmiş olan Avrupa Birliği'ni elinin tersiyle itmelidir. Yeminli Türkiye düşmanlarından ABD'nin elinde tek bir şey kaldı; Etnik savaş. Ve bugün Ortadoğu'da mezhep kartını kaybeden ABD çok hızlı bir şekilde, Türkleri, Arapları, Farsları ve Kürtleri karşı karşıya getirecek kirli oyunu sahneye koydu. İşte bu hazin durumda Türkiye için çıkış yolu AB veya ABD değil, Rusya ve Çin...

Türkiye ve Çin arasında, İpek Yolu Projesi ve Şanghay İşbirliği Örgütü’ne tam üye olma girişimleri çerçevesinde yeni bir döneme girmelidir. Taraflar arasındaki ilişkilerin stratejik ortaklık boyutu kazanması, iki aktör arasındaki bağların kuvvetlenmesinin yanında çok kutuplu dünya düzeninin gelişmesine de katkıda bulunacaktır. Batı tarafından dışlanan Türkiye, Batı’nın ötekileştirdiği diğer ülke olan Rusya ile yolları mutlaka kesişmelidir. Askeri, ekonomi ve teknoloji sahalarındaki hedeflerin şekillendirdiği bu ilişki yapısı tarafları her açıdan memnun edeceğine şüphe yok. Bu tabloya ek olarak, ilişkilerin durağan bir seyir takip ettiği Hindistan'la birlikte, küresel ticaret ve politikalarda giderek güçlü bir şekilde öne çıkan, sağlıklı temellere dayalı sürdürülebilir bir politik yapı sergilemelidir.

Çin’in Rusya ile yakınlaşmasının temelinde her iki ülkenin Amerika karşıtlığının yattığı malum. Ne var ki Çin-Rus ittifakı hiç pürüzsüz değil. Gene de Ortadoğu’da Pekin ve Moskova “doğal” müttefikler. Bu örnekten hareketle, yüzünü Doğu'ya çeviren Türkiye, kendi milli menfaatleri gereği Türkiye-Rusya-Çin üçgeninde yeni bir dünya kurabilir.

*

Dünün güneşiyle bugünün çamaşırlarını kurutamazsınız.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.