Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

ÇIKARIN ÇAYLARI HAYAL KURACAĞIZ

Yakın komşuluk ilişkilerinin kurulabildiği en küçük sosyal bir yapıdır mahalle. Komşuluk eskiden çok önemliydi. Herkes herkesle tanış, akrabadır adeta. Evde yoksak “Komşuya gitmiştir.” denirdi. Alışveriş bile kolaydır. Biri un verirse, öbürü pekmez uzatırdı. Mal var ama para yoktur o zamanlar. Komşuda pişer bize de düşerdi, ev almaz komşu alırdık, komşusu açken tok yatmak olmazdı. Ay ışığı olmadığı gecelerde minik bir fener ya da ucu yanık bir çıranın aleviyle misafirliğe gidilirdi. Dilleri dışarı çıkmış, beyaz spor ayakkabılarıyla, koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken, nasılsa oynayacak birileri vardır diyebilmekti arkadaşlık. Gökyüzüne bakarken, ayaklarımız yere değmezdi. Daracık Arnavut kaldırımı sokaklara eğilen cumbalı evler yerini göğü diklemesine kesen çok katlı binalara bıraktı. Sokaktan geçen yoğurtçunun çıngırak sesi, bakkal, manav ve kasaptan oluşan mahalle esnafına her sabah verilen selamla birlikte çoktan o köşeye dikilen hipermarketin gölgesine karıştı. Zamansız okunan salaya kulak kesilen mahalle kıraathanesinin müdavimleri artık yok. Kandillerde, bayramlarda ellerinde tatlı tabağıyla kapıyı tıklatan komşular tarihi romanlarda yaşıyor. Geldiğimiz şehir bu değil. Şehir değişti. Sobanın etrafında toplanılır, siyah-beyaz televizyondaki Türk sineması beklenirken, kavunlar dilimlendirdi çiçekli plastik tabaklara. Büyükannemizin ziyaret beklediği, bahçe duvarlarından mor sümbüllerin sarktığı ahşap konağın yerinde suni göletin etrafında konumlanmış bir site yükseliyor. Top koşturduğumuz parkın erguvanları yerini beton parke taşlarının üzerine yerleştirilmiş dev saksılardaki çiçeklere bıraktı. Karşı köşesinde çizgi roman satılan, ilk festival filminin izlendiği sinema toptan yıkıldı, yerine büyük ve parlak bir otel yapıldı. Bizim doğduğumuz şehir bu değil. Önünden daha dün geçtiğimiz apartmanlar yıkılıp yerine hızla yenileri yapılıyor, ara sokaklarına girmeye çekindiğimiz kenar mahalleler prestijli rezidanslarla donanıyor. Zaman o kadar cimri ki; hiçbir saniyesini geri vermiyor. Akrebin yelkovanla girdiği yarışta yenik düşen biz oluyoruz hep. Oteller, Alışveriş merkezleri, beton yığınlar mantar hızında yayılıyor. Uzak dediğimiz otogar yeni yollarla kente dahil oluyor, şehrin merkezi bölünerek çoğalıyor, adını öğrenmeye çalıştığımız ilçelerde yeni merkezler oluşuyor. Zamanın ruhu kentin yollarını, mimarisini suratla değiştiriyor. Önceden yatay genişleyen yapılar şimdi dikey yükselirken halk giderek kalabalığın içinde yalnızlaşıyor. İnsan 'konservesi' apartmanlar yaklaşarak uzaklaşan komşuluk modelini geliştiriyor. Bildiğimiz şehir bu. Kimsenin kimseyi görmediği bir mahalle oldu artık burası. Bu mahalle. Bu şehir. Bu memleket. Hayaletler gibi korkutuyoruz birbirimizi. Gülüşlerin, hatıraların uçuştuğu günlerdeki gizli sayfalardır belki de mahalle. Eskiden komşuluk vardı, nereye taşındı haberi olan var mı?

*

Hayal kurmayı seviyorum, çünkü orda her şey yolunda!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?