Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

CEP TELEFONU ÇÖZÜM MÜ, ÇÖZÜLME Mİ?

Uyurken dahi telefonunuz kendinize yakın mı olsun istiyorsunuz? Ya da cep telefonunuzu kullanmaktan günlük işlerinize vakit ayıramadığınız oluyor mu? Hatta, moraliniz bozukken cep telefonunuzu karıştırmak size iyi mi geliyor? Daha da ötesini düşünülelim: Mesela, bir arkadaşınızla buluştuğunuzda cep telefonunuzla ilgilenmekten arkadaşınıza vakit ayıramadığınız oluyor mu? Arkadaşınızla değil de cep telefonunuzla mı buluşmuş oluyorsunuz acaba ne dersiniz? Bu sorulara cevabınız genellikle “evet” ise cep telefonu bağımlısı olabilirsiniz. Peki cep telefonları mı bizi ele geçirdi yoksa biz mi onları? Şu an Türkiye'de doktora başvuracak seviyede, beyinsel düzensizliğe uğrayan binlerce hasta olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Memlekette cep telefonları sadece bir iletişim aracı olmaktan çıktı; adres defteri, kişisel hatırlatıcı, video kamera, saat, takvim, kronometre, pusula hatta kredi kartı gibi farklı işlevler gören acayip cihazlar haline geldi. Telefonla olan bu 'sakıncalı' yakınlaşma vatandaşı, aile, arkadaş ve toplumdan aynı oranda uzaklaştırdı. 

Artık küresel bir yalnızlaşma hastalığıdır, cep telefonları. Cazip ve teşvik edici pek çok niteliğe sahip telefon 'manyaklığı' bulaşıcı hal almaya başladı. Yeminle, elindeki telefonu kendinden akıllı insanlar tanıyorum. Civarda iç sesiyle kavgalı üşütüklere rastlıyorum. Sıkıntı büyük, hele bazı telefon modelleri, müthiş bir 'hastalığın ismi' gibi. Daha az cep telefonu kullanımı demek daha sağlıklı bebekler ve beyin kıvrımları daha parlak bir hayat demektir. Caddede yürürken önüne bakmak yerine elindeki telefona bakan, bir şey yazan cinsler türedi. Karşı karşıya, yan yana oturan akrabaların bir şey konuşmadan ellerindeki cep telefonlarıyla meşgul olmaları artık sıradanlaşan manzaralardan. Aşırı kullanan ahalinin sadece psikolojisi değil beden sağlığı da riske girdi. Telefonsuz dışarı çıksa kendini jiletleyecek tipler var. 

Her cep telefonu kullanan bağımlı değil elbette. Bağımlı olmanın bazı kriterleri var. Bunlardan en belirgini telefondan yoksun kaldığında huysuzlanıyor mu, hırçınlaşıyor mu?

Cep telefonlarına harcadığı zamanı artan halkımızın sosyal beceri eksiklikleri de paralel oranda çoğalmaktadır. Artık geceyi uzatan, karanlığın süresi değil telefonun şarjıdır! Bu bağımlılığı kontrol altına almak için şu değerli adımları tavsiye ediyoruz. Telefonunuz çaldığında, mesaj geldiğinde güçlü olun. Cevaplamak, incelemek zorunda değilsiniz. İkaz sinyallerini kapatarak bundan kurtulabilirsiniz. Çocuklarınızla vakit geçirirken, araç sürerken, toplantıdayken telefonunuzu kullanmama hususunda azimli olun. Kullanım sürenizi aşamalı olarak azaltın. Başarmanın yolu, ya kendini inandıracaksın, ya da kendini kandıracaksın.

*

Telefon önce konsol üstüne, sonra duvara, en sonunda cebimize girdi. Bir sonraki gireceği yer hayırlara vesile olur inşallah... 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.