Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

Devlet batık kulüplere el koysun

Türkiye’nin nüfusu 90 milyon. “Avrupa’nın en genç nüfusu bizde” diye her fırsatta 'hava atıyoruz' Fabrika yapmayı bıraktık, varsa yoksa stadyum yapılıyor. Televizyon yayın hakları, sponsorluk geliri, seyirci hasılatı, ürün satışı dudak uçuklatıyor. Tüm bu pozitif gelişmelere rağmen, futbol kulüpleri 'gırtlağına kadar' neden borç batağında? Bu nasıl bir tezat. Kime anlatabilirsiniz?

Türk futbolunun lokomotifi sayılan dört büyüklerin borçları 10 milyar liraya ulaştı. Bilhassa son yıllarda yabancı kuralının değişmesi ve yabancı futbolcu sınırlamasının genişletilmesiyle, futbolumuz 'yabancı futbolcu çöplüğüne' döndü. Galatasaray takımı geçen sezonlardan birinde bir süper lig müsabakasına 11 ecnebi futbolcuyla çıkmıştı. Türkiye topraklarında doğan tek yerli futbolcu yok. Burası hangi ülkenin ligi olduğu belli değil. Nerede bizim çocuklar? Bu Türk futbolunun değerini dibe iten içler acısı bir süreçtir.

Avrupa'nın altıncı en büyük bütçeli ama en dandik liginde devşirme oyunculara savrulan paralar yüzünden kulüplerin mali dengesi sarsıldı. Kulüplerin en önemli gelir kalemleri olan, yayın hakları, sponsorluk, kombine biletleri, forma satışları 'borç dağını' azaltmaya kesinlikle yetmiyor. Zaten bazı kulüplerin gelirleri bankalarca temlik edilmiş vaziyette. Özellikle faiz ve kur farklılıkları sebebiyle borçlar azalmıyor katlanıyor. ''Ana Ligde'' aslında çoğu 'döküntü' yabancı topçulara para karşılığı gösteri yaptırıp eğleniyoruz. Basiretsiz federasyonun futbolumuzu kalkındırabileceği masalına inanan var mı? Sporu da kendi bozuk düzenimiz içinde yürütüyoruz. Sadece bir sezonda harcanan transfer bedeli 650 milyon Euro. Senelerdir elin adamlarına ödenen paraları alt alta yazın, çıkacak rakamla modern bir şehir kurulur. Türkiye Ligi yabancı futbolcu çöplüğü olmaktan çok futbola yabancı yönetici çöplüğü! Başka bir şey değil... 

İşin çivisi çıktı! 'Yardım Kampanyası' adı altında son model araçlara binen futbolcuların maaşları için, asgari ücretle çalışan dar gelirlinin cebine göz diken şark kurnazı tüccar başkanlar ile cingöz menajerlerin elinde oyuncak olmuş bir kulübü denetlemezseniz kapısına kilit vurulmuş kulüp görüntülerine alışmalısınız. Kendisine ait olmayan paraları şahsi reklamı için saçma sapan savuran kulüp yöneticileri kaosun gerçek mühendisleridir. Saftirik taraftar ve seyirci ise sanki takımı 'çukurdan' kurtulacakmış gibi aval aval bahşiş veriyor.

Gençliğini korumayan Türkiye, yabancı hayranlığı ve bataktaki kulüpleri kurtarmak uğruna sınırsıza koşmaktadır. Deniz bitti, kara göründü! Türk futbolu battı! Bu ekonomik felaketin önüne geçilmenin yegane çaresi sahipsi şirket modelidir. Devlet mali yapısını disipline sokamayan batık kulüplere el koysun! Yerli, yabancı hiç fark etmez. Taliplisine satsın, gitsin. Sakın kulüpleri kurtarma yanlışına düşmesin. Kulüplerin borcu silinmesin. Kendi düşen ağlamaz! Batan batsın, kalan sağlar bizimdir!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.