Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

DENİZ TİCARETİNİN EKONOMİDEKİ YERİ

Ticaret güzergahı olarak büyük önem taşıyan deniz ekonomisine biçilen değer 20 trilyon doların üzerinde. Anadolu’nun coğrafi konumu ve ilk çağlardan beri transit ticaret bölgesi olması deniz ulaşımını gerekli kılıyor. Deniz taşımacılığı, balıkçılık, rüzgar enerjisi, su tabanlı endüstriler ve doğal varlıklar denizlerin önemini artırıyor. Yeryüzünde gerçekleşen ticaretin ithal ve ihraç yüklerinin yüzde yetmişi deniz yollarıyla taşınıyor. Küresel bir karaktere sahip denizcilik ekonomisinde temel gösterge global piyasalardır. Bilinçli bir şekilde değerlendirildiğinde denizcilik sektörü, ülkemiz için önemli bir döviz girdisi olmasının yanında bütün sektörlere katkısı olan lokomotif sektör olma özelliğini koruyacaktır. Ayrıca çevreyi daha az kirletmesi, enerji tüketiminin daha az olması, demiryolu taşımacılığına oranla 3.5 kat, hava yoluna 20, karayoluna göre 7 kat daha ucuz olması da deniz ticaretini yaygınlaştırıyor.

Özellikle İkinci Dünya Savaşı'nın ardından değişen küresel dengeler, deniz hâkimiyeti savaşında Amerika Birleşik Devletleri'ni ön plana çıkardı. Türkiye, bölgesinde ve uluslararası sahada deniz ticaretine hız vermek için adımlarını sıklaştırmalıdır. İki kıtayı birbirine bağlayan coğrafi konuma sahip Türkiye, küresel hedeflerini gerçekleştirmesi yolunda denizcilik sektörünün önemli bir rol oynayacağı kaçınılmazdır. Örnek lazımsa; Yunanistan ekonomik krizin ardından ürünlerine yeni pazarlar bulmak ve dış yatırımları kendine çekmek için Çin ile işbirliğini artırma arayışına girdi. Türkiye bu durumun farkına varıp Asya'da geniş bir pazar hacmi ve çeşitli imkanları bulunan Çin ile denizaşırı ticaretine yön vermek için masaya oturmalı. Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olarak Ortadoğu ve Afrika’dan gelen petrole fazlasıyla bağımlı durumdaki Çin’in uzun denizyolu güzergâhını kullanması enerji güvenliği açısından risk oluşturuyor. Bu yüzden Ankara yönetimi, hem enerji tedarik ettiği ülkeleri çeşitlendirmek hem de yerli enerji kaynaklarına yönelmek isteyen Çin ile yeni ilişkiler ağı geliştirebilir.

''Üç tarafı denizlerle çevrili olmak'' tek başına avantaj sağlamaz. Türkiye, önemli denizlere kolay ulaşabilen, artan transit yük potansiyeli olan, liman ve saha lojistik alt yapısı geri kalmış bir ülkedir. Dünyada değişen ekonomik şartlar, siyasi olaylar ve teknolojik gelişmelere ayak uyduramayan Deniz Ticaret filomuz taşıma taleplerini karşılayabilecek seviyede değildir.
Negatif şartların egemen olduğu Türk denizciliği, limanları karayolu ve demiryolu bağlantılarına, lojistik merkezlerinin kalbine ulaştıracak çalışmalarla dünyada daha önemli bir yere oturacaktır. Coğrafi durumu bakımından deniz ticaretinin yönü ve gelişimi için bütün şartlara sahip olan Karadeniz, ülkemizin olduğu kadar, kıyıdaş ülkelerin de gerek ekonomisi gerek askeri güvenliği açısından hayati önem taşımaktadır. Dünyanın sayılı konteyner operatörlerinin uğrak sayılarını arttırmaları, Karadeniz'i bir lojistik ve transit merkezi haline getirebilir.

*

Yazı ''Denizci millet” sloganın bir uygulaması olarak “lider denizci ülkeler” arasında yer almak, deniz ticaretine ilgiyi arttırmayı hedeflemektedir. Meraklısına... 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.