sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Sezai  KESKİN

Sezai KESKİN

FAİZ       

 Sümerlerin M.Ö. 3000 yıllarında, borç verilen tohumların geri alınırken, daha fazla oranda alınmasıyla ortaya çıktığı tahmin edilen faiz bir üretme ve kazanma aracı değil; bir sömürü mekanizmasıdır. Asrımızda vampir faiz lobisi zorba zihniyetine yeni bir şekil verdi, kölelik artık kırbaçla değil, borçla oluyor. Sistemden semirenlerin inatla koruduğu, kurumsallaştırdığı, ''çağın gerçeği''    diye yutturduğu faiz aldatıcı ve cazibeli kılıkla musallat olmaya devam ediyor. Şu yahut bu şekilde, doğrudan veya dolaylı herhangi bir emeğe dayanmayan ekonominin 'kanseri' faizin iki temel sebebi, riziko ve süredir. Fiyatları artıran faiz, alıcı gücü zayıflatarak tüketimin kısılmasına, kısılan tüketim de üretimin azalmasına neden olur. Böylece işsizlik yaygınlaşır, yaygınlaştıkça işçi ücretleri düşer.  Bu da giderek sosyal sefaleti doğurur.                   

          Batılı ülkelerin gelişmemiş ülkelerin para birimleri değerini düşürmek üzerine kurulan bir borç tuzağı ve sömürü aracıdır faiz. Sömürgeci sistemin kuyrukçuları tüketim çılgınlığının pençesinde, nereye çekilirse oraya giden, ilginç reklamlarla ayartılan bireyi, eline kredi kartı tutuşturup çılgınca alışverişe zorluyor, ardından faiz kıskacıyla karşı karşıya bırakıyor. BDDK tarafından yayınlanan sektör raporunda bankaların, geçen yılın ocak-ağustos döneminde elde ettiği toplam faiz geliri, 2016’nın aynı dönemine kıyasla yüzde 23,7 artarak 156,6 milyar Türk lirasına yükseldi. Hiç bir üretim yapmadan rekor kâr dudak uçuklatıyor. Tüm bu olumsuzlukların ana sebebi çarpık bir bankacılık sektörünün oluşmasından kaynaklanmaktadır. 

          Para, mübadele aracı iken kendi gayeleşti. Bir arpa tanesini dahi ekip büyütmeden parayla oynayan faizcinin ''Ben tok olayım, başkası açlıktan ölse bana ne!'' deyip ellerini ovuşturması zalimce bir harekettir. Katlanarak artan ''Sen çalış, ben yiyeyim!'' tarzındaki bu toplumsal sorun yeni kurbanlar doğuruyor. Kalkınmanın 'motoru' üretimdir. Türkiye'nin üretim yeteneğini geliştirmekten başka seçeneği yoktur. Paradan para kazanma modeli yerine üretime yönelik kazanma anlayışı ticari hayata hakim kılınmadıkça, ülke ekonomisinin büyüyemeyeceği, arzu edilen seviyede istihdam sunamayacağı bilinmelidir. Faizin para sahiplerini tembelliğe, başkasının sırtından geçinmeye ve insanların emeklerini sömürmeye neden olduğu inkar edilemez. Faize ayarlı sancı içindeki Türk ekonomisi 'ensesi kalın' ufak bir grubun kontrolüne girdiğinden beri yumrukla kafası kırılan soğan misali halkın sosyal yapısı bozuldu, faizkolik oldu gitti. Bu sarmaldan kurtulamıyoruz. Daha da kötüsü, kurtulma niyeti de yok. Gün geçtikçe yeni insan çığlıkları duyuyoruz!

          Leşe yürüyen sırtlan gibidir faiz… Üretime, emeğe sırtını dönen, 'aklı firarda' sakarların bir anda tüm kanını çekebilir, siz ısırılana kadar buna inanmasanız da!

*

Güneşin altın gözleri faiz tozuyla kirlenmiş yüzümüze değmiş midir acaba? Bu yazıyı okuyanlara değmiştir umarım…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.