Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

CADI AĞAÇ VE IHLAMUR

Dostluğundan emin olmadığı, huyunu suyunu bilmediği birine yüz vermez ıhlamur kısmı; fakat tanıdı, sevdi mi insanı, inandı mı dostluğuna, açılmış dalları ile kucaklar gibi eğilmeye can atar. Kent içi tasarımda doğru yere doğru ağaç dikimi şehirlerin sağlığı için önemlidir. Sahiller insanların hayat tarzına ışık tutan bir açık hava müzesidir, oysa Ordu'nun kara saplı bıçak gibi kıyısı, insanda ürperti hissi uyandıran kellesi uçmuş palmiyeler, kurt saldırmış sürü gibi dağınık ve başıbozuktur. Palmiye bir ağaç değil, evrim geçirmiş bir ot türüdür. Sahillere ulaşmak için başını taştan taşa vuran, denizin gözlerine yükselen dalgalar gülüyor kahkahayla. Sağır sultan, dilsiz dilber, körebe... Çığlık çığlığa martılar... Kalp atışları duvardaki saatin yelkovanına takılmış, dururcasına canımın çekirdeğinde diken, gözümün bebeğinde sitemle sahile bakarken, tarlası yanmış çiftçi gibi hüzünlenirim hep. Yüzünü yalayarak geçen rüzgarların sert şamarlarına rağmen vakur bir edayla susuyor, ayakları üzerinde kıvrılan hasta atlar gibi çaresiz serzenişi ve çığlıklarını işiten yok. Bu 'cadıların' sökülüp yerine kente giren misafirlerini büyülü kokusuyla karşılayan, ıhlamur ağaçları dikilse olmaz mı? Başkan! bize başka havalar getir biraz ıhlamur koksun, sakız koksun. Gözleri sonu olmayan mavi Ordu’nun huzur sığınağı sahil boyunca gölgesinde serin nefes çekenlerde ruhi, bedeni arınma ve sürücülere ayrı bir sürüş keyfi versin. Ihlamur çiçeğinin buğusuna, günün sıkıntılarını geride bırakmanın tesellisi karışsın. Çınar’dan sonra bayramı yapılacak tek ağaçtır o! Öpücükleri aşk dolu sevgililerin esen meltemle oynaşan ıhlamurlar altında birbirine sadakat yemini ettiği, uzun saç örgüleri ve alınları ıhlamur çiçeğinden çelenkleriyle meleklerin, taze yaprakları arasından süzülüp gönül yaralarına merhem olduğu... Ihlamurların meclisine varıp selam vermek, gövdesini okşamak, tadına doyulmaz bir mutluluk balı çalar insanın ağzına. Yalnızca insanlar mı? Elbette hayır. Bulutlara bata çıka sürü sürü dolaşan allı morlu kuşlar en güzel nağmelerini söyler, arılar fasıl vızıltılarını.    Hele o kediler yok mu? O kokunun bekçileridir kediler. Yeşil ile mavinin kucaklaştığı, Ay’ın gümüş bir tepsi gibi fındık bahçeleri üzerinden doğduğu renk armonisi Ordu’nun sahili mevcut haliyle hüzün karışmış geceden şiir ayıklamak gibi bir derin sızıdır bize.

Gönlümden geçen dilek; sanki güneşe yaklaşmak için göğün balkonlarına tırmanan ıhlamurların, su içinde suya tutunan Nilüfer çiçeği gibi Ordu’nun kokusu, rengi ve gülüşü olmasaydı… 

*

Palmiyelere kulak verdim bugün, çok sırrı vardı. Anlatmadı, ben anlatayım dedim. Dinlemedi. Susuştuk...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.